Sıcak çok sıcak bir gün. İçeceginden bir yudum daha alıp arkadaşlarından birini aramak için telefonuna uzattı elini. Bahar telefonu açtığında Tolgayla henüz ortalarında oldukları nefesinden anlaşılan bir ön sevişmedeydi. Çok uzatmadı konuşmayı seni arıyacağım derken. Zaten sıkıntısını hafifletmiyeceğini bildiği bu akşam planı da daha gerçekleşmeden son bulmuştu böylece Su için. Ayak parmaklarına baktı. Zarif buğday teninin üzerindeki su taneciklerinin bacaklarından süzülüşünü seyretti ve gözlüğünü takıp şezlonga bıraktı kendini. Birazdan hava kararıcak ve Pink Floyd şarkılarıyla yaptığı havuz başı sefası annesinin neşeli sesiyle bölünecekti nede olsa. Oysa başka yerlerdeydi. Yetmeyen şeyin ne olduğunu bilmeden siyah mayosuyla havuz başında uzanan bedeniydi yalnızca.
-Yalnızsın.
Sesin ahengiyle uyandı ve gözlüklerini çıkarıp hafifçe gülümsedi.
-Her zaman dedi.
Bunu yapmayı seviyordu. Sesine o cool tonu katıp gülümsemeyi.
-Neyin seni bu kadar yanlızlaştırdığı üzerine iyi bir doktora tezi yazılır fakat bu işleri pek sevmediğimi biliyorsun diyip gülümseyerek yanındaki şezlonga uzandı Engin.
-Mütevazi olmak için biraz geç kalınmış bir hayat diyip güldü Su.
Abisini severdi. Yanında olmayı ve bunu en doğal yollarla yapmayı çok iyi bilirdi. Biyokimya doktorasını bitirip Türkiyeye döneli 3 sene olmuştu Enginin. Fakat o iyi bir eczaa şirketinin denetleme müdürüydü. Hayatının hesaba katmadığı sürprizleri onu biyokimya ile ilgili tutkusu olan büyük incelemeler yapmaktan alıkoymuştu. Henüz 27 yaşında kaybettiği kız arkadaşı Sarah, Enginin kurucu üyelerinden olduğu ALID kurumunun gönüllü deneklerinden biriydi. Araştırma hücresel yenilenmenin mümkün olması için kökhücreler üzerinde inceleme yapılmasını öngörüyordu. Ve Enginle bir bebekleri dünyaya gelicekti. Plesentayı araştırma kurumunda incelemeye almalarını kabul ediyordu fakat doğum esnasında bebekle birlikte hayata ve Sevgilisine veda etti. Engini mesleğinden uzaklaştıran bu büyük hayalkırıklığı onu hayata da bir parça küstürmüştü aslında. Yine de Su vardı ve yaşamayı seven kalbinin zamanla iyileşeceğine inanıyordu.
YOU ARE READING
Su'
Teen FictionUfak ayak parmakları kadar neşeliydi yaşamak Denizi tanıyana kadar.
