1.BÖLÜM-Geçmiş

884 44 18
                                        

Diğer bölümleri okumadan okumayı bırakmayın derim. Sizleri çok seviyorum. Tavsiyelerinizi ve önerilerinizi bekliyorum hepsi benim için çok önemli. :))

Siyah takımlı uzun boylu ve tehlikeli kişiler tarafından kovalanıyordum. Hızlı koşmam gerekiyordu aksi hâlde başıma ne gelebileceğini bilmiyordum.

Bir ara sokağa saptığımda gördüklerim karşısında gözlerim fal taşı gibi açıldı. Karşımda bir çıkmaz sokak ve duvarın önünde siyah ceketli uzun boylu ve kaslı bir adam pis pis gülüyordu.

Bana bakıp sinirli bir ses tonuyla "Neden bizi peşinden koşturuyorsun Doğa." Bana pis bir gülüş göndermişti.

O gülüşle birlikte tüylerimin diken diken olup midemin bulandığını hissettim kafasını öne doğru işaret ederek "Yakalayın!" Diye gürledi

Ve bağırarak uyandım. Annem yanıbaşımda bana meraklı gözlerle bakıyordu. Gülümsemeye çalışıp

"Sadece bir kabustu" dedim.

Gözlerim annemin yüzüne ilişti kumral saçları ve elaya yakın göz rengi vardı. Sanırım koyu kumral saçlarım anneme çekmişti.

Yanağını öperek yatağımdan kalktım. Annemin yanında kendimi her zaman daha farklı hissediyordum tamamlanıyordum.

Banyoya ilerlerken annem arkamdan "Kahvaltını​ hazırladım geç kalma" kafamı sallayarak banyoya girdim.

İşlerimi bitirdikten sonra. Altıma siyah şort üstümede beyaz bir T-shirt giydim ve aşağıya indim. Hızlıca kahvaltımı yaptıktan sonra dışarı çıktım.

Annem bana sarılıp öptükten sonra "Dikkatli git." Gibisinden öğütler veriyordu. Anneme kafamı salladım ve çantamı alıp okul yolunu tuttum.

Rüyanın etkisiyle biraz sersemlemiştim. Kestirme bir ara sokağa girdim. Sokağın ortasında üç tane serserinin belirmesiyle olduğum yere çakıldım.

Üçüde iğrenç bir şekilde sırıtıp bana doğru gelmeye başladılar. Kısaltma yol olduğu için tenhaydı.

İçlerinden baştan aşağı siyah giyinen biri kolumdan tutup arkamdaki duvara itti. "Sabah sabah şans yüzümüze güldü beyler." Diyerek bana baktı.

Tam bir adım daha attığı sırada bacağına tekme atmamla arkadan korna sesi duyuldu.

Arabadan hızla inen siyah saçlı birisi bize doğru geliyordu ve bu kişi Bora'ydı. Tekme attığım çocuğa yumruk atmaya başladı.

Rüzgar'da arabadan indiğinde diğer ikisine yumruk atıp dövmeye başladı, iki dakika sonra serserilerin hepsi yerdeydi.

Bende olaylardan etkilendiğim için ağlıyordum. Rüzgar yanıma gelip kollarımdan tuttu. Rüzgar ve Bora sınıf arkadaşlarımdı.

"Şşh sakin ol geçti artık."

Bora birden yanımızda belirmişti.

"Hadi ama yeter bu kadar duygusallık geç kalmak istemeyiz değil mi?"

Bora ön kapıyı benim için açtığında arabaya bindim. Bora beni sakinleştirmek için espiriler yapıyordu. Ve açıkçası işe yarıyordu.

Okula geldiğimizde arabadan inmiştik. Filimlerdekini andıracak büyük bir okuldu. Özel okul olduğu çok belliydi. Koskocaman pencereler. Bahçede bulunan büyük basketbol sahası ve yanına ayrılmış olan voleybol sahası. Ve tabiki etrafta bulunan masalar.

Bora çok eğlenceli ve komik biriydi. Rüzgar'ın ise eğlenceli olduğunu biliyordum ama ciddiydi de.

Geç kaldığımızı düşünerek hızlı hareket ediyorduk.

Sınıfa girmiştim. Sırama oturmuştum. Dersin başlamasına 5 dakika vardı. Eşyalarımı çıkarttım ve beklemeye koyuldum birazdan öğreniceklerimden habersizdim.

Sınıfa giren nöbetçi öğrenciye kafamı çevirdiğimde elindeki kağıdı sağa sola sallayarak sınıfa girmişti.

Elindeki kağıt yeni sınıf listesi olmalıydı. Sanırım sınıfa yeni biri gelecekti.

Nöbetçi kağıdı bırakıp sınıftan çıktığında, öğretmen masasına toplananların arasından gür bir ses

"Arın Akay" diye bağırdı.

Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü...

Instagram sayfamız: wattpad_ayin_kizi

Ay'ın KızıStories to obsess over. Discover now