Her zamanki gibi odamı topluyordum. Kitaplarımı kutuya koyarken bir kitap gözüme takıldı. Arkadaşım Sude hediye etmişti. Adı "Sherlock Holmes Örümcek Ağında Dans" tı. Bir daha Sude'yi göremeyecektim. Babam polis olduğu için yine taşınıyorduk. Zaten bir yerde duramıyorduk ki, sürekli taşınıyorduk. Bazen babama çok kızıyorum, niye polis olduki başka meslek yok muydu seçecek öf yaaa. Böyle düşünürken annemin sesiyle irkildim.
-İkbal! oyalanma kamyon gelicek geldiğimde odanı boş görücem tamam mı?
-Of anne tamam az kaldı.
-Kardeşin odayı topladı bile sen anca otur.
Yine kardeşim yine kardeşim. Annem kardeşim övmeye bayılırdı. Kardeşin şöyle kardeşin böyle. Kardeşime seslendim
-Zeynep! gel bana yardım et. Kendi tokalarını sen topla!
-Banane banane ben topladım onlarıda sen topla
-Gel çabuk buraya Zeynep!
-Gelmiyicem Gelmiyicem
Yine Zeynep'in eşyalarını ben topluyacaktım. Neyse eşyaları
topladım, kutuları aşağıya indirdim. Artık arkadaşlarımla vedalaşmam lazımdı. O sırada kapı çaldı. Zeynep koşarak kapıyı açtı. Gelen öğretmenim Erol'du. Kardeşim önce anneme sonra bana seslendi. Niye önce bana seslenmemişti. Aman neyse koşarak aşağıya indim. Öğretmenime sarıldım. Annem kızarak bana bakıyordu. Çünkü öğretmenimi içeri davet etmeyi unutmuştum. Adamcağız kapıda kalmıştı. Hemen içeri buyur ettim. Öğretmenim merhabalar dedikten sonra konuşmaya başladı
-Aylin Hanım çok başarılı bir kızınız var. Geleceği çok parlak. Karnesini ben vermek istedim. Buyrun karnesi.
Annemin gözleri parliyordu. Çok duygulanmıştı. Karneyi gururla aldı. Ortalamam 99.58'di. Annem yüzü birden düştü. Nedeni çok açıktı. Neden 100 değildi. Acaba neden. Hasta hasta beni sınava yolladığı için olmasın sakın. Annem
-Sağolun hocam böyle düşünmeniz beni çok mutlu etti.
-Ne demek neyse sizin işiniz başınızdan aşkındır. İkbal başarılarının devamını dilerim. Birazdaha dikkatli olursan daha başarılı olursun. Iyi günler Aylin Hanım
Yapma yapma yine dikkat konusuna geldik. Eskiden olsa kitap okusun derdi. Neyseki o fasları geçtik. Ama şu dikkat konusunu geçemedik. Neyse öğretmenim gitti. Hemen sonra babam geldi. Annem
-Hoş geldin Mehmet nerede kaldın kamyon gelicek. Yardım et de şunları dışarı çıkaralım
-Aman işte geldik Aylin müdüründen izin almak kolay mı canım
-Peki peki İkbal! Yardım ette de kaldıralım kutuları
İçimden neden Zeynep değil de ben diye soruyordum.Tam düşüncelerimi söylüyordum ki kamyonun kornasıyla irkildim. Annemin yanına gittim.
-Anne kamyon geldi. Kutuları siz indirseniz de ben de arkadaşlarımla vedalaşsam.
-İkbal kamyon gittikten sonra vedalaşırsın. Gel şimdi götürelim şu kutuları kamyona
Babam götürmeye başlamıştı bile. Bizde yardım ettik Zeynep ise boş boş geziniyordu. Onu gördükçe sinirim bozuluyordu.Bütün eşyaları kamyona koyduk. Kısa süre de bütün eşyalar kamyona konmuş,kamyon hareket etmişti.Anmem:
-İkbal Zeynep gidip bütün odaları gezin bir şey kalmış mı bakın.
İkimizde
-Olur anne
İkimizde önce odalarımıza gittik. Yani eski odalarımıza gittik. Meğerse benim odam ne de büyükmüş.Ben hep şikayet ederdimi benim odam küçük diye. Artık o mavi yatağım yoktu.Bilgisayar masamın üstünde ne bilgisayarım vardı ne de turuncu bilgisayar masam. Kalan sadece duvara yapıştırdığım sitıkırlardı.Ağlamak üzereydimi.Zeynep
-Abla ben bütün odaları gezdim.Annem çağırıyor.Hadi aşağıya inelim.
İkimizde koşarak aşağıya indik.Bütün komşular bize gelmişti. Hepsi ağlıyordu.En sevmediğim ortamdı.Oradan tam kaçıyordum ki Gamze teyzem
-Aaaa İkbal nereye gidiyorsun gel de vedalaşalım.
-Tabi Gamze teyzecim hemen geliyorum.
İstemesem de gitmek zorunda kaldım. Herkes bana sarılıyor, sarıldıkça ağlıyordular.Çok sinir bozucu bir durumun ortasındaydım.Yarım saat boyunca herkese sarıldıktan sonra sıra kardeşime gelmişti.
Kardeşime ne kadar sinir olsamda acıdım haline.En sonunda evden çıkabilmiştim.Koşarak Eylül'ün yanına gittim.Kız neredeyse ağlıyacaktı.Hemen bana sarıldı.Ağlamaya başladı.Ben ise heykel gibi duruyordum.Ya ben çok duygusuzdum ya da kız beni çok fazla seviyordu. Bence her ikisi de doğruydu da neyse.Eylül
-Seni çok özliyicem. İkbal seni çok seviyorum.Beni sakın unutma tamam mı? Gidince beni ara?
-Tabi ararım. Ya ağlama ben tatiller de belki gelirim. Görüntülü konuşuruz.Mesajlaşırız.Sen kendini üzme kendine yeni arkadaşlar edinirsin.
Hemen Eylül'e sarıldım.Sonra öbür arkadaşlarımla vedalaştım.Hepsiyle vedalaştıktan sonra eve gittim.Evde cenaze havası vardı.Herkes ağlıyordu.Sadece taşınıyorduk.Ne uzattılar ama canım.Sanki nereye gidiyoruz.Altı üstü Eskişehir'e taşınıyorduk.Oturma odasına gittiğim de kardeşim sarılmayı yeni bitirmişti.Çok yorulduğu belliydi.Gülmemek için kendimi zor tuttum.Zeynep koşarak yanıma geldi.
-Bune ya yorgunluktan öldüm.Tabi İkbal Hanım sen arkadaşlarınla vedalaş Zeynep'te getir götür işlerini yapsın oh hayat sana güzel.
İçimdene oh canıma deysin diyordum.Babam
-Hadi artık gidelim. Kamyon varıcak biz hala yola çıkamadık.Yolumuz uzun.
Herkes son kez birbirleriyle vedalaştı.Ben de koşarak Eylül'e sarıldım.Sonunda yola çıkmıştık.Kardeşim uyumuştu.Ben de çantamdan tableti çıkardım.En sevdiğim şarkı olan "One Drection Drag Me" şarkısını açıp,en sevdiğim kitap olan Jaguar Taşlarının son kitabı olan "Kayıp Şehir"'ise okumaya başladım.Kitaba o kadar dalmıştım ki geldiğimizin farkında değildim.Yaklaşık altı saattir yoldaydık.Vardığımızda kamyon gelmişti.İşçiler bizi bekliyordu.Kardeşimi uyandırdım.Kitapla tableti çantama koydum.Arabadan indiğimde büyük şok geçirdim.Çünkü yemyeşil bir yer beklerken bon boz bir yerdi ve en önemlisi çok soğuk olduğu için hiç çocuk yoktu.İnanamıyorum çocuk yok ne demek ya ben nereye düştüm böyle.Babam evimizin kapısını açtı.İki katlı bir evdi.Zeynep koşarak eve girdi.En büyük odayı kendine seçti.Ben de ardından içeri girdim.Getçekten oda çok büyüktü.Zeynep'in eşyaları azdı bu yüzden oda benim olmalıydı.İkimiz de bu odayı istiyorduk o yüzden kavga etmeye başladık.Sonunda annem geldi ve
-Bu oda yatak odası olacak yani ikinizin de odası olmayacak anlaşıldı mı?
-Ya anne ilk ben geldim oda benim
-Ikinizin de eşyaları az babanızla benim eşyalarımı fazla o yüzde oda babanızla benim odam tartışma kapanmıştır.
İkimiz de bir şey diyemedik.Çünkü o anneydi.Annelere laf söylenmez!Zeynep umutsuzca babamın yanına gitti.Ben de onun ardından babamın yanına gittim.Bütün eşyaları indirdik.Odalarımızı seçtik.Benim odam yukarıdaydı.Odam çok güzeldi.Çünkü yukarıda ki tek oda benimdi ve çok güzel bir balkonunda vardı.Vee en güzeli ise Zeynep'in odası aşağıdaydı.Odamın yanında oturma odası vardı öbür yanında ise tuvalet var.Aşağı da ise annemlerin odası,Zeynep'in odası,salon ve banyo vardı.Süper bir evdi.O gün bütün eşyaları dolabıma yerleştirdim.Herkes bütün eşyalarını yerleştirdikten sonra oturma odasına geçtik.Herkes çok mutluydu.Annemle ben Eskişehir nasıl bir yer diye internetten bakıyorduk.Meğerse ne güzel bir yermiş burası.Bir de arkadaş bulsam tam olacaktı.Aslın da bunun çok bir önemi yoktu.Çünkü bir kaç gün sonra okullar açılacaktı.Çok mutluydum yeni arkadaşlar,yeni öğretmenler,yeni okul süper ya .Ben bunları düşünürken annem
-Mehmet! Yarın burayı gezmeye başlayalım.Süper bir yer.Mehmet Mehmet
Meğerse babam her zaman ki gibi uyuya kalmış.Tabi adama o kadar şey taşıttılar, uyumak onun hakkı.Bende çok yorulmuştum.Herkese iyi geceler dedikten sonra odama gittim.Önce balkonuma çıktım.Çok soğuk bir yerdi ama gezilecek çok yeri
vardı.Balkonumu kapattım,yatağıma uzandım.Biraz onaylandıktan sonra uyuya kaldım.
inşallah beğenirsiniz 2. bölüm çok yakında gelecek☺☺☺☺😊😊😊
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OKULDAKİ BÜYÜK SIR
Mystery / ThrillerHer şey daha ne kadar kötü olabilir ki!!!! Kapak Tasarımı:jojoyaynevi
