İÇİMDEKİ SEN -1-

272 16 6
                                        

Multi karakterler

   Bahçede kızlar oturuyordu. Onlar benim herşeyim. 7 yaşından beri.. 1.dönemin ortalarındaydık. 11 'e gidiyoruz hepimiz ama Arda bir yıl sınıfta kalmıştı.

   "Mayıs iyimisin" diyerek döndü bana Gizem. Evet hastaneydik. Gizemle yarış yapmıştık. Tırmanarak eve çıkcaktık. Ta ki ben düşene kadar.. Ama doktor bişeyim olmadığını söyledi. Şuan da okula gidiyoruz.

   Okul kapısından içeri girdik. Bacağım fena ağrıyordu. "Mayıs burada bekle hemen gelicem" diyerek Gizem gitti. Yürümeye çalıştığımda yere kapaklancakken biri tuttu. Dönüp ona baktım. Bu çocuk.. Bu çocuk kimdi? Muhteşem gözleri vardı. Sanki daha önce tanıyorum gibi.. Kayboldum gözlerinde Hala bana bakıyordu. "Teşekkür ederim" diyerek ayağa kalkmaya çalıştım.

    "Seni daha önce tanıyormuydum?" dedi. Biliyordum. Bu çocukta bişeyler vardı. "Bu okulda mısın" dedim ama hala gözlerimi ondan hiç ayırmamıştım. "Hayır. Buraya yeni taşındık ama bu okula gelicem". Kesin 2. döneme gelicekti. Bana bakarak güldü. Gülümseyişine gülümsedim onun.

    Ben daha önce kimseye aşık olmamıştım. Sevgi nedir tatmamıştım. Sanki yıllardır bu anı bekliyormuşum gibi. "Mayıss". Hala onun gözlerinden alamadım gözlerimi. Karnım ağrımaya başladı. "Mayıss sana diyorum" dönüp Gizeme baktım. Hadi gel diyerek gittim. Sınıfa girdik.

     Ders çoktan başlamıştı. Bütün ders onu düşündüm. Okulun kapanmasına 1 ay kalmıştı. Annem ve babamı kaybetmiştik. Bir ablam vardı. Nasıl öldüklerini hatırlamıyorum. Unutmadım tabikide. Hafıza kaybı geçirdim. Yanımda sadece Gizem vardı. Sorduğumda sadece trafik kazası diyordu. Benim ablam 12 ye gidiyordu. İkimiz tek kalıyorduk. Ablam 19 yaşında o da bir yıl sınıfta kalmış. Benim dünyamda sadece Selin,Cansu,Gizem ve Arda var. Başkasına ihtiyacım yok. Onlarla mutluyum.

      Son dersti. Ablam,ben ve Cansu eve gittik. "Galiba yeni birileri taşınmış"dedi Ablam. Ablamın adı Sude. Dönüp o tarafa baktığımda sabah ki çocukla göz göze geldim. Anlamsızdı. Duygularını belli etmiyordu. "Mayıs hayırdır daldın çocuğa". Gözlerimi açıp Cansuya baktım. "Ne alakası var ya hadi içeri girelim". Cansu bizde kalacaktı.

       Eve girdiğim gibi camdan dışarıya baktım. O, ordaydı. Saçlarının bir tutamı yüzüne düşmüştü. Kusursuzdu. Ben bu çocuğu tanıyordum. Emindim. Ama hala aklıma gelmiyordu.

       Gece saat 03:14 ve uykum yok. Aklıma takıldı bu çocuk. Farklıydı. Yarın onunla konuşacaktım. Biraz telefondan onu araştırdım. Arkadaşımın arkadaşının arkadaşının profilindeydi. O vardı. Hemen girdim. Oğuz Kıran..

       Stalk'ın gücü adına. Sonunda onu bulmuştum. Fotoraflarına bakındım. Dibine kadar stalkladıktan sonra uyudum. Sabah kalktığımda hızlıca saate bakındım. Kahretsin!.. Geç kaldım. Üstüm ıslaktı. Ulan Cansu üstüme su dökmüş. Bide not bırakmışlar. "Kusura bakma baby. Ama seni çok uyandırmaya çalıştık. 4. ders matematik sınavı var. Yetişirsin artık".

     8 de ders başlıyordu. Saat 11'e geliyordu. Hemen kalkıp üstümü giyinip evden çıktım. Kapıyı kapattım ve merdivenleri hızlı geçtim. Tam kapıyı açıp gidiyordum ki Oğuzu görene kadar. Bana bakıyordu. Kaybolup gitmek istediğim gülüşü vardı. Bana doğru gelmeye başlayınca bir an elim ayağıma dolaştı. Ona bakamıyordum. "Okula mı geç kaldın sen?". Başımı ona doğru kaldırdım. Ben ben bu çocuğa karşı tarif edemediğim duygular yaşıyordum. Bizim okula gelince nolcaktı. Hergün onu görcektim. Düşünmesi bile heyecanlı.

"Şey artık benim gitmem lazım evet geç kaldım". Gülüsmedi. O gülümserken yıllarca onu seyredebilirdim.
Bana ne olmuştu. Bu çocuğa karşı çok garip şeyler hissediyordum. Arkama bakmadan koşarak okula doğru koşmaya başladım.

     Ben bu çocuğa karşı birşeyler hissediyordum. Emindim bundan.  Okula girdiğimde teneffüstü. Geri çıkıp sahile doğru gittim.

      Belkide bana iyi gelen şeylerden biriside buydu. Kulaklığımı taktım. Düşündüm. Sadece düşündüm. Annem babama nolmuştu. Hatırlamıyorum. Sorsam trafik kazası diyorlar. Ama inanmıyorum. Nedense..

    Biraz hayal kurmaya çalıştım. Denizlere karşı hayallerimiz var. Sonra aklıma Oğuz geldi. Başımı hafifçe öne eğdim. Bizim okula gelecekti. Onu galiba seviyordum. Ya da sadece hoşlanıyordum. Bilmiyorum..

    1 ay 15 gün sonra **
  

   Yarın okullar açılacaktı. Oğuz sadece okulun son günü gelmişti. Yani pazartesinden sonra hep burda olacak ya sonundaa. Cansuyla beraber  okula girdik. Bizim gruptan sadece  Cansu biliyordu sevdiğimi. Ama bugün diğerlerine de anlatacaktım.

     Okula girdiğimde Oğuzu gördüm. Karnıma ağrı girdi bildiğin.  Bizim sınıfa gelicek bide ohh ne güzell. Cansuyla birlikte kantine indik. Selin heyecanlı heyecanlı birşeyler anlatıyordu. Hemen oraya gidip daldık. "Hayırdır  ne bu heyecan". Selin güldü. "Sizin hepiminize önemli birşey söyliyeceğim."

  "Hadi söyle artık." dedi Gizem. Bizim gruba baktım. Herkes tamdı. Ben Sude,Cansu,Selin,Gizem. Bizim Arda yoktu. Can kardeşim. "Kızlar ben birine aşık oldum galiba." diyince hepimiz aniden Seline döndük. "Oo eniştemiz kim. Söylede ayarlıyalım." dedim.
  

     Selin büyük bir heyecanla "Oğuz, Oğuz Kıran." dedi. İşte o an dünyam başıma yıkılmıştı. Cansu aniden bana baktı. İkimiz hariç herkes ooo luyordu. Selin bana sarıldı. "Mayıs kanka bana ayarlarsın demi." dedi. Gözlerimi ona çevirdim. Gülüşünde kaybolduğumun çocuğuna he. Cansu "Mayıs gelsene bir" diyip beni ortamdan uzaklaştırdı. Yavaşça yere çöktüm. Cansuda yanıma oturdu.

     Uzun süre konuşmadık. Ulan ilk defa birini böyle seviyorum abi ben. Ama Selin o benim kardeşimdi. Derin bir  nefes alıp bahçeye çıktım. Karşımda onu gördüm. Ardayla  konuşuyordu. Daha sonra ikiside yanımıza geldi. Oğuzla göz göze geldik. Gülümsedi. Bende gülümsedim. Uzun süre öyle baktık birbirimize. Bir an aklıma Selin geldi. Gülümsemem kayboldu. Başımı öne doğru eğdim. Çenemden tutup kaldırdı. "Mayıs bir sorunmu var." Evet. Var. Salak. Bütün sorun sensin. "Yoo. Nedenki." dedim. Off Allahım gözlere bak. Ama bu gözler bana tanıdık geliyordu. Kimsin sen Oğuz Kıran.. Kimsin?.

    Son derse giriyorduk. Tüm ders Oğuzu düşünmüş ama sonrada aklım Selin'e gidiyordu. Okul çıkışı Cansuya sahile gideceğimi sonra geleceğimi söyledim. Oturdum. Yine bir deniz.. Bu sefer ki yenilgimsi.. Ya da çaresizlik.. Belkide koca bir HİÇ..

     Kulaklığımı taktım her seferki gibi. Oğuz Kıran.. Benim ilk çaresizliğimsin sen ilk sevdiğimsin. Sen benim 17 yaşımsın çocuk. Sevebilirim seni de peki ya Selin.. En yakınım. Dostum. Herşeyim. Onu seviyordu. Çıldıracaktım. Napabilirim ki. Şuan kendimi öylesine çaresiz. Öylesine kötü hissediyorum ki...

    Bi yandan nasıl bu dünyadan gittiklerini bilmeyen. Annesinin kokusunu yüzünü hatırlayamayan. İlk defa bir çocuğu sevip sonrada en yakın arkadaşımın onu sevmesi. Kendimi hep böyle hissettiğimde gelebildiğim tek yerin burası olması.

     Akşam oluyordu. Hemen kalkıp eve gittim. Yağmur yağıyordu. Göz yaşlarımı serbest bıraktım. Sokağa girdiğimde yine aynı manzarayla karşılaştım. Oğuz karşımdaydı. Ona soğuk davranabilirdim. Belkide unutabilirdim. Hızlıca onu görmezden gelip eve doğru yürümeye başladım.

        Tam oldu derken sıkıcana kolumdan tuttu. "Mayıs". Oğuza baktım. Nasıl soğuk davranacaktım ki. Gözlerini gözlerime dikti. Yapamıyorum  olmuyordu. "Şey senin yanındaki kız Selin-" "Sus." dedim titrek çıkan sesimle. Ya onu seviyorum derse. Kaldıramazdım. Oğuzu orda öyle bırakıp eve geldim. Yatağıma girdim.

    Düşündüm ama yapabileceğim sadece iki şey vardı. Ya Oğuzu unutup yoluma devam edicektim. Ya da Oğuzu sevmeye devam edicektim. Ama her türlü canım çok acıyacaktı. Normalde olsa 2. Yol ama bir engel var.SELİN.. Peki napacaktım. O zaman bende akışına bırakıp neler olcağını göreceğim. Hazırmısın bu yolculuğa Mayıs AKIN...

 

İÇİMDEKİ SENWhere stories live. Discover now