Derki Yunus Emrem:
Bir avuç toprak, biraz da suyum ben
Neyimle övüneyim, işte buyum ben.
İnsan dediğin nedir ki? Biraz su biraz toprak ama sorarsan büyüktür kibri. Hiç ölmeyeceğim zanneder, bu Dünya hayatı bakidir zanneder baki olanın ALLAH olduğunu bilmeden. Yoksa yaşarmıydı! sanki Allah yokmuş gibi, yoksa ihmal edermiydi hiç; dürüstlüğü, namazı, barışı vede hoşgörüyü. Sorsan derki Allah'a iman ettim ama bilmez ki dil ile söylenenin kalbe idrak edilmesi gerektiğini. Bilmez ki Allah'ın gazabı büyüktür yoksa söylermiydi hiç kötü söz, iftira, yalan. Bilmez ki bu yolun sonunda mükafat ve ceza vardır. Bilmez ki yolculuğu kazandığıda sonsuz Cennet'in olduğunu yada kaybettiğinde sonsuz Cehennem'in olduğunu. Bilseydi hiç sabretmezmiydi başına gelen musibetlere, Bilmez ki bu yoldan geri dönüş yok, Bilmez ki biz sadece Yolcuyuz ev sahibi değil.
Sana sesleniyorum Azizim sana! sen bilmezmisin bunları? bilmezmisinde böyle yaşar durursun. Yolcu sensin yolsa bu Dünya. Hatırla Azizim! daha düne kadar ana rahminde küçücük bir meniydin şimdi ise Allah'ın kudreti ile büyüdün ve sorumlulukların arttı. Daha yolun başındasın Azizim! kalk bak çevrene, gör Allah'ın kudretini, gör sendeki mükemmelliyeti vede acizliği.
(Müslüman Adam)
YOU ARE READING
Bir yolcunun İmtihanı
Non-FictionZor diyorsun, Ne oldu yoruldun mu! Ağır mı geldi sana bu yolculuk, Ya da mükafatı mı azdır. Kalk Azizim kalk! Daha yolun başındayız Yol uzun vakit kısa Yoksa sen bilmez misin Bu yol kıldan ince, Kılıçtan keskindir Her kişinin değil Er kişinin yolu...
