HATIRASI KALDI GERİYE - 3

7 1 0
                                                  

BİR HAFTA SONRA BALTALİMANINDA

Yine bir ctesi sabahıydı yine buluşacaktık Can babayla ,erkenden hisar önünde oldum ,bu sefer oturdum banka denizi seyrediyorum güneş yeni doğmaya başlamıştı mevsimlerden yaz aylardan Ağustos du ayaklarımı uzattım geriye doğru uzandım her an gelir...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Yine bir ctesi sabahıydı yine buluşacaktık Can babayla ,erkenden hisar önünde oldum ,bu sefer oturdum banka denizi seyrediyorum güneş yeni doğmaya başlamıştı mevsimlerden yaz aylardan Ağustos du ayaklarımı uzattım geriye doğru uzandım her an gelir diye bekliyorum aradan 1 saat geçti gelmedi doğrusu meraklandım zaten öksürürken çıkardığı kan beni iyice endişelendirmişti babamda da böyle olmuştu biliyorum ,sanırım gelmiyecek düşüncesi ile kalktım ve bebek istikametine doğru yürüdüm ,baltalimanı hastanesinin önüne geldim birden burada deniz kenarında hastane büfesi vardı hatırlamıştım bir çay içmek geldi içimden içeri girdim çayımı aldım yan taraftaki doktorlar için oturma yerine gittim ,aaa burda babalık nasıl görmedim ,hemen onun yanına gittim ,babalık niye gelmedin seni çok bekledim dedim,evlat otur! burdan geçiyordum sana geliyordum,birden ayaklarım durdu ileri gitmedi zorladım gitmiyordu,çok uğraştım buraya gelmek zorunda kaldım gördügün gibi oturuyorum,neden ne oldu iyimisin ,başını eğdi öylece sustu ,konuşmadı bende öylece kaldım ikimizde martıların seslerini duyuyor onları takip ediyorduk,elinde simit vardı ve bölüp bülüp onları atıyor martılarda onları kapmak için yarışıyordu,güzel bir duyguydu ama bilemezdimki can babanın bir mazisi olduğunu.o denize dalmış bakıyordu bende onu takip ediyordum iyi degil gibiydi evlat dedi sanırım artık gelemiyecem belki bu son karşılaşmamız, artık konuyu toparlamak istiyorum biliyormusun şuan oturduğun yerde o oturuyordu

 ciddenmi baba dedim etkilendim ve ağzımdan baba lafı çıktı önemli değil dedi kimse zaten baba demiyor yıllar önce çok geldik buraya bizim fakir hane gibiydi ,oturur burda bazen tost yerdik ve çay bazen o sütlü nescafe içerdi dedi ve gözleri dolma...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

ciddenmi baba dedim etkilendim ve ağzımdan baba lafı çıktı önemli değil dedi kimse zaten baba demiyor yıllar önce çok geldik buraya bizim fakir hane gibiydi ,oturur burda bazen tost yerdik ve çay bazen o sütlü nescafe içerdi dedi ve gözleri dolmaya başladı bende sanki yaşar gibi üzüldüm gözlerim sulandı benide aglattın baba be dedim evet nerdeyse akşamları gelir gece 9-10 lara kadar kalır sonra onu evinin oraya bırakır bazen evinin yakınında arabada yatardım sırf ona yakın olmak için o kadar önemliydi bana bir yığın alışkanlıklar bıraktı ondan sonra bir müddet kabuğuma çekildim sadece iş ev bir yıl böyle sürdü kabuğumdaydım ve bir türlü kırılmıyordu,onunla çok birlikteliğimiz oldu yan yana birlikte kahvaltı hazırlardık benim hazırladığım şeyleri çok severdi ve gelir arkamdan sarılır sonra yanağımdan öperdi ,bir keresinde demiştiki seni öyle çok seviyorumki bu hiç bir zaman değişmeyecek senden ayrılsam bile değişmiyecek,bir daha asla seni sevdiğim gibi kimseyi sevmem ve aşık olamam ,insan bie kere aşık olur demişti bu sözü hiç unutmadım,biliyorum o beni çok seviyor ve asla unutmıyacak ,benimle konuşmamaları,bana yazmaması sadece kalbinin içindekilerin bozulmaması için önüne çektiği bir set ,o uyurdu ben gider saçlarını okşardım,o tv seyrederdi bende onu seyrederdim,hep ona bakmaktan kendimi alamazdım,aşıktım deliler gibi,o mantık arkadaşlığıyla başladı ve elde edeceklerini benimle elde edemiyeceği için ve benimde ona göre yaşlı olduğum için onu tercih etti ve kalbinde beni taşıyarak,bana derdiki birşeyleri düzelt can ,düzelt ,düzeltemedim ,ona istediklerini sunamadım ve çok bunaldı,gençliğin verdiği öyle çok istekleri vardıki oda savaşıyordu ,aşkı ve paralı yaşam arasında,hep onun şarkılarını dinledim onun onun içtiklerini içtim gittiği yerlerin benzerine gittim ama uzaklarda sırf karşılaşmamak için anadolu yakasında babamın evi vardı bir kaç sene orda kaldım avrupa tarafına hiç geçmedim belki bir tesadüf olur onu görür ve dayanamam sarılırım koşarım çok üzülürüm diye ölmeyi denedim olmadı dedi derin bir nefes aldı evlat dedi git bize birer nescafe alırmısın bir de kaşarlı tost dedi para verdi almam dediysemde verdi,gittim aldım geldim,kahveden bir yudum aldı tosta dokunmadı ona öylece baktı o dedi bunu çok severdi ve hep son lokmasını bırakır bana verirdi dedi ve kendini daha fazla tutamadım ve o babalık ağlamaya başladı benimde gözlerim doldu ne diyecegimi bilemedim ve ikimizde ağlıyorduk benim ağlamam üzülmemden, öylece bir müddet sürdü ,sigara üstüne sigara yakıyordu ben iyi değilim dedi ölümüm bundan olacak dedi ve bir sigara daha yaktı onun sevgisine öyle çok inandımki son ana kadar söylediği her kelimeye yürekten inandım bana güvenmiyorsun dedikçe o arkadaşıyla konuşuyordu ve engel olmamı istemiyordu ve sonunda ayrılalım dedi çünkü zaten bir haftada ilerletmişti ,sürekli konuşuyordu banada uyuya kalmışım,yok banyo yapacam karnım ağrıyor iyi değilim gibi yazmalarla geçiştiriyor ve onunla konuşuyordu ,evlat bu dünya etme bulma dünyası eden buluyor bunu sakın unutma hemde misliyle acısını çekerek ve geriye bakınca pişmanlık fayda etmiyor,aslında o kadar çok anlatacak şey varkı susmak en iyisi yoksa sürekli onu yaşıyorum acım daha fazla oluyor,o son günü hatırlıyorum yüzügü parmağına takacağı o akşamı sanırım çok güzel mutluluk oyununu güzel oynamıştır diye düşündüm,pahalı ve güzel şeylere meraklı o yüzük benim verdiğim yüzüğü çıkarıp attığı yüzüğün yerine taktığı gün beni öldürdü.o akşam karlı ve rüzgarlı bir akşamdı kar gittikçe şiddetini artırıyordu işte o gece yine burdaydım ve hayata onun hayalinin karşısında son bakışlarımdı karşımdaydı ve yine gülümsüyordu ,aşığım sana ,seni seviyorum diyordu,bende ömrümün sonuna kadar diyordum,fakir Can o gece öldü evlat .gece geç saatte eve geldim yaşadıklarımızla ilgili tüm anılarımı 480 günlük AŞK diye bitirdiğim anılarımı bir kitap evine maille gönderdim üzerinde küçük oynamalar yapabilirsiniz dedim ,tek şartım vardı ileriki yıllarda basılacaktı,zamanı gelince maille haber verecektim adım bilinmeyecekti ,gelirini mehmed'çik vakfına verilmesini istedim ,gece gündüz yazdım uzun bir hikaye yerine cep romanları tarzında olacak şekilde o hiç bilinmiyecekti sadece o isminde hatırlayacaktı onu rencide edecek bir şekilde yazmadım o benim her şeyimdi onu asla küçük düşürecek bir şekil olamazdı ama tüm gerçeğiyle yazdım evlat zamanı geldi hafta içinde maille haber verdim basıma geçebilirsiniz diye okumuşlar beğenmişlerdi sende görürsen alırsın beni hatırlarsın,işte kısaca sana tüm acımı anlattım şimdi tekrar kabuğuma çekilmeliyim çünki ölümün geldiğini hissediyorum ,iyi değilim, babalık daha önce seninle tanışmayı çok isterdim kitabını ben bastırmak isterdim ,yok dedi o zaman yazarını bilecektin artık o zaman basıldığında bir anlamım olmıyacak dedi bu güzel bir kelime değildi ,niye böyle demişti nedenini çok sonra öğrendim.bayağı uzun bir zamanımız geçti o anlattıkça zamanı kaçırdım ona odaklanmış bir vaziyette dakikalar su gibi akmıştı ,baba dedim yine görüşecez değilmi dedim ,bilemem dedi,görüşemezsekde senin için bu kantindeki işleten adam var adı hasan senin için ona bir şey bırakacam alırsın dedi ,ne diye soramadım ama çok merak ettim ,çok..onu son görüşüm oldu o günden sonra bir daha göremedim,hafta sonları geliyor bakıyordum hasan amca diyerek soruyordum can bey benim için bir şey bıraktımı diye hayırı kafasını sallayarak cevap veriyordu bende üzgün bir şekilde onların oturduğu masaya geçip çayla sigara içiyordum ve kulaklığımı taktım akşamın alaca karanlığında büyük bir sevdanın yaşandığı ve bu masada gözlerine dalmış büyük bir aşkın ateşiyle yanan derya ile can beyin oturduğu yerde ''gülaydan -sen gelmez oldun'' parçasını büyük bir içime çöken hüzünle gözlerim uzaklardaki ışıklara doğru bakarak daldım gittim,insan nasıl böyle büyük bir aşka tutulup yıllarca hala ilk günki gibi o sevgiyle yaşıyordu.şimdi acaba o derya hanım hangi kalbi taşıyordu doğrusu bende merak etmiyor değilim.böyle bir tercih yaptığına göre paraya AŞKın önüne geçtiği belli ,fakirlik korkusunu yenmek duygusu ağır basmış ,offff şimdi çalan parçaya bak tamda insanın içesi geliyor,'' sen imkansızsın imkansızsın'' bu gece uzun olacak sanırım ,öylece dalıp gittim bu hüzün dolu parçaların eşliginde....Aradan 10 gün falan geçmişti aklıma geldi yine aynı yere gittim hastane içindeki kantine hemen bir solukta hasan amcanın yanına gittim ,bir çay istedim ve Can bey bana bir şey bıracaktı dedim ve elini çekmeceye uzattı ve bir zarf verdi çayla beraber doğru onların masaya oturdum çayımı karıştırdım bir yudum aldım sigara yaktım bir türlü heyecandan açamıyordum ,cesaretimi topladım ve zarfı açtım ,içinden bir not kağıdı ve bir çakmak çıktı

notta şöyle yazıyordu Derya ile son buluşmamızda ona sevdigi atmaya kıyamadığı çakmakları alıp doldurtmuştum ve o son gün hepsini verdim sonra içlerinden  bir tanesini ben aldım hatıra gibi dedim sanki bir daha görüşmeyeceğimiz içime mi doğdu bunu...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

notta şöyle yazıyordu Derya ile son buluşmamızda ona sevdigi atmaya kıyamadığı çakmakları alıp doldurtmuştum ve o son gün hepsini verdim sonra içlerinden bir tanesini ben aldım hatıra gibi dedim sanki bir daha görüşmeyeceğimiz içime mi doğdu bunu aldım ve o an son kez eli değmişti ve onu elinin değdiği haliyle hep sakladım ,ara ara hep kokluyordum o an gözlerim doldu içten içe ağlamaya başladım, onun yazdığı notlardan iki tanesinide vermiş sanırım o not onun için çok önemli olmalıki yıllarca saklamış

notta şöyle yazıyordu Derya ile son buluşmamızda ona sevdigi atmaya kıyamadığı çakmakları alıp doldurtmuştum ve o son gün hepsini verdim sonra içlerinden  bir tanesini ben aldım hatıra gibi dedim sanki bir daha görüşmeyeceğimiz içime mi doğdu bunu...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

notun son satırları şöyle devam ediyordu onu son nefesime kadar ,ölene kadar sevecem demiştim  öylede olacak ,o beni asla unutmıyacak çünki benim ona davrandığım,onu el üstünde tuttuğum gibi kimse tutmıyacak ve aklından  'şimdi can olsaydı böyle y...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

notun son satırları şöyle devam ediyordu onu son nefesime kadar ,ölene kadar sevecem demiştim öylede olacak ,o beni asla unutmıyacak çünki benim ona davrandığım,onu el üstünde tuttuğum gibi kimse tutmıyacak ve aklından 'şimdi can olsaydı böyle yapardı ''diye hep aklına geleceğim ,kendine iyi bak ela gözlüm,hep bekledim elim sana uzanmış bir şekilde.. ilk defa bunca yıl kimseyle paylaşmadım tüm acılarımı içimde yaşadım sadece sana anlattım ,lütfen bunları sakla benim için çok önemli ve sevdiginle ömür boyu mutlu olursun ,bana mutluluk haramdı kısa bir süre rüyada gibi yaşadım,uyandım o yanımda yoktu.. '''Hayat bizi öyle bir noktaya getirirki sevdiklerimizle savaşır,sevmediklerimizle sevişiriz''bu söz o günlerde rastladığım bir cümleydi ,evlat sende bunu unutma !!!

                                                      '''Hayat bizi öyle bir noktaya getirirki sevdiklerimizle savaşır,sevmediklerimizle sevişiriz''bu söz  o günlerde rastladığım bir cümleydi ,evlat sende bunu unutma !!!

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

hoşçakal evlat......Bir daha hiç göremedim onunla ilgili bu hikayeden başka hiç bir şey bilmiyorum ,sorulması gereken çok soru vardı ama o hiç anlatmadı sormakta o an hikayesini dinlemekten aklıma gelmedi,bir zaman sonra yine baltalimanı hastanesinin oraya gittim hasan amcaya sordum ,Can bey uğruyormu hiç ,görüyormusunuz dedim yüzüme baktı onu yıllar öncesinden tanıyorum genç güzel bir bayanla gelir giderdi o zamandan tanıyorum bazı akşamlar gelir sabahlardı burda hep aynı masada otururdu en son o zarfı verdiğinden beri görmedim bana hakkını helal et dedi bende ne hakkı dedim olsun dedi sana vermemi söyledi bir daha görmedim........

bitti....


sana AŞIĞIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin