Fatma zengin bir ailenin çocuğuydu. Her şeyin en iyisini isteyen gözühep yükseklerde olanlardandı.
Cuma günü babaannesi ne gideceklerdi orada toplanacaktı tüm akraba. Ne olduysa sonra oldu zaten:
Çığlık atıyordu . "Nerede ,babam nerede? kim götürdü onu?"
Fatma bu acı haberi duyunca şok olmuştu. Ilk önce her şeyden habersizdi . Eğlenceğini düşünüyordu . Eğlenmiştide zaten .
Kuzenleriyle oyun oynamış , beraber yemek yemiş içmişlerdi. Uyuma vakti geldiğinde herkes oturma odasına yorganları serip yatmışlardı. Sessizdi ortam . Sonunda Fatma mışıl mışıl uyumuştu. Rüyasında gördüğü şey yüzüne yansıyordu . Gözünden birkaç damla akmıştı. Çok korkunç bir rüya olmalıydı . Bir süre sonrada çığlık yükseldi. "Abiiiiii Abi'm nasıl kıydın canına?!" Bu çığlıklar Fatıma'nın halasından geliyordu . Fatma o sesle irkildi ve uyandı. Çok şaşkındı etrafındaki tepkilere .
Neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Anlamıştı Fatma . Babası intihar etmişti. Ağlamaya başladı . Annesi kardeşi kuzenleri...
Herkes çok şaşkındı. İntihar etmişti . Bütün hapları bitirmiş sonradan pişman olmuştu . Yaptıklarına karısını aldattığına ...
Bunlardan kimsenin haberi yoktu. Ama son pişmanlık fayda etmezdi. Etmedide . Hasteneye gidip midesini yıkattıracaktı. Ama yapamadı . Gitmeye otobüse binmeye bile hali kalmamıştı. O günden sonra Fatıma'nın annesi dimdik durdu. Çalıştı çabaladı Eve ekmek parası getiriyordu. Ailede En azından aç kalan yoktu (babasız bir aileye aile denirse...) ekmek gelince eve seviniyorlardı. Onlar şükretmeyi öğrenmişlerdi :ELHAMDÜLÜLLAH
