Multimedya da Berra 'nın kardeşi Uraz var....
Beautiful Day
Sabah yine yüzüme vuran güneş ışınları eşliğinde uyanmak üzereyim.Fakat uyanmamak için direniyorum. Yüzümdeki küçük eller sayesinde uykum yavaş yavaş açılıyor. Uraz'ım. Benim herşeyim. Bu hayatta beni güldürmeyi başaran tek kişi. Sekiz yaşındaki erkek kardeşim.Uraz Demir. Evet Demir. Ünlü iş adamı Ahmet Demir'in çocuklarıyız. Ben Derin Demir ve annem Lale Demir. Ne kadar dört dörtlük ailem var değil mi? Siz birde bana sorun. Düşüncelerimi yüzümü inceleyen Uraz 'ın sesi böldü.
-Abla uyan ama artık.
-Beş dakika daha Uraz
-Ama abla söz vermiştin.Bu gün beni atölyene götürecektin.
Ah evet, doğru ya, ben bunu nasıl unuttum. Benim kendime ait bir resim atölyem var. Canım sıkıldığında, kendimi kötü hissettigimde oraya gider istediğim kadar resim çizerim. Bugün de Uraz ile birlikte gidiyoruz.
-Tamam ablacım,kalkıyorum. Sen aşşağıya in ben de hemen geliyorum.
-Ablamm,benim ya. diyerek yanağıma öpücük kondurdu ve çıktı.
Değerlim benim, canım kardeşim.Uraz çıktıktan sonra ne kadar istemesem de yatağımdan çıktım ve banyoya gittim. Kısa bir duşun ardından vakit kaybetmeden hazırlanmaya başladım. Havalar sıcak olduğu için mor şortumu ve üzerinde 89 yazan beyaz salaş tişörtümü hemen üstüme geçirdim. Okullar kapandığından bu yana alarmını kurmadığım saatime baktım, 08:30 olduğunu gördüm. Dört hafta sonra sınava gireceğim. Bu yıl üniversite öğrencisi oluyorum ve bu benim daha fazla heyecanlanmama yol açıyor. Herkes gibi benimde bir hedefim var. Gastronomi okumak. Kendime daha fazla oyalanma komutunu vererek odadan çıktım. Merdivenlerden indiğimde doğru yemek odasına yol aldım. Odaya girdiğimde şaşırmadım desem yalan olur, annem kahvaltıya beni beklemiş.
-Günaydın. Diyen babama gülümsemeyle yetindim ve yerime geçip oturdum. Kahvaltılıklardan biraz biraz alıp kahvaltımı yapmaya başladım. Kahvaltı boyunca annemle aramızda muhabbet olmadı. Annemle fazla anlaşamıyoruz. Neden bilmiyorum ama beni sevmiyor. Masadaki sessizliği Uraz bozuyor.
-Hadi gidelim abla ben doydum. Tam kalkacağım zaman annem tarafından durduruldum.
-Nereye gidiyorsunuz? Benden izin almadan. Bu kadın benim sinirlerimi bozuyor.
-Uraz'la birlikte atölye ye gidiyoruz. Bir sorun olacağını düşünmediğim için söylememiştim. Annem bana böyle davranırken babamın sesini çıkarmaması babamdan soğumaya başlamama yol açıyor.
-Tamam. Gidin. Bir daha benden izin almayı unutma. Uraz'a da dikkat et.
-Uraz kalk ablacım gidelim. Uraz'la birlikte masadan kalktık.
-Sen bekle ben çantamı alıp geliyorum.
Hemen yukarı çıkıp beyaz resim çantamı, arabanın anahtarını ve telefonumu alıp aşağıya indim. Uraz kapıda durmuş beni bekliyor. Uraz 'in elinden tuttum ve birlikte evden çıktık. Arabam mini cooper. Babam doğum günümde aldı. Hemen Uraz'ı arkaya bindirip kemerini taktım. Ardından bende bindim ve arabayı çalıştırıp radyoyu açtım. Radyoda en sevdiğim şarkılardan birisi Beautiful Day çalmaya başlıyınca eşlik ettim.
Sesim fazla güzel olmasa da. Yarım saatlik yolun ardından atölyenin önünde arabamı park ettim. Arabadan indikten sonra Uraz 'ı bekledim. Uraz'da inince atölye ye girdik.
-Abla ne zaman resim yapmaya başlayacağız?
Tam Uraz'a cevap verecekken telefonum çalmaya başladı. Cantamdan telefonu çıkarana kadar kapandı. Telefonu bulduğumda arayan kişinin Bersu olduğunu gördüm. Bersu benim en iyi arkadaşım. Lisede tanıştık. Hemen Bersu 'yu tekrar aradım. Ilk çalışta açtı.
-Neredesin Derin? Atarlı bu kız ya.
-Uraz 'la birlikte atölye ye geldim. Birşey mi oldu?
-Yok. Belki birlikte bir yerlere gideriz diye aramıştım. Neyse sen Uraz'la vakit geçir o zaman.
-Istersen sen de gel.
-Yok canım ya ben biraz sahile iner spor yaparım.
-Fazla kilolarını mı eriteceksin?
Ya Derin öldürürüm bak seni. Bir kere ben gayet fitim. He canım o kadar çikolata ye sonra spor yap. Korkuyorum bir gün çikolata fabrikası alacak diye.
-Tamam canım ben birşey demedim. Neyse sonra görüşürüz.
-Görüşürüz.
Telefonu kapattıktan hemen sonra Uraz 'a döndüm, hâlâ sorusunun cevabını bekliyordu. Gülümsedim bu haline.
-Hadi başlayalım.
Dedim ve hemen ardından resim çizecegimiz kağıtları, kalemleri, boyaları hepsini çıkardıktan sonra Uraz kendi resmine ben de kendi resmime başladım. Yalnızlık başlığı altında bir resim çizmeyi hedefledim kendime. Bir nevi kendimi çizmeye başlıyorum. Bu düşüncem ile doluveriyor gözlerim. Uraz 'ın burada olduğunu kendime hatırlattım ve gözyaşlarımı geri yolladım. Arada Uraz'ın yaptığı resimede bakmaya çalıştım.
-Bakma abla,resmim süpriz olacak
-Tamam,tamam bakmıyorum. Dedim ve kendi resmime döndüm. Deniz kenarına oturmuş, etrafını aydınlatan ay ışığına bakarak düşünen bir kız resmi çizdim. Resmime renk katmadım. Siyahın tonlarıyla yapılan bir karakalem çalışması oldu. Resmimi bitirdikten sonra Uraz'ın resmini bitirmesini beklemeye başladım.
-Abla kapat hadi gözlerini. Gülümsedim kardeşime. Gözlerimi kapattım. Birkaç dakika geçince Uraz 'dan ses gelmedi.
-Açıyorum bak.
-Hayır ben deyince aç gözlerini.
-Tamam. Hadi bekliyorum.
Bir dakika kadar sonra Uraz'ın sesini duydum.
-Aç hadi.
Gözlerimi açtım ve karşımdaki resmi inceledim. Uraz bizi çizmişti. Ne kadar iyi çizememiş olsada karşımdaki resim hayatımda gördüğüm en güzel resim. Yaşına göre çok güzel bir resim çizmiş. Aslında Uraz görmek istediği tabloyu çizmiş. Bizim ona gösteremedigimiz tabloyu.
İlk bölüm umarım beğenirsiniz...
Kitabın resmi instagram sayfası: kalbimdekisiziwattpad
YOU ARE READING
Kalbimdeki Sızı (Ara Verildi )
Teen FictionBak sen de diyorsun Arel. Zaten uğruna ölümü almazsan o nasıl aşk olsun? Gerçek aşk bu değil midir Arel? Uğruna ölmek. Ben bile göze almışken sen de göze alamaz mısın? Bir umutla gözlerine baktım. -Uzak dur benden gece yıldızı. Gündüz kaybolacağını...
