İlk bölüm

224 56 80
                                        


Gökkuşağını  görmeyen insanlar da vardır.Hiç kulaklığı takıp dünyadan uzaklaşamayan insancıklar da.Ondan bazıları anlamaz senin gökkuşağı renklerinde aradığını ve kimse bilmez kulaklığının kablolarıyla bağlandığın şeyleri.Ondan anlamalarını beklemek hatadır.Zaten beklemek başlı başına hatadır.Hatta belki de bilerek yaptığımız yanlışlardır.Umudun kötü yanıdır beklemek.Bilmeyecek olanın anlamasını,gelmeyecek olanın koşmasını beklemek..

Umut etmenin sınırları olduğunu kimse anlamadığından,herşeyi umud eder olmuş insanlık.Gördüğü her hayale tutunmuş,her hayalete sarılmak istemişiz,lakin bilememişiz hayaletler sadece hayal kırıklığıdır.Ve çizgifilmlerdeki kadar masum değillerdir.Herkesin bir hayaleti vardır hayal ettiği arzuları,istekleri,belkileri,keşkeleri..

  Herkesten bizi anlamasını beklemişiz biz bile kendimizi anlayamazken.. Suyu bilmeden okyanusa koşmuşuz,sonra boğulmuşuz bir kaşık suda..Her hikâyenin bir tesadüfü vardır,fakat bazıları düşen kitapları toplamak kadar basit değildir.Düşünce kırılan umutları toplamak gibi..Düşününce içini huzur kaplayan düşlerden uyanmak gibi.Fakat bazısının yaptıkları korkmadan cenneti ateşe vermeye çalışmak kadar cesaret gerektirirdi yada aptallık.Oysa kimse ıssız ve çaresiz kalmamıştı onun gibi, dünyada tek kalan insanın kapısının çalması kadar korkunçtu..

***
1.bölüm

Okulundan yeni döndüğünden çantasını bir kenara fırlatmış,odasına doğru koşmuştu Özlem.Odanın dağınıklığını umursamazcasına kendini yatağa atmış ve her genç gibi eline telefonu almıştı.Aniden kalkıp kapıyı hızılca çarptı çünkü annesi temizlik yapıyordu ve özlem bugün çok kötü bir gün geçirdiğinden hiçbir ses duymak istemiyordu.kulaklığına sarılmıştı. sosyal medyadaki aşk acısı  çekenler için oluşturulan sayfaları takip etmeyi itina ile gerçekleştiriyordu.bilmiyordu bu kaçıncı terkedilişi.Belki de sayamadı çünkü dersleri de pek iyi değildi.O da  zeki ama çalışmayan tayfanın bir üyesiydi.

Annesi odasına girerek aç mısın diye sordu,Özlem;
-''Hayır çok yorgunum beni yanlız bırak anne'',dedi

-''İyi misin kızım birisi birşey mi dedi hocalarla mı tartıştın?''

Sanki anlatsa anlayacaktı, nerden bilebilirdi duygularıyla oynanmış kızın ruh halini,bilse ne çözüm sunacaktı?
Kafasındaki bu düşüncelerle yok birşey diyip annesini odasından gönderen özlem,en yakın arkadaşı ezginin mesajını gördü.''Ben sana demiştim''.

Özlem o an en yakın arkadaşının bile kendisine uzak olduğunu hissetti,sanki dünyadaki en yanlız insandı ve kapı çalsa korkmak yerine kendisini anlayan birisi mi acaba diyerek koşup açacaktı o kapıyı.Bekliyordu,onun da hatası diğer insanlar gibi beklemekti işte.ama hep beklemediği yerlerden vurulmuştu..

***

Akşama doğru babası Şerif Bey de gelmiş her zamankinden farklı olarak televizyonun karşısındaki koltuğa değilde yandakine oturmuştu.Çunku orda Özlemin kedisi Leman yatıyordu,tombik bir kedi olan leman sanki Özlem'in tek sığındığı limandı.Şerif bey her zamanki haliyle hayıflanarak şu ışıkları tam karanlık olmadan yakmayın diyordu.O bağırışla sadece Leman uyanmış diğerleri fazla umursamamıştı,çunku herkes Şerif beyin bu hallerine alişkindi.Daha sonra akşam yemeği için söylenen şerif bey muradına kavuşmuş akşam yemeği  yenmiş sonrasında herkes rutin faaliyetlerine dönmüştü.

Özlem bunalmıştı bikaç kişiyle anlaşıp buluşmak istedi.yemekten sonra tam dışarı çıkacaktı ki babası seslendi.

-''Nereye bu saatte Özlem,hayırdır?''

Yavaş hareketlerle dönerken cevabı için zaman kazanmış olan Özlem ;
-''Baba sınavlar bitti arkadaşlarla az buluşup sohbet edeceğiz merak etme fazla gecikmem.,''dedi

-''İyi peki bu seferlik olsun bakalım ,bak fazla gecikme.. ''

Ayşe hanım bulaşıkları yıkarken duymuş ordan bağırmaktan eksik olmak istememişti,ee ne de olsa kızını tembihlemiş olacaktı,

-''Kızım bak geç kalma gece dışarı tehlikeli,türlü türlü insanı var zaten yabancıyız bu mahalleye. ''

Ayaz ailesi bu mahalleye yeni taşinmişti çünkü Şerif Bey sermaye için evlerini satmış ve yeni iş yeri açmıştı,talihsiz Şerif Bey sürekli yer değiştirmek zorunda kaldığından ailecek alışmışlardı bu duruma..

Özlem içinden sanki bilmiyoruz,biz de meraklı değiliz elin serserilerine diyerek kapıdan adımını atmak için var gücüyle hızlı hareket ediyordu..

-''Tamam anne merak etme bişey olursa arayın,diyerek çıktı evden..''

***
Mahallenin erkekleri kahvede okey taşlarını şakırdatırken herkes aynı yöne doğru döndü,orta boylu beyaz tenli kara kaş kara göz dünya güzeli bi kız,o kız özlemdi.herkes güzelliğini annesinden aldığını söylerdi oysa guzelliğin pek bi önemi yoktu onun için.Ama ağzı açık kalan okeyciler aynı fikirde değildi işte.Özlem bu mahalleyi baştan sevmemişti zaten.Aslinda özlem dünyayı sevmemişti..Ondan dolayı daha büyük problemleri vardı mahalleden.Bu dusuncelerle hızla ordan uzaklaştı,Ailesine arkadaşlarla buluşacağını söylese de öyle kimseler yoktu,hem en yakın arkadaşı bile onu anlamazken kimle oturup dertleşebilirdi.? Belki yanlızligin dibini görmüştü,aslinda hiç üste çıkmadığını hatırlatmıştı.cocukluğundan beri kimseye anlatmadığı sırları hayalleri vardı ve herşeye rağmen hala onlara tutunarak yaşıyordu,zaten onlar olmadan nasıl yaşayabilirdi ki..

Kışı sevdiğinden soğuk onu pek ırgalamamıştı ona göre insanlar daha soğuk ve iticiydi.Acaba bende bir gün birini hayallerimi anlatacak kadar çok sever miyim diye düşünürdü hep,umutsuzdu.Çünkü kimi öyle zannetse en büyük darbelerini almıştı,belki Daha gençti ama onu bile unutmuştu,uzaklaşacak liman arıyordu da artık onu da aramaz olmuştu.şimdi de bu düşüncelerle sokaklarda dolaşıyordu işte,soğuk esen yelleri dostu bilirdi,ayakları rehberiydi nereye giderse..ama bu sefer bambaşka bir yere götürecekti onu,herşeyin yönünü değiştiren bir rehberlik yapacaktı bu sefer..

***

Hafif yağmur yağdığından toprak kokusu vardı havada ve çok severdi,geç olmuş insanların ışıkları kapanmıştı,acaba hangi evlerde kimler vardır düşüncesiyle evlere göz atıyor ailelerin yaşantılarını tahmin ediyordu.Birden gözü kuytu köşedeki bi eve takıldı,kavga sesleri geliyor gibiydi,yabancı değildi bu seslere ondan hemen tanıdı.Biraz yaklaşmak istedi fakat önce etrafı kolaçan etti kimse yoktu rahatça yaklaşabilirdi
hiç de yabancı gelmeyen eve.Usulca yaklaştı açık olan pencereden içeriyi süzdü dinlemeye koyuldu.

***

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Dec 26, 2022 ⏰

¡Añade esta historia a tu Biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

Acıyı KözlemekHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora