Kış

2 0 0
                                        

Sıcak bitki çayından bir yudum aldı ve cama dönerek karı izlemeye devam etti. Çatlayan dudakları ikinci yudumunda yandı. Biraz soğuması için elindeki kupayı önündeki sehpaya bıraktı. Hava çok soğuktu. Bu yüzden üstüne pembe gri çizgili bir battaniye atmıştı. Uzun ve dalgalı saçlarının kahverengi tonu oturduğu koltuğunkiyle birleşiyordu.

Arkadaşlarını düşünüyordu. Onları yıllardır görmüyordu. Onlardan uzakta bir kasabaya yerleştiklerinde daha 15 yaşındaydı. Aradan üç yıl kadar geçmişti ama hala ilk günkü gibi onları özlüyordu. Acaba İstanbul'da işler nasıl gidiyor diye düşünmeden edemedi. O sırada telefonunun zil sesini duydu ve irkildi. Arayan kişi kim ise adını gizleme gereği duymuştu. Açmamaya karar verdi. Öylece durdu ve zil sesi olan Şarkıyı mırıldanmaya başladı. "Hangi yönünü çok seviyorum, biliyor musun sevgilim..."

***

           Gece gittikçe yaklaştı. Havanın griliği yerini gecenin Karanlığı aldı. Mavi, sehpaya koyduğu çizim defterini ve çayını aldı, odasına çıktı. Dedesiyle yaşadığı iki katlı evde bu gece yalnız kalacaktı. Yani en azından o öyle sanıyordu. Dedesi, Kardeşinin evine gitmişti. Kasabanın loş Işığında derin bir uykuya daldı.
Hala balkon camından içeri bakabiliyordum. Çünkü Mavi gece yatarken ışıkları açık bırakırdı. O lacivert örtülü yatağında uyurken onu biraz daha izledim ta ki hava iyice soğuyuncaya kadar.

***

Tırmandığım yerden aşağı indim ve karda yürüyerek evime gittim. Annem ve ablam eve gittiğimde uyumuşlardı. Babamın hala işte olduğunu düşündüm. Fakat salona girdiğimde yanıldığımı fark ettim. Salonda beni beklemişti. Saatin kaç olduğunu fark etmemiştim. Ama fazla geç kaldığımı gözlerinden okuyabiliyordum.
"Neredeydin?" Diye sordu. Kızmışa benzemiyordu. Sadece merak etmişti. En azından ses tonu böyle söylüyordu. Belki de anlatmanın zamanı diye düşündüm. Babamla ben çocukluğumdan beri arkadaş gibiydik. "Bir kız var"dedim. Heyecanlanmışa benziyordu. "Anlat."dedi.
Ben de anlattım.
İkimizin de lise son olduğunu, ben ona bakarken onu da bana bakarken bulduğumu, yemekhaneye veya kantine birlikte gittiğimizi, sınıfta ikimiz kalmak için Diğerlerinin evlerine dağılmasını sabırla beklediğimizi anlattım. Sanki birlikte gibiydik ama sözlerimiz öyle demiyordu. İnsanlar birlikte olduğumuzu düşünüyor ama biz inkar ediyorduk. Ama hoşuma da gitmiyor değildi.
Yüzüne baktım. Bir yorum bekliyordum. Fakat söylediği şey beni hayal kırıklığına uğrattı. "Hadi genç adam, yatağa. Yarın sabah sekizde seni okula bırakacağım"

Son KelebeklerWhere stories live. Discover now