karanlik gece

43 9 4
                                        

Bugun yine guzel bir gune uyandim icimde hafif bir heyecan var gunes yine yakici ve sicak isyerime geldim icim icime sigmiyordu bir haftalik yorgunluk ta olabilirdi diye dusundum is cikisi karar verdim kendi kendime birden koyume gitmek fikri gelmisti aklima arabama bindim ciktim yola sanki yollar git git bilmek bilmiyordu gunes batmak uzereydi icimdeki tuhaf heyacan cogalmisti ne oldugunu anlayamiyordum sanki ben ben degildim beni baska bir guc koye cekiyordu gunes batmisti koydeki evime vardim evde duran olmadigi icin urkutucuydu karnimin aciktigini hissettim ama istahim yoktu bu arada saat gece yarisina gelmisti sanki beni basaka bir guc evden cekiyordu evden ciktim ortalik cok karanlikti daga cikma fikri gelmisti icime arabaya bindim sanki direksiyon kendi kendine gidiyordu ufak bir kayalik ustune oturdum yildizlara bakiyordum yildizlar sanki herzamankinden baska duruyordu ve bana goz kirpiyordu o kadar guzellerdeki ki iclerindeki yildizlardan birtanesinden gozumu alamiyordum birden renk arenk bir yildiz yaklasti ve tam uzerimde durdu megerse yildiz sandigim bir ucancisimyildizlardanbana dogru suzulen bir isik suzmesi cikti ve daha sonra bir bayan indi bayan 1.90 cm boylarinda mavi gozlu uzun sari sacli bugday renginde teni olan bir bayandi o kadar guzeldiki misket gibi olan gozlerinden gozlerimi alamiyordum  hafif kisik bir sesle selam diyebilmistim sadece o da bana selam dunyali dedi dunyali deyince sasirdim cunku bu gezegenden baska bir gezegende hayat olma ihtimali hic aklimin ucundan gecmemisti ama evrende yanliz olmadigimizi duyunca sevindim bana dedi seni merak ediyorsan kendi gezegenime goturebilirim bende dedim neden geleyim bilmedigiyim bir gezegene sana garanti verebilirim seni su an ki vakitte buraya geri getirebilirim ben sasirdim nasil diyebildim bizde zaman kavrami yok dedi ben sizin dunya senenizle 830 yasindayim ama 25 yasinda gibi gosreriyordu nasil olur diyebildim bana hafif bir gulumse atti bende gelsem olur ama geri getirecegini nereden bilebilirim dedim bana inandigin degerler uzerine soz veririm dedi sordum ben orada yasayabilirmiyim teminatim hava ve su dedi suyun olmadigi bir yerde yasam dusunulemez dedi tamam pekala gidelim dedim bana yaklasti ellerimi tuttu ve isik suzmesi etrafimizi kapladi isik suzmesi saat yonunde hizlica donuyordu bizde yukselmeye baslamistik ruzgar artmisti ayaklarima baktim her yer cok ufak goruluyordu ucuyorduk ucan cismin kapisi cismin altindaydi acildi iceri girdek icerde mavi isiklar vardi iki bayan iki erkek daha vardi onlarda ayni mavi gozlu sari sacli bugday tenli 1.90 boylarindaydi ben 1.75 boyunda oldugumdan hafif kisa geliyordum yanlarinda ben iclerinde e yasca cok kucuk olmama ragmen daha buyuk gorunuyordum demek dunyada vakit hizli gectiginden cabuk yaslaniyorduk cok ilgileniyorlardi benimle ve daha sonra isimlerini sordugumda beni getiren bayanin x45 oldugunu ogrendim diger iki bayanin adinin birisinin x54 diyerininin adinin x75 oldugunu ogrendim erkek olanlarinin birinin y 91 digerinin y 99 oldugunu soylediler y91 bana bir rahatsizligimin olup olmadigini sordu nasil dedim dedi bildigin bir hastaligin varmi dedi bildigim kadariyla yok dedim onemli deil dedi y99 bakiriz dedi bende nasil dedim benim soyunmami soylediler bende soyundum bir cihaza yatirdilar uzerinde kirmizi isiklar suzuluyordu bu isiklar ayaklarimdan basima dogru yavasca kayarak gecti ve bana akciger kanseri oldugumu ve korkacak birsey olmadigimi soyledi x45 x54 bana bir icecek verdi bir tuhaf tadi vardi eksiydi ama ictim hastaligimin gectigini soledi bana kendi elbiselerinden verdiler giyinmistim gumus renkliydi sanki hic elbisenin varligini hissetmiyordum cok hafifti sonra yola cikabiliriz dediler ve gidiyorduk dunya artik ufalmaya baslamisti artik geriye donus yoktu vazgectim demek istiyordum diyemiyordum ne de olsa baska bir gezegene gidiyordum ve insan olmayan canlilarla buda beni korkutuyordu x45 bana rahat olmami korkmamami sakin olmami soyleyip teselli veriyordu onun guzel gulumsemesi beni rahatlatiyordu yesil bir gezegene gelmis bulunuyorduk cok guzel ve sasirtici bir gezegen bilim de ve teknolojide ilerlemisler binek araclari ucuyor evleri altin rengide ve duvar yoktu disarisi binalarin icinden gorunuyordu bana bu kadar gezintinin yeterli oldugunu geriye dunyaya getirmeleri gerektigini soylediler tamam dedim tekrar onlarin ucancisimlerine bindik dunyaya gelmek uzere havalaniyorduk yolda bazi aramizda konusmalar gecti bana dunyanin donunu insanlar getirecek dediler ben neden nasil olur dedim insan bu dunyanin sonunu getirince nerede yasayacak dedim hafif bir gulumse atti dunya ya yaklasmistik mavi gezegen yaklastikca belirginlesiyordu dunya semalarina indik  hafif usume vardi uzerimde beni aldiklari yere biraktilar uyandim gunes dogmak uzereydi titriyordum yasadiklarim bir ruyami yoksa gercekmi bilmiyordum

karanlik gece Where stories live. Discover now