Akıp gitmiyor Zaman senden aldıklarının dibine vurmadıkça.Hep daha fazlası daha fazlası.Kimliğini hırs bürümüş hayat,yeni zorluklarla güne merhaba demeyi bile çok görüyordu insanoğluna.Zaten katılaşmış kalplerimizin sebebi de bu değil mi? Artık düşünmüyor değilim; Alınacak neyim kaldı benim? Canım mı? Ruhum mu? Kalbim mi? Ailem mi? Bedenim mi? Ben bunların hepsini vermedim mi?! Ben neyimi paylaşmadım ki hayatla? Her şeyimi ona verdim ben.Hiçbir şeyim kalmadı benim.Elimde tutabileceğim,bu benim,benden asla alamazsın diyebileceğim hiçbir şeyim hiç kimsem kalmadı.Niye yaşıyordum ki? Bir amacım yok,bir hayalim yok,bir kurtarıcım yok.Ne boş biriymişim ben.Ne acizmiş bedenim,insanların hayatlarına hiç acımadan darbeler indiren hayata karşı.Ne ürkekmişim! Ne korkakmışım! Saçlarımı hızla çekip İstanbul Boğaz'ına karşı bağırdım. "Yalvarırım bırak beni.Benden alabileceğin hiçbir şey kalmadı.Teslim oldum! Kabul ediyorum acizin tekiyim! Yarın uyandığımda tekrar hiçbir şey olmamış gibi devam edeceğim! Kimseye bir şey anlatmadan,konuşmadan,susacağım! Sadece susacağım,yemin ediyorum! Sorgulamayacağım,üzülmeyeceğim ama yeter ki bitsin,n'olur.Çok ağır geliyor,kaldıramıyorum." Hıçkırarak diz çöktüm."İtaat edeceğim..." Ben böyle değildim.Ben kalıplara sığmayan,bunun için herkesi illallah ettiren kızdım.Bana ne olmuştu böyle?! Ama kararlıydım bu sefer susacaktım.Belki bu sefer bir şeyler değişirdi de acı çekmezdim.Mutluluğu bir kenara bıraktım,hissizleşeyim bu yeterdi bana. Bitti... Artık yok olma vakti... Elimdeki bıçağı sıkıca kavradım,yavaşça yukarı doğru kaldırdım.Lanet olsun! Ellerim titriyordu.Bunun sadece soğuktan olabileceğini düşünüp göz ardı etmeye çalıştım.Tam hızla indiriyordumki birinin bileğimden hızla kavramasıyla durdum.Elimde ki bıçağı hızla çekip denize doğru fırlattı.Bunu kimin yaptığını görmek için başımı kaldırdığımda sadece karanlığa doğru yürüyüp giden bedenini gördüm.Kimdi bu?! Bunu da boş verdim diğer her şey gibi. Gözümü denize çevirip dakikalarca oturdum.En son ayağa ne Zaman kalktım hatırlamıyordum ama sabah uyandığımda başım fena derecede ağrıyordu.Yatakta bir süre boş boş tavana bakıp midemin rahatsız seslerine yenik düşerek yorganı üstümden atıp aynanın karşısına geçtim.Geçtim geçmesine de geçmez olaydım.Saçlarım bülbül yuvasına dönmüş,gözlerim şiş ve mor,burnumun ucu ve dudaklarım kıpkırmızıydı.Ayrıca dudaklarım normal büyüklüğünün 3 katı olmuştu neredeyse.Bundan kötü başka ne olabil- İç sesimi bölen ses maalesef alarmın o iğrenç sesiydi.Bir insan hafta sonuna ne diye alarm kurar ki? Alarmı kapatmak için telefonu aldığımda ekrandaki şeyi görmemle gözüm mümkün olabildiğince açıldı. Şaka?! Bugün okul mu var?! Ve bu halle mi?! Tamam insanların benim hakkımda ne düşündüğü umrumda bile değil ama bir insanın sana "Sen ağladın mı?" Diye sorması çok kötü bir durumdu.Ağladıysam ağladım sana ne ya.Hemen banyoya koşup sıcak ve kısa bir banyo yaptım.Çıktığımda ise üzerime siyah bol bir gömlekle siyah dar bir kot giydim.Saçlarımı kuruladıktan sonra hiçbir şekil verme ihtiyacı duymadan açık bıraktım.Turuncu saçlarım zaten yeterince dikkat çektiği için birde saçımla uğraşamazdım.Bilekliğimi ve bordo saatimi taktıktan sonra spor ayakkabılarımı ayağıma geçirdim.Şaka mısınız siz? Tabii ki dışarıda giydim.Ev kirlenir yoksa.Bugün biraz yürümek istediğime karar verip istikametimi markete doğru çevirdim.'O kadar yol yürüyeceğim,acıkırım ben' diye düşünüp markette elime ne geçtiyse almıştım.Browni,rulokat,çikolatalı kek,muzlu süt,hazır puding daha neler neler.Sanırım bunun tek iyi yanı,kilo almamamdı.Hayvan gibi yememe rağmen 50 kiloydum.Biliyorum,benden nefret ediyorsunuz.Bunları yiyene kadar neredeyse 15 dakika geçmişti.Gitgide azalıyordu bu sürem. Öyle böyle okulun önüne geldim,tabelalara bakarak sınıfımı aramaya başladım.Koridorlarda kimsenin olmaması benim için bir avantajdı aslında,tabii dersin başlamış olduğunu gözardı edersek.Kafamı koridorun sonundaki son sınıfın tabelasına çevirdiğimde sınıfı bulduğum için neredeyse karalara bağlayacaktım ama ecelden kaçış yoktu.Kapıyı çalmadan içeri girdikten sonra gözümü ilkin hocaya sonra sınıfın üstünde gezdirdim.Çok büyük bir odaydı ve herkes birbirinden uzakta bir yerde oturmayı başarmıştı.'Sınav haftası gelince Nasıl da koyun koyuna olacaklar ama.' Diyen iç sesime hak verdim.Kendimi en arkalarda boş bir sıraya attığım gibi kafamı sıraya koyup gözlerimi kapattım.Durun size biraz görüntümden bahsedeyim.Turuncu saçlarım ve yeşil gözlerim var.Ayrıca dudaklarım biçimli ve biraz büyük.Tenim aşırı derece de beyaz.Sonra 1.72 boyundayım.İnşAllah daha da uzayacağım.-Yazar fazla kısa.Çaktırmayın ha-
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Ruh halime geçeyim.Aslında çok fazla gülerim.Bir yere oturdum mu kalkmak bilmem.Ayıptır söylemesi -valla yazar bu huyundan hiç şikayetçi değil.Çok üşengeç bir kızım ben ya.- biraz fazla üşengeçimdir.Ha birde yavaşım ben.Basketbol oynamaktan nefret ederim ama voleybolda çok iyiyimdir.Hiç kimseyle bir şeyimi paylaşamam.Sır gibi mesela yoksa cömert kızımdır ben.Sert bir yapım var asla haksızlığa gelemem.Ve en sevdiğim iki özelliğim: Güçlü ve hazır cevabım.Anında lafı tak diye geçiririm.Çok iyi bilek güreşi yaparım.Neyse ya çok anlattım.Zamanla zaten daha iyi tanırsınız beni. Dersin bittiğini belirten zil sesini duyduğumda derin bir oh çektim.İlk günden kimya gerçekten hiç çekilmiyordu.Böyle böyle bir kaç dersi atlattıktan sonra kapı açıldı.Ben artık o kadar sıkılmıştım ki hemen kafamı kapıya çevirdim.Ama o da ne?! Taş + Kaya + Meteor hatta ve hatta kayaç!! Tabi ben bunların hepsini içimden söyledim.Dışımdan normal bir insan gibi gözüktüğüne eminim.İyi güzel hoşta niye herkes bana bakıyor.Yoks- Hadi canım?! Şaka?! Biri beni öldürsün!!!! Sınıfa yeni gelen çocuk kendinden emin,özgüvenli bir şekilde sırıtırken ona ve diğerlerine 'Ne bakıyorsunuz?!' Dercesine baktım.Hepsi kıkırdayıp önüne dönerken ben sadece göz devirdim.Yanımda hafif bir esinti olunca kafamı çevirdim ve ne göreyim?! Bu yeni çocuk benim yanım oturmuş.Benim az önce içimden söylediğimi sandığım her şeyi bu da duymuştu.Rezillikte üstüme bir insan evladı yok bence.Kafamı hemen önüme çevirdim.N'olur bir yorum yapmasın.N'olur n'olur n'ol- "Az önce yaptığın şeyi herkes yapıyor ama içinden.İlk defa senin kadar hızlısını gördüm." İlk.Defa.Benim.Kadar.HIZLISINI!!!!! "Egonla tanıştığımıza göre kendisi aradan çekilsin.Ben diğer tarafınla muhattap olayım." Bu çocuğun yüzü niye bu kadar sert acaba? "Diğer tarafımla.Hmmmm..." Ne dediğini anlamadığım için boşverip tahtaya döndüm.Aklıma bir fikir geldi! Yeminle geldi! "Ayrıca kim benim sana onları söylediğimi söyledi ki?" Anlamayan gözlerle bana bakınca dudağımın bir kenarı hafifçe kıvrıldı.İşaret parmağımla tahtayı gösterip tepkisini beklemeye başladım.Tahta da,hocanın bize anlattığı taşlar adlı bir konumuz vardı.Ben bunu daha önce Nasıl akıl edemedim ya?! "Öyle olsun bakalım." Oylo olson bokolom.Gıcık! Bir şekilde bu dersi de atlatıp son derse girdik.Üniversite değil mi bu ya? Girmeyeceğim bu son derse.Zaten yanımda ki iki ders önce gitmişti.Yalnız o giderken çocuğu arkadan incelemiştim de çok yapılı bir vücudu vardı.Ben niye hala çocuk diyorsam? Adı var onun.Uraz.Adı da çok güzel maşAllah.Ama şunu belirteyim ki,gerçekten hoşlanmadım.Yüzü güzel tamam ama kendimden asla öyle bir şey beklemem.Benim bu yaşıma kadar bırak sevgiliyi,ilk öpücüğü Dışımdan "Of bu çok yakışıklı" dediğim bile olmamıştı.Asla yani.Eve girip kendimi hemen koltuğa attım.Kesin bu gün burada uyuyakalacaktım.Ya da yok,kalmayacaktım.Çünkü ben çok açııımmmm!!!
Bu benim ilk hikayem wattpad'de.Yazım yanlışım,saçmalamalarım falan olursa bu ilk heyecana verin.Birde vote ve yorum yapmayı unutmayın.Hani siz Nasıl kendi hikayenize vote ve yorum yapılmasını isterseniz benimkine de öyle yapın.Çünkü bu yazmamda çok önemli bir rol taşıyacak.Emin olun. Neyse çok konuştum ben.Hadi o elleriniz voteye.Vote verip yorum yapan,inşAllah matematik sınavından 100 alır.😎😂