Bölüm 1 ♤ "Yeni başlıyoruz"

946 110 35
                                        

1.Bölüm:"Yeni başlıyoruz"


Mâlum bir hayatım vardı. Eziklikten yana olan... Yorulmuştum, kesinlikle yorulmuştum.
Ayaklarımın 15 cm olan lanet topuklular yüzünden su topladığına kalıbımı basardım. Ayrıca bana sürekli zorluk çıkaran ve ağrıdan kıvrandıran topuk dikenlerimi unutmamalıyım...

Saatlerdir bir ileri, bir geri koşturup duruyordum. Neden mi?

Çünkü; o her zaman büyük başarıları ve sertliğiyle bilinen 'Karaaslan' holding'in sahibi Ecevit Karaaslan'ın herkesi büyük şoka ittiği kaçamak sonucu olan gayrimeşru çocuğu bugün herkes tarafından tanınacaktı. Bütün çalışanlar buradaydı. Ayrıca sosyetede tanınan bir çok isimde.

Az sonra gereğinden fazla şatafatlı sahneye çıkarak, artık bir değilde, iki varisi olan bir baba olduğunu herkese gösterecekti. Her ne kadar bu olanlardan sıkılmış olsam da heyecanlıydım. Nedense içimde bir merak vardı. Kim olduğunu merak ediyordum. Sanki bana ne ise..

Kolumun dürtülmesiyle yavaşça arkamı döndüm. Karşımda insan kaynakları müdürü Elif Hanım vardı. Ah, bu kadını sevmiyordum! Sürekli işimi beceremediğimi söyleyip duruyordu. Allah aşkına daha işimi ne kadar mükemmel yapabilirdim. Benden asla memnun değildi. Ayrıca... çirkindi?

"Sakın yanlış bir konuşmana şahit olmayayım Riva! Bu akşam senin şaşkın tavırlarınla uğraşamayacağım," dedikten sonra çok acelesi varmış gibi koşturarak yanımdan uzaklaştı. Arkasını dönerken o her daim yanık kokan sarı saçlarını yüzüme vurmuştu. Saçlarını yakmayı çok iyi beceriyordu. Bu iğrenç bir kokuydu. Elif Hanım'ı daha fazla umursamamam gerektiğini kendime hatırlatarak etrafımı incelemeye devam ettim. Sonuçta burada moralimi bozan tek kişi o değildi. Çok büyük bir şirkette stajyerlik yapıyorum diye sevinirken, bir tarafımsa buna üzülüyordu. Çünkü buraya içim bir türlü ısınamamıştı. Staj bitmişti. Stajdan sonrada burada çalışmaya devam ediyordum.

Ecevit Bey'i pek göremezdim. Onunla doğru düzgün konuşmamıştım bile. Her gün gelip işimi yapıp dümdüz eve gidiyordum. İşle ev arasında mekik dokuyordum sadece. Lise zamanlarımda her ne kadar eğlenceli bir hayatım vardıysa şimdi bir o kadar sıkıcı bir hayatım vardı. Gerçi hala fazlasıyla neşeli, konuşkan ve girişken bir insandım. Güzellik standartına göre ortalama biri olsam da her ortamda  atılgan olmamdan dolayı fazlasıyla dikkat çektiğim de bir gerçekti.

"Sende sıkıldın değil mi?" Hemen yanımdan gelen sesle girmiş olduğum düşüncelerden çıktım. Burada tek iyi anlaşabildiğim Esila gelmişti. Her ne kadar konuşkan ve cana yakın biri olsam da birçok kadın tarafından sevilmiyordum. Kimse benimle doğru düzgün arkadaşlık kurmuyordu. Bu yüzden tek sevdiğim kişide Esila idi.
Gülümseyerek yüzüne baktım. "Bitse de gitsek. Adam resmen herkesi iki saattir dikti buraya, bırakmıyor gidelim."

Kafasını salladı. "Aslında bizim yapacak bir işimizde kalmadı. Mesai saatimizde bitti. Şuan sadece Ecevit Bey'in oğlunu görebilmek için buradayız. Peki gerçekten görmek istiyor musun ki?"

Gözlerimi kısarak gülümsedim. Beni yoldan çıkaran kötü bir arkadaş. "Kesinlikle umurumuzda değil. Hadi gidelim." Gülerek kol kola girip hızlıca yürümeye başladık. Aslında merak ediyordum ama yine de bu bunaltıcı ortamdan çıkmak istiyordum. Onu daha sonrada görebilirdik. Elif Hanım her neredeyse bizi görmemeliydi. Sonra surat asarak buradan bizi yollamamak için elinden geleni yapardı, sevimsiz. Kapıya doğru giderken garsonun elinde getirdiği kırmızı şaraptan elime alıp yudumlamaya başladım.
Esila beni cekiştirerek yürürken konuştu ."Aslında yemeğe gidelim ve birer kadeh içelim he ne dersin?" Teklifi cazip gelmişti.

PESPAYEStories to obsess over. Discover now