Selamlar ben Çağkan , anlatayım;

14 1 0
                                        

Size son birkaç ayımdan bahsedicem . 31 Mart 2016 tarihinde konuşmaya başladığım , daha doğrusu ‘tekrar’ konuşmaya başladığım güzeller güzeli bir kızdan bahsedicem . Ona başlamadan önce söylemem gerekenler de var . Ben o güzeller güzel kızla 14 Ekim 2013 tarihinde de 4 aylık bi ilişki yaşamıştım . Benim ilk ciddi ilişkimdi o ve ‘İlk aşkım’dı . 24 Şubat 2014 tarihinde o aşık olduğum kızla ilişkim bitti , daha doğrusu bitmek zorunda kalmıştı . Sonrasında o biten ilişkiyi yaklaşık 100 kere düzeltme fırsatım olmuştu . Düzeltmedim , nedenini ben bile bilmiyorum . O ayrı kaldığımız zamanda hala beni seviyoken neden ona geri dönüp ‘’Seni seviyorum’’ diyemedim bilmiyorum . Bunun yanında daha bir çok hata da yaptım tabi . Bütün suçlu bendim o ilişkinin bitmesinde ve bi daha başlamamasında . Aklımı sikeyim . Nerdeydi benim beynim 2014′te . Her ne ise . 31 Mart 2016 tarihine geri geleyim . 30 Mart’ta beni ‘’Snapchat’’ isimli sosyal medya programından tanımadığım birisi ekledi . Bir sürü tanımadığım kişi ekliyodu açıkçası ama şöyle bi sorun vardı . Telefon numaramla eklemişti beni ve ben onun kim olduğunu bilmiyodum . Numaram neden ondayı hiç bir fikrim bile yoktu , kimdi o ? .  Okuldaydım o beni eklediğinde . Eve döndüğümde mesaj attım . ‘’Kimsin , numaramı nerden buldun’’ tarzı bi mesajdı . ‘’Bi arkadaşım verdi numaranı seni eklememi istedi’’ gibi bi şeyler söyledi . O arkadışın kim olduğunu sorduğumda bana 24.02.14 tarihinde ayrıldığımız o güzeller güzeli kızın ismini söyledi . ‘’Tamam sorun yok kalabilir ekli’’ dedim . Çünkü artık o güzeller güzeli kızın benim ‘Snap’lerimi gördüğünü biliyodum . Evde otururken aklıma ‘’madem benim paylaştığım resimleri görüyo ben de bi gönderme yapıyım ona’’ dedim ve bana 2 yıl önce hediye ettiği ‘Eminem’ albümünün fotoğrafını çekip , üstüne ‘’Bunu hala saklıyorum’’ yazmıştım . Ertesi gün okula gittim . Sıramda oturup boş boş insanları izlediğim bi anda telefonumda bi mesaj belirdi . Beni numaramla ekleyen kız mesaj attı. Ama mesajı o hesabın sahibi kız değil , o güzeller güzeli kız atmıştı . ‘’Ben mi vermiştim onu sana’’ yazıyodu . Albümden bahsediyodu . Kendsinin aldığını falan gayet de biliyodu aslında . Sadece bilmemezlikten geliyodu beni umursamıyo gibi yapmak için . Neyse 31 Mart günü onun o mesajıyla konuşmaya başladık biz tekrar . Konuşma garip bi şekilde ilerlerken bi anda kendimizi o ayrı kaldığımız 2 yılda birbirimizi ne kadar özlediğimizden bahsederken bulduk . Ona o 2 yılda yaptıklarımdan bahsettim . Kalbimde ondan sonra büyük bi boşluk olmuştu . Ona olan sevgimin , onun bana olan sevgisinin boşluğu . O 2 yıl boyunca ben o boşluğu doldurmak için saçma şeyler yaptım . Tuhaf kızlarla birlikte olup hepsini o boşluğu doldurmaya zorladım . Kimse dolduramadı ama o boşluğu . Dolduramazlardı da , onun yeri apayrıydı benim için . Ona bundan bahsettim , o da 2 yıl boyunca bana yazdığı mektuplardan ve sonu hep benimle biten şiirlerden bahsetti . Bana hiç bi zaman ulaştıramadığı için o mektupları ve şiirleri çok üzülüyodu . Bunu hissedebiliyodum . Neyse o 31 Mart’tan sonra günler geldi geçti . Biz her gün konuşuyoduk . Okuldayken birbirimizle mesajlaşmaktan başka bi şey yapamıyoduk (ayrıydı okullarımız tabi) . Ben artık derlserimi dinlememeye başlamıştım onunla mesajlaştığım için . O kadar mutlu oluyodum ki çünkü onunla konuşurken ; yüzümden tebessüm  eksik olmuyodu adeta . Biz böyle mutlu mutlu konuşurken geçip gidiyodu günler . Bİ gün ben evdeyken bana sadece benimle konuşmak için açtığı Twitter hesabından bi mesaj attı . O mesajda ‘’Yarın sabah 7:40 falan gibi X parka gel’’ yazıyodu . Çok heycanlanmıştım ben de ‘’tamam olur tabiki’’ dedim . Bana bi şey vermesi gerektiğini ve çok önemli olduğunu söylüyodu . Ne vericeğini çok merak ediyodum ama asıl o buluşmayı isteme sebebim bana vericeği şey değil 2 yıl aradan sonra onunla ilk defa yüz yüze görüşme fırsatım olmasıydı . Kafamda ona diyceğim bir sürü şey planladım ona söylemek için ve ertesi sabah bana söylediği parka gittim . 7:40 gibi gelirim demesine rağmen ben saat 7′de parkta olmuştum . Ayakta bi süre bir  sağa bir sola yürüyüp onu bekledim . Sürekli sokakları kontrol ettim geliyo mu diye ve en sonunda yorulup bi banka oturdum . Ben oturduktan sonra bi sokaktan onun geldiğini ve parka doğru yürüdüğünü gördüm . Ayağa kalktım onun gelişini izledim . Onu o sokakta gördüğüm saniyeden itibaren kalbim hızlıca çarpmaya başladı , sanki yerinden çıkıcak gibiydi . Onun o sokaktan gelişin gördüğüm anı unutamıyorum . Ne ise ; Yanıma geldi karşılıklı ‘Günaydın’laştık . Bi süre sessizlikten sonra bana bi tane zarf verdi ve şöyle söyledi ; ‘’Yanında birisi varken açma , yanlızken aç bu çok önemli benim için lütfen’’ diye bi kaç kez tekrarladı . ‘’Tamamdır’’ dedikten sonra çantama kaldırdım verdiği zarfı . Bi sessizlik oldu sonrasında . Bakıştık bi süre ayakta karşılıklı dururken . Ertesi geceden kafamda ona diycek bir sürü şey planlamıştım ama o an hiçbirini söyleyemedim . Ve o sessizliği benim bi cümlem bozdu ; ‘’Sarılabilir miyim ?’’ dedim ona ve bana bi süre baktıktan sonra kollarını açtı . Sarıldım ona , iyice kokusunu içime çektim ama kısa bi süre sonra bıraktım sarılmayı . Neyse o sabah için ayrılık vakti gelmişti artık . ‘’Okulda yazarsın’’ tarzı bi son cümleden sonra ayrıldık . O metroya doğru ve ben de otobüs durağına doğru aksi yollara yürümeye başladık . Okulda yine mesajlaşıyoduk o gün her şey güzel gidiyodu . Neyse o gün bitti ben eve döndüm ve bana verdiği zarfı açtım . İçinde yıllardır bana ulaştıramadığı mektuplar ve şiirlerden birkaç tanesi vardı . Zarfa ve kağıtlara parfümünü de sıkmıştı . Okudum hepsini teker teker . Okuduğum şeyler o kadar anlamlıydı ki hepsini bitirdikten sonra ağlamaya başladım ve ona mesaj attım . Teşekkür eden ve daha önce hiç böyle bi şey almadığımı söyleyen bi mesaj attım . Aşırı anlamlıydı benim için çünkü .  Bir kaç gün sonra tekrar parkta buluşmak istedim . Ben de ona bi kitap vericektim hediye olarak . Bana bi kitaptan bahsetmişti , o kitabı çok sevdiğini ve o kitabın anlamından bahsetmişti . Kendisinde de varmış o kitap ama daha sonrasında birine vermiş. Ben de bi gün evden dışarı çıkıp aldım o kitabı ve parkta buluşmaya çağırdım . Buluştuk yine aynı sessiz bakışma vardı aramızda . Kitabı verip sessizliği bozdum . Aldı kitabını teşekkür etti sarıldı ve çantasında kaldırdı o da bana Piko denilen portakallı ve çıtır patlaklı çikolatadan verdi . En sevdiği çikolataymış . Çantama kaldırdım onu , teşekkür ettim . Konuştuk kısa bi süre ve yine ayrılık saati gelmişti o gün için . Ayrılmadan önce sarıldım ona , sımsıkı sarıldım . Başımı onun boynuna gömüp saçlarını kokladım . Ve sarılırken ona ‘’Seni seviyorum’’ dedim . Bi tepki vermedi sarılmaya devam etti ve o gün de ayrıldık . İlk defa seni seviyorum diyebilmiştim ona yüzyüzken . 2 yıl sonra ilk defa yani . Neyse biz o parkta her sabah buluşmaya başladık ve ben her buluşmanın sonunda ona sarılırken ‘’seni seviyorum’’ diyodum . Bi gün yine buluştuk konuştuk falan yine ayrılık vakti geldiğinde ona sarılarak ‘’seni seviyorum’’ dedim ama bu sefer farklı bi şey olmuştu . Bi yandan biz sarılmaya devam ederken bana ‘’ben de seni’’ dedi sessiz bi şekilde . Aşırı mutlu olmuştum onu duyduktan sonra ve okula gittikten sonra mesaj attım ona . ‘’Ben de seni’’ demesinin beni ne kadar mutlu ettiğinden bahsettim . O da bana ‘’onu senin duymaman gerekiyodu sessiz söyledim’’ gibi bi şey demişti ve ben de ‘’iyi ki duydum çok mutlu etti gerçekten dedim’’ . Herneyse günlerimiz böyle geçmeye devam ediyodu yine okulda bütün gün onunla mesajlaşıyodum . Sırf o yüzden derslerimin düşüşte olduğu baya belliydi . Neyse biz yine buluşup konuşmaya devam ediyoduk . Bi gün ben bi apartmanın merdivenlerinin fotoğrafını çekip ona attım hiç bi şey demeden . O merdivenin ne olduğunu biliyodu . 2 yıl önce bi okul günü onunla oturduğumuz bi merdivendi . Bana ertesi gün park yerine o merdivene gelmemi söyledi . Sabah gittim , buluştuk , merdivende yan yana oturduk 2 sene öncesinde olduğu gibi . Ondan sonraki her gün biz o merdivende buluşmaya başladık . Her sabah yan yana oturup konuşup birlikte metroya doğru yürüyoduk . Artık otobüse gitmiyodum . Sırf onunla daha fazla yürümek için birlikte metroya yürüyodum . O merdivende buluştuğumuz her gün birbirimize daha fazla yaklaşıyoduk . Bi gün ona kolumu atıyodum , bi gün de alınlarımızı birbirimize yaslayıp onun yüzünü okşuyodum . 2 yıl önce yine aynı yerde ona anlımı yaslayıp yüzünü okşamıştım . Günler geçti biz git gide yakınlaştık birbirimize . Fakat şöyle bi sorun vardı ki bunların yaşandığı aylar boyunca onun sevgilisi vardı ve bunların hepsi gizli gizli yaşanıyodu . 16 aylık sevgilisi vardı . Bana şimdi ‘’16 aylık sevgilisi varmış piç salsana kızı’’ demeyin . veya onun neden ayrılmadığını sormayın . Açıklaması çok zordu çünkü . Ve 7 Nisan denilen bi tarih geldi . Biz çıkmaya başladık yaşanan bi olay üzerine . Yani resmi olarak çıkmaya başladık . O da sevgilisinden ayrılmıştı . 2 gün sonra o sevgilisinden ayrı kalamadığını falan söyleyerek ayrıldık . Bi kaç gün aramız soğuk kaldıktan sonra yine eskisi gibi buluşmalara falan devam ettik . Sevgili gibiydik , ama değildik . Onun sevgilisi zaten vardı amk . Aradan aylar geçti biz iyice yakınlaşmıştık birbirimize , öpüşmeye bile başlamıştık . Tabi hala haberi yok o çıktığı çocuğun . Aylar geçti benim ailemde ciddi bir kaç problem oldu , anneannem vefat etti , annem ise hastaneye kaldırıldı ve şu an bitkisel hayatta yaşıyo annem . Ölmesi an meselesidir . Benim psikolojik olarak bi kaç sorunum vardı onla ilgili bi kaç olay yaşandı . Yarrak gibiydi hayatım kısaca . Ama o benim yanımdaydı bütün bu olaylar boyunca. Hayatımda tek düzgün giden şey onunla olan ilişkimdi . Çıkıyoruz sonuçta ama onda bile bi sorun vardı . Sevgilisi vardı işte . Benim ailem olmuştu o . Resmen ailemdi . Huzur veriyodu bana resmen . Neyse bi kaç sorun atlattık birlikte . Bi kaç değil yüzlerce sorun atlattık . Çok kez düşündü kendisi de ‘’öbür sevgilisi’’ konusunda ne yapıcağını . Ben ona o kadar çok aşıktım ki onu paylaşmayı resmen göze alıyodum amk . Acı çeke çeke içim yana yana seviyodum onu . Öbür tarafta o çocuğun hala haberi yok tabi neler olduğundan . O hala o çocukla birlikte bi yandan . Ama benimle daha yakın olduğu söylenebilir . Şu son birkaç gündür o çocuğa mesaj bile atmıyo benle konuşmak için , ayrılmıyo da ama . Neyse günümüze geliyim . Biz çıkıyoruz şu an ve çıkma tarihimiz olarak da 7 Nisan’ı sayıyoruz . Bugün ayın 6′sı . Yarın 4. ayımız olucak . Ne yapıcaksınız derseniz de , bilmiyorum ama tek bi gerçek var ki onu bu denli paylaşmak aşırı acı verici bir şey bunu söyleyebilirim . Neyse ki bu acıyı çekebilcek kadar aşığım ona. Ona olan aşkım için ne acılar çektim ben zaten .Tek istediğim ondan ayrılması . Eğer ondan ayrılısa dünyanın en mutlu insanı olabilirim ve onu dünyanın en mutlu insanı yapabilirim . Mükkemmel  bi ailemiz olucak bir sürü hayalimiz var , çocuk , evlilik falan falan .  Ne sikimdarsa artık . Bunu neden anlattım bilmiyorum . Sosyal medya tuhaf bir şey sonuçta . Bunu o da okuycak yüksek ihtimal ve burdan son mesajım , son cümlem de ona . ‘’Seni çok seviyorum güzeller güzeli Melodi’m , umarım bi gün doğrunun kim olduğunu farkedip ondan ayrılırsın . İyi ki  varsın hayatımın anlamı . Unutma bundan sonraki hayatımızda hiçbir sorun yaşamıycaz . Çok ama çok aşığım sana . Umarım artık daha fazla bana seni paylaşma acısını yaşatmassın ve seninle birlikte ne kadar mutlu , sonsuza kadar mutlu olabilceğimizi ve mükkemmel bir ailemiz olabilceğini görürsün . Seni çok seviyorum güzel meleğim iyi ki benimsin’’

Özlemek ve ÖzlenmekHistórias para pegar e não largar. Descubra agora