Buraya başlangıç tarihinizi yazabilirsiniz :)
Bu benim ilk cinayet kitabım, yazmayı sınavlar nedeniyle bırakmıştım. Şimdi devam etmeye karar verdim. Yorumlarınızı bekliyorum.
O gün her şeyin başlangıcıydı... O gülümseme, o içten bakış... Gözlerini alamadı dakikalarca... Gerçek olabilir miydi böyle bir şey? Tam ümidini kaybetmişken böyle duygular beslemek? Gerçekten var mıydı ilk görüşte aşk? Evet eğer aşk buysa harika bir şeydi... Daha önce hiç böyle hissetmemişti. Kalbinin çarpıntısı çok yükselmişti. Duyacaklar korkusuyla oradan uzaklaştı... Ne yapmalıydı şimdi? Açılmalı mıydı? Dalga geçer miydi, seni seviyorum diye bağırsa? Cesaret edemezdi... Ona ulaşmanın yollarını düşünmeliydi.
Serin bir ekim sabahı cesaret toplayıp konuşma açtı ilk mesajını attı.
"Merhaba. Rahatsız etmiyorumdur umarım?"
"Merhaba hayır etmiyorsun."
Kız konuşmayı sürdürmek için uğraştı ama nafile.. Umudunu kaybetmemeliydi. Daha yarınlar vardı öyle değil mi? Ertesi gün tekrar mesaj atmak için açtı Facebook'u ama o da ne? Engellenmiş! Acaba bir hata mı yapmıştı selam vermekle? Başka bir sebebi mi vardı yoksa? Ne yapmalıydı şimdi başka nerelerden ulaşabilirdi. Tekrar mesaj mı atmalıydı? Yoksa gurur yapıp susmalı mıydı? Ah, hayır sevda da gurur olur mu hiç? Kalbin rahat bırakır mı ki? Böyle bir şey mümkün değil ki... Kalbini susturamazsın... Tekrar denemeliydi. Neden engellendiğini öğrenmeliydi... Mesaj attı. "Merhaba bu sabah uyandığımda engellendiğimi gördüm. Bir hata mı ettim? Başka bir sorun mu var? Hata yaptıysam özür dilerim..." şimdi cevap beklemeliydi heyecanla... Günler geçti... Haftalar geçti... Aylar geçti... Hala cevap yok! Başka yollar bulmalıydı. Kolayca vazgeçemezdi!
Başka yollar aradı... Bu sefer başka bir sosyal siteden mesaj attı. "Mesaj atmıştım eğer gördüysen. Cevabı hala bekliyorum. Sevgiler!" yine beklemeye koyuldu... Günler günler geçti... Hala cevap yok! Bu ne demekti böyle? Sevgisinin karşılığı bu muydu? Vaz mı geçmeliydi? Kalbi acı çekiyordu. Bunu hakedecek ne yapmıştı? Bu kadar mı kötü bir insandı? Şimdi ne yapmalıydı? Asla vazgeçmemeliydi... Bir yol daha mutlaka vardır. Düşündü düşündü.. Arkadaşlarına ulaşıp onun hakkında bilgiler edinebilirdi belkide... Aklına yattı bu fikir, arkadaşlarını aramaya koyuldu...
Ah sonunda yakın bir arkadaşına ulaştı. Ona yaptıklarını anlattı neden böyle bir şey yaptığını sordu. O yakın arkadaşıydı bilirdi. Bilmeliydi... Bu çok önemliydi. Ve sonunda numarasını aldı ve ne yazacağını düşünmeye başladı...
Ve başladı yazmaya: "Merhaba ben mesaj atmıştım sana ama cevap alamadım. Yanlış anlaşılmaktan korkuyorum. Sana bu mesajı bir şey itiraf etmek için atıyorum. Günlerce bir tane mesajını bekledim. Niye biliyor musun? Çünkü seni seviyorum! "Seven sevdiğine sevdiğini söylesin" sözüne bağlı kalarak söylüyorum bunu. Belki yine engelleyeceksin. Okuyup bırakacaksın. Ama ben bu mesajı attığım için asla pişman olmayacağım. Bana bir mesaj atman emin ol beni çok mutlu eder. Bekliyorum..." bu sefer mesaj atar mıydı ki? Derin düşüncelere dalmıştı ki telefon titredi... 1 yeni mesaj! Heyecandan telefonu açamadı elleri titriyordu... Evet mesaj ondandı! Heyecanla okumaya başladı...
"Üzgünüm. Yazdığın şeyler çok güzel. Ama seni sevgilim olduğu için engelledim. Elimden bir şey gelmez."
Başından kaynar sular döküldü... Elleri daha çok titremeye başladı. Gözleri doldu. Boş bir umudun peşinden mi koşmuştu? Ne yazmalıydı şimdi?
"A, sevgilin olduğunu bilmiyordum. Bilseydim yazmazdım üzgünüm..." kalbi paramparçaydı söküp atmak istedi... Ağlamaya başladı. Elinden başka bir şey gelmiyordu şuan da... İlk defa aşık olmuştu, ve daha ilk darbesini tek bir mesajla almıştı. İlk defa canı bu kadar yanıyordu...
Sevmek çok saçma diye bağırdı.
Aklına kötü kötü düşünceler geldi. Beyni zonkluyor sesler gidip geliyordu. Etraf bulanıklaştı. Gözleri karardı...
***
Gözlerimi açtığımda ışık gözlerimi kamaştırmıştı. Yanımda annem ve kardeşim uyuyuyordu. Ne oldu bana neden her yerim ağrıyor bilmiyordum. Yine bayılmış olmalıydım. Üzüntü ve streste bayılıyordum. Annemleri uyandırmadan doğruldum. Baş ucu masamda kumandayı gördüm. Sesini kısıp kanallarda dolanmaya başladım. Haberleri görünce zaplamayı bıraktım ve izlemeye koyuldum. Her zamanki olaylar vardı. Bizim ülkemizde hiç mi güzel bir olay olmayacaktı? Kanalı değiştirmek en iyisiydi, üzülmekten başka hiç bir şey elinden gelmiyordu. Bir sonraki kanalı açtığımda cinayet olduğu düşünülen bi ceset bulunmuştu İstanbul'da. Yine mi cinayet? Ne zaman insanların canına kıymaya son verilecek diye köpürmeye başlamıştım. Ekranda cinayete kurban giden kişinin resmini gördüğümde şoka girmiştim. Bu bu imkansızdı olamazdı! Sevdiğini itiraf ettiği adam! Gözlerini kapadı 10'a kadar saydı hayal görüyordu bu bi hayal olmalıydı. Gözlerini yavaşca açtığında aynı resim gülümseyerek bakıyordu.
"Tolga Akdemir'in otopsi raporu bekleniyor."
YOU ARE READING
CİNAYET-İ AŞK
Mystery / ThrillerBirini çok sevdiniz mi? Sevdiğiniz kişinin ölüm haberini alsanız ne yapardınız? İlk aşkınızın ölümünü görmek nasıl hissettirirdi? "Tüm hakları saklıdır."
