Hoşgeldiniz
Adınız:(takma ad kabuldür)
Yaşınız:
Bugün kü vaka biraz değişik çavuş ve deneyimli bir dedektif olan Roger Fleming otoyolda bir adamı vurdu. Leopold , Çavuş Fletcher ve siz bu olayı birlikye çözüceksiniz. Kolay gelsin.
Çavuş Fletcher kafasını Leopold'un olduğu yöne çevirdi.
"Bayan Fleming geldi, yüzbaşım." dedi.
"Al içeri," diye cevap verdi.Yüzbaşı Leopold. Pencere önüne giderek dışarıdaki haziran yağmurunu seyretti. Bazen mesleğinden nefret ettiği olurdu. Bügun de öyleydi...
Döndü, yazı masanın önünde genç ve sarışın bir kadın durmaktaydı. Bayan Fleming'i şöyle böyle tanıyordu; birkaç kez davetlerde karşılaşmıştı. Kadın bu sabah yorgun gözüküyordu; yüzünde buruşukluklar oluşmuştu.
"Buyrun oturun, Bayan Fleming. Bu koşullarda karşılaştığımız için üzgünüm. Ha bu arada buda yeni dedektifimiz buda Bayan Fleming Roger in eşi."
"Memun oldum. Demek söykenenler doğru."
"Malesef. Kocanız otoyolda bir adam vurdu."
"Şey onunla konuşabilirmiyim?"
Leopold önündeki evrakı düzeltti."Tabii. Ama önce bırakın da onunla ben konuşayım. Kocanız çavuş-dedektif olarak benim bölümümde çalışıyor. Görünüşe bakılırsa hiçbir nedeni olmadığı halde birini vurdu."
"Mutlaka nedeni vardır."
"Ama bize söylemedi. Ölünün arabası yolun kenarında bulundu. Kocanız o saatte görevli değildi; arabasını o arabanın arkasına park ettikten sonra adamı-hiçbirşey söylemeden-iki kurşunla öldürdü. Yoldan geçenler bunu görerek polise haber verdi. Az sonra da cinayet yerine bir devriye arabası geldi. Tam o sırada kocanız arabasıyla kaçmak üzereydi. Tutuklanırken hiç direniş göstermedi ama bu işi neden yaptığını da söylemedi."
"Vuran kişinin o olduğuna emin misiniz?"
"Konuşmaması ititraf haline gelir. Tabancasından iki kurşun atılmış. Birçok sürücü onu ve arabasını tanıdı."
"Peki, ölen adam kimmiş?"
"Henüz bilmiyoruz. Arabası Ohio plakalı. Ohio'da kimseyi tanıyor musunuz?"
Kadın kafasını iki yana salladı;"Hayır. Belki Roger adamı bir soygun sırasında görüp peşine takıldı? Böyle bir şey olamaz mı?"
"Keşke öyle olsaydı. Ama böyle bit soygun olmadı ki! Ayrıca ölünün üzerinde tabanca falan bulunmadı."
"Bu konuda Roger hiçbir şey söylemedi mi?"
"Hiçbir şey söylemedi. Belki size açılır. Sizi onun yanına götüreyim."
Kadını, hantal tahta bir masaya oturmuş olan Fleming'in bulunduğu sorgulama odasına götürdü. Dört sandalye, devlet başkanının resmi ve ufak bir mikrafon dışında başka bir eşya yoktu burada.
"Merhaba Roger," dedi Leopold.
"Merhaba-yüzbaşım".
"Şimdi konuşacak mısın, Roger?"
"Hayır, yüzbaşım."
"Bunu niye yaptın? Haa, niye yaptın?"
"Söyleyecek bir şeyim yok,yüzbaşım. Üzgünüm."
Leopold bir süre ona baktı; sonra, "Pekâlâ," dedi; "sizi yanlız bırakıyorum. Bayan Fleming, siz deneyin¡ Kocanız aklını başına toparlasın."
Çavuş Fletcher garajdaydı ve ölünün arabasını inceliyordu.
"Bir şey buldun mu?" Diye sordu Leopold.
"Araba çalınmış, yüzbaşı. Dün gece, Charles Motels'in park meydanından."
"Lanet olsun!" Leopold arabanın tekerlerinden birine tekme attı; "neden bir araba hırsızını vurduğunu söylemedi ki?"
"Bende bilmiyorum."
"Sen onu benden daha iyi tanıyorsun. Fletcher. Ne oluyor ona?"
"Bende o kadar iyi tanımıyorum."
"Evliliği nasıl?"
"Bildiğim kadarıyla iyi. İki çocuğu var."
"Ölen adam kimmiş?"
"Üzerinde cüzdan yoktu. Ama gömleğinde, yıkattığı çamaşırhanenin markası vardı. Oradan bulduk: adı Norman Rossitler. Maliye denetçisiymiş."
"Maliye denetçisindende otomobil hırsızı olur mu?"
Fletcher omuz silkti.
"Niye olmasın? O da insan değil mi?"
"Oto hırsızı ya kısa tur atar ya da onu kaçırır. Rossiter bunları yapıcak adam değil."
"Ama o civarda oturuyor. Belkide Roger onu tanıyordu."
"Karısına soralım."
Leopold, İris'i büroda buldu.
"Size birşey anlattı mı?" diye sordu.
"Hayır. Bana merak etmememi, her şeyin düzeleceğini söyledi. Ohio'lu adamın kim olduğunu sorduğumda cevap vermedi."
"Adam Ohio'lu değil." dedi Leopold;"araba çalıntı. Bildiğimiz kadarıyla ölen kişi Norman Rossiter adında bir maliye denetçisi."
İris Fleming düşüp bayıldı.
Çavuş Fletcher'in morali bozuktu; Leopold'un ki daha beterdi.
"Hep o üçlü hikaye," dedi Flecther;"kadının Rossiter le ilişkisi vardı ve Roger bunu öğrendi. Her gün rastlanan bir olay."
"Evet kadın ititraf etti. Ama bunu kocasının da bildiğinden haberi yoktu."
Fletcher bir sigara yaktı.
"Roger bunu bize neden söylemedi?"
"Bilmem ki!" Yüzbaşı görev listesine baktı."Roger gece yarısına kadar nöbetçiydi. Saat ikiye doğru Rossiter'i vurdu. Yani onu buluncaya kadar iki saat vardı. Nöbetten sonra Roger neredeydi?"
Fletcher sabah sporlarına baktı:"Alamanda Sokağı'nda bıçaklama. Karı-Koca kavgası."
"Tam onun branşı."
Telefon çaldı.
"Yüzbaşı Leopold."
"Ben Doktor Hayes. Otopsiyi bititrdik."
"Ee-e?"
"Bize bir uğrar mısınız? İlginç bir şey bulduk da..."
Doktır Hayes kısa boylu, ciddi bir adamdı; hiç gülmezdi şakadan anlamazdı. Leopold'u görünce masadan kalktı.
"Ölüyü görmek ister misiniz,yüzbaşı?"
"Şart mı?"
"Hayır."Yazılı kağıda bakarak,"Ölünün naşundan çıkan iki kurşun, Çavuş Fleming'in tabancasından atılmış. Labaratuvar verileri de bunu kanıtlıyor. Kurşunun biri şakağından, öbürü de boynundan girmiş."
"Hepsi bu mu?" diye sordu Leopold; düş kırıklığına uğramıştı.
"Polisin bunu cinayet yerinde saptamayaşı çok komik,"dedi doktor:oysa çok sıcak bir geceydi ve..."
"Ee-e?"
Hayes içini çekti;"Bir insan ölürkwn kanı, vücudundaki en derin yaradan akar. Oysa ölünün vücudynun üst kısmında hiç kan yok! Dediğim gibi, hava çok sıcaktı, yoksa ölüm katılığı çok önce başlardı..."
"Yani,Doktor sizce..."
"Evet,yüzbaşı. Bence adam, Çavuş Fleming'in onu vurduğundan en az iki saat önce ölmüş! İnce ve sivri bir bıçakla bıçaklanmış. Tam kalbinden."
Devamı yorum ve votelere bağlı bu arada hikaye Edward D. HOCH' a aittir. Kitabın adı sonra söylenilecektir. Yani hikaye bana ait değil bir kaç yeri değiştirdim.
Kolay gelsin dedektif....
VOCÊ ESTÁ LENDO
Dedektif Öyküleri
Mistério / SuspenseHiç dedektif olmak istediniz mi? İşte size fırsat isterseniz başlayalım...
