Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

Hayatta Kalma Mücadelesi

75 12 4
                                        

Yıl 2067..
Dünyada kalan insan sayısı.1.000.000.000
Hastalıklı insan sayısı(zombi):6.000.000.000

Dünya güzel günleri geride bırakıp artık hayatta kalma mücadelesi veriyordu.Tüm Dünyada boy gösteren   Gromodol Virüsü insanlığı yok edip bu dünyayı hastalıklı insanların olduğu korkunç bir dünyaya dönüştürmüştü.Tüm insanlık yok olmaya başlarken bu dünya da hastalık kapmayan insanlar da vardı.Onlar hayatta kalmaya çalışırken aynı zaman da bu virüs ile baş etmeye de çalışıyorlardı.

Sabahın ilk ışıkları yüzüme vuruyordu güneş yok olmuş gibiydi ne kadar yok olmasa da bu kapkara gökyüzünde güneş hiç de insana huzur vermiyordu.O eski güneşli günleri özlüyordum.Insanların piknik yaptığı plaj da guneslendigi denizde yüzdüğü o günler hiç aklımdan çıkmıyor.Kalbim küt küt atıyordu.Kendimi bir an önce hazırlayıp ailemle birlikte buradan uzaklasmalıydık.Buralar ilk haftalar güvenli olsa da koca bir virüs ordusu buraya San Fransiscoya geliyordu.Zaten burada olan virüslüler bitmemişti her gecen gun artıyordu bu yuzden burası artık guvenli değildi.Bir güvenli bölge  bulmaliydik veya kamp ama nerede bilmiyorduk.Ne bir telefon ne de bir haber hiç bir şey yoktu.Odamda çantamı hazırlayıp botlarimı giydim.Su,ilaç mermi,bıçak,birsürü konserve,fener ve silahımı alıp salonda bekleyen ailemin yanına geldim.Herkes hazırdı.Annem Elena erkek kardeşim Jack Ablam Emy ve Babam David hep birlikte plan yapıyorlardı.Ben 25 yaşında bekar bir adamdim sevgilim ve evlenmeyi düşündüğüm kız tatil için gittiği Paris te hastalığa yakalanmış ve virüslü olmuştu.Onu çok  özlüyordum.Kaslı bir fizigim vardi Yeşil gözlerim kahverengi saçlarım.Babam sarışın mavi gözlü annem ise siyah saçlı  ela gözlü bir kadındı.Ikisi de 47 yaşındaydı.Kardesim 17 yaşında genç yas da bu olaylardan dolayı olgunlaşmış bir çocuktu.Arkadaşlarını kaybetmiş ve perişan bir haldeydi.Ablam ise 28 yaşında kumral ve kahverengi gözlü uzun boylu bir kızdı evliydi ama kocası neredeydi bilmiyordu.Ölmüş muydu yoksa yaşıyor muydu.Ama onu aramaktan vazgeçmemişti.Her gün ağlıyordu.

Hepimiz hazırlandıktan sonra plan ne olursa olsun bir arada kalarak takım halinde ilerlemekti.Buradan kurtulup bir güvenli bölge bulacaktik.Salonun penceresinden dışarı baktım hastalıklı insanlar her tarafı sarmıştı.Onlar içeri girmeden biz çıkmalıydık.Elimize bıçak ve kesici aletleri alıp hızlı adımlarla arabaya koştuk.Arabanın etrafını sarmış bir kaç hastalıklı ağızlarından akan kanlariyla dişlerini birbirine vurup üstümüze doğru geliyordu.Onları temizleyip arabaya binerek burayı terkedecektik.Arka Bahçede olan arabamızın yanında yaklaşık bir düzine hastalıklı insan vardı.Ön tarafta ise yüzü aşkındı.Silah kullanırsak onlari da üstümüze çekerdik bu yüzden kesici alet kullanacaktık.Teker teker üstümüze gelen zombileri alt etmeye başladık ben onlara kısaca zombi diyordum.Onlar bir zamanlar adını hep duyduğumuz zombilerden farklı değildi.Kısa süren bu savaşın ardından arabayı çalıştırdım.Arka bahçedeki citleri kirarak yola çıktık zombiler bir anda ne olduğunu şaşırarak arabanın arkasından koşmaya başladı yol boyunca bir çok zombi karşımıza çıktı.Gidilecek bir yer var mı bilmeden gidiyorduk.Jack Can sıkıntısından radyoyu açtı ama hiç bir radyo çalışmıyordu.Her yer ölmüştü.Torpido gözüne baktım birkaç cd vardı.Istediğini sectikten sonra bir zamanların meşhur şarkıcısı Rihanna dan Diamond şarkısını dinledik tam 50 yıl önce çok meshurdu.Ama şimdi oda bir zombi olmuştur buna eminim.Yol boyu herkes biraz mutlu olsa da bir anda önümüze çıkan zombi ordusu yolda barikat kurmuş bir şekilde duruyordu.Farları hemen kapattım ve yavaş yavaş ilerlemeye başladım.Bu yol çok tehlikeliydi ve şehirden de kilometrelerce uzaklikdaydi.Yavaş yavaş ilerlerken arabanın akusü bitmişti.Lanet olasıca şarkı yüzünden bu zombilerin ortasında kalmıştık.Sessizce beklemeye başladık.Bagajda yedek akü vardı onu degistirebilirdik.Babam ve ben sessizce arabadan indik.Zombiler bize bakıyordu ama hiç birşey yapmıyordu.Bagajı açtıktan sonra arkadan bir ışık geldiğini fark ettik.Bu bir tırdı.Bize doğru yaklasiyorlardi ve baya ses çıkarıyorlar dı.Bu lanet olası herifler ne yapıyordu.Tüm zombiler uyanmıştı.Hemen elimdeki fenerle tıra sinyal verdim.Ama o yanımızdan hızlı bir şekilde geçti gitti.Zombiler uyanmış ve bizi fark etmişti.Üstümüze doğru yaklaşık iki yüz tane zombi gelmeye başladı.Arabaya doğru koştuk ama oraya da zombiler gelmiş etrafını sarmış iceridekilere saldırmaya çalışıyordu.Dışarıdan ben ve babam onları öldürmeye başladık yaklaşık 100 mermimiz vardı.Elliye yakını zor da olsa öldürdük ve arabaya bindik.Akkuyu değiştirmiştik.Ben babamı korurken o hemen değiştirmişti.Arabayı çalıştırmaya çalışırken motor ses yapıp tüm zombileri üstümüze çekmişti.Hep birlikte arabaya baskı uygulamaya başladılar ve biz hiç birşey yapamadik araba tam düzelmiş ken zombiler arabayı iterek bizi yolun kenarındaki 200 metrelik uçurumdan aşağı yuvarladi.
Hep birlikte çığlık atmaya başladık.Özellikle ablam.Yere doğru yuvarlaninca artık araba ezilmiş biz de için de bayilmistik.

Ertesi sabah uyandığımda her tarafım kan içindeydi ve kolum kırılmıştı.Kendime geldiğimde yanımda babam vardı o da yaralanmıştı arkama baktığımda ise kimseyi goremedim.Annem,Emy ve Jack nereye kaybolmuştu.

Ben:Baba uyan kendine gel.Iyi misin.

Babam sersemleyerek uyanmış dı ama o da yaralanmıştı kafası darbe almış ve ne yazık ki sol işaret parmağı kopmuştu.Ben babami görünce endişem ve korkum iki katına çıktı.Arabanın sıkışmış kapısını ayağımla kırdım ve çıktım.Babamı ise bacakları dan tutup çıkardım.Etrafa baktım etrafta bırakın annemleri bir zombi bile yoktu.Burası  eskiden orman olan San Fransisco Şehir Ormaniydi.Ama artık tüm ağaçlar yok olmuş.Issız bir araziye dönüşmüştü.Çantadan  ilk yardım kutusunu çıkarıp babamın parmağını temizleyip kapadim.Çok kötü görünüyordu.Kafasına ise pansuman yaptım.Ben de kolumu temizledikten ve sargiladiktan sonra etrafa bakmaya çalıştım.Babam da biraz kendine gelmişti.Saat 6.41 di.Arabaya ve etrafıma  baktım annemlere ait hic bir iz bulamadım babam da kendine geldiğinde etrafi aradık ama yok hiç bir yerde yoktular bizi bırakıp gitmezler di ve eğer istilaya uğramış sak neden biz de uğramadık.Bu ışte bir terslik vardı.Bir kaç saat olduğumuz yerde bekledikten sonra onlar halen gelmemişti.Aradan bir kac saat geçmişti ve Yukarıdan önümüze bir çeşit düştü sonra yine sonra yine.Yukarıda ki zombiler aşağı düşüyordu ve tekrar kalkıyordu.Bunlar ne biçim bir hastalığa yakalanmıştı.Bu virüs nasıl bir virustü böyle.Onlar kendine geldiğinde bizde var gücümüz ile kaçmaya başladık ve bir araba bulup camını kırdık ve içine girip kaçmaya başladık sonunda biraz uzaklaştık şansımız iyi gitmişti ki arabanın üstünde anahtar vardı ve benzin de bizi epeyi idare ederdi.Sonun da iyice ilerledik ve San Fransiscodan ayrıldık.Annemler neredeydi ve onlara ne olmuştu.Gece boyunca ne olduğunu hiç bilmiyorduk.Belli ki ne olmuşsa gece olmuştu.Annem ve Ablam güçlü v cesurdur kardeşim Jack de öyle ve eğer ne olmuşsa eminim bas edebilmislerdir.

SALGIN Stories to obsess over. Discover now