Evet beni hepiniz tanıyorsunuz, ama farkında değilsiniz. Ben bazen ceplerini boşaltan hırsız bazen gönüllerinizi çalan Pelinsu'yum. Bazen yolda gördüğünüz yardıma muhtaç kızım. Bazen arıza çıkaran Erkek Fatma.
Kendimi hatırladığım ilk anda farkettim insanların ne kadar pislikle dolu olduğunu. Sanki çuvala bok doldurmuşsun kaş göz çizmişsin.
Kimse bana istisnalar olduğunu falan anlatmasın. Benim için herkes öyle. İlk defa tacize uğradığımda 8 yaşındaydım. Yurtta olmuştu. Nie mi şikayet etmedim yöneticiye? Zaten o bok çuvalı taciz etti beni. Ama ikinciye yeltendiğinde bok çuvalından yere boklar döküldü. Tabi üstünü örttü olayın ben de ceza falan almadım.
İşler böyle yürür bu dünyada adalet istiyorsanız kendiniz sağlayacaksınız bunu. Bir gün okuldan direk yurda geldim. Sanırım orta sondaydım o yıl. Müdürün odasının kapısı yarı aralık ve içerden hıçkırık sesleri geliyor. "Lütfen efendim üşüyorum artık giyinmek istiyorum,lütfeenn." Bu sesleri duyunca tepem attı.
Hemen bir şeyler düşünmeye başladım. Nasıl bir insandı bu şerefsiz. Uzun koridor boyunca göz gezdirdim. Pencerelerin kenarlarında buyuk çiçekler vardı. Kaldıramıyacağım kadar ağır. Biraz daha göz gezdirince. İçi boş olan müdür yardımcısı odasının önünde yangın tüpünü gördüm. Yanındaki baltayı da kaptım.
Heycan yapmayın o zamanlar silah kullanacak cesaretim yoktu. Baltanın sapını belime yerleştirdim. Küçük yangın tüpü elimde hala hıçkırıkların geldiği odaya daldım.
Kapıdan daha girmeden önce tüpü açtığım için ortalık birden bembeyaz oldu. Özellikle kel kafalı şişko müdür. Daha o ne oldugunu anlamadan hayalarına baltanın sapını savurdum.
Eh tüm erkeklerin benden korkmasının sebebi vardı. Acımasızca haya tekmelerim. Ama bu kadar kolay kurtulamayacaktı. "Orospu ne yaptığını san...". Bu defada ağzına vurdum sopayı ben güçlü olmasam da sopa benim yerime iş yapıyordu. "Kes sesini hayvan herif. Pişman edeceğim seni. Sen çık tatlım biz bu adamla biraz konuşacağız."
Kız çıkarken sertçe kafasına vurdum bir kaç defa. Eğer şimdi olsaydı tek seferde bayıltabileceğim adamın kafasına defalarca vurmak zorunda kaldım. Çok üzüldüm tabi.
Boynumdan kıravatımı çıkardım. İlk defa işe yarayacaktı şu meret. Ellerini kendi kıravatımla ayaklarını da şişkonun kıravatla bağladım.
Ayağa kalktım masanın kenarına yaslandım ve tırnaklarımı törpülemeye başladım. Ee bakımlı olmak lazım değil mi? Odanın her tarafında fotoğraflar vardı. Şerefsiz hep küçük kızlarla fotoğraf çekinmiş. Sinirlenip hayalarına bir kez daha vurdum. Bu defa tekme ile.
Vurmamla ayıldı ve tekrar tehtit savurmaya başladı. Yok efendim bu yaptığım suçmuş yok ceza alırmışım. Sen onu külahıma anlat götün yer mi birine anlatmaya.
"Bu sana son uyarım olacak Şefkat efendi eğer bir daha böyle bir şey olursa benden çekeceğin var. Bırak görmeyi en ufak bir şey duyarsam ölmüş bil kendini."
Hala kendini konuşuyo angut " Hiç bir şey kanıtlayamazsın. Senin gibi kaç orospu geçti elimden. En çok da senin gibiler kudurttu beni. Hepiniz istiyosunuz da naz yapıyonuz işte. Çöz beni de unutalım bu olayı. Hadi tatlım kucağıma da gelirsen başın hiç belaya girmez."
Orospu çocuğuna bak " Ne saçmalıyosun dayı." Cebimden eski telefonumu çıkardım. Kendi çabamla işe yarar hale getirmiştim. Düğmesine basınca dayının feleği şaştı. İtirafını bir kez dinlettim. Ve zırlamasına dinlemeden kapıyı ardına kadar açık bırakıp çıktım.
Ohh be keyfim yerine geldi yine.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sahibi Olmayan Yürek
Teen FictionNe zaman nerede doğdum, annem babam kim falan bilmem. İhtiyacım da yok böyle gereksiz şeylere. Kendi başımın çaresine bakabileceğimi ortaokulu bitirince farkettim. Mezun olduğum gün herkes mezuniyet balosuna gitmeye hazırlanırken ben yurttan kaçtım...
