1-Bordo Elbiseli Kız

163 3 1
                                        


Bölüm Şarkısı: Amélie/ Comptine d'un autre été

🌟 🌟 🌟

Kasımın üçüydü ve bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Pencerenin kenarına oturmuş yağmurun şehirdeki kiri temizlemesini izliyordum.

Görkemli ve soylu bir ailenin tek çocuğuydum. Şöhret ve para içinde büyümeme rağmen, normal insanlar gibi hayat yaşamaya çalışıyordum. Kitap kokusundan, kahvenin dumanından, soğuk havada battaniyeye sarılmaktan huzur duyardım. Her ne kadar annem insan dışı bir varlık olduğumu düşünse de gösterişten uzak bir hayat yaşamaya çalışıyordum. Yeşil gözlü ve hafif çilli bir Akaydın kızıydım işte.

Ben dalmış bir şekilde huzur veren sesi dinlerken odamın kapısı tıklatıldı.

'' Ahu? '' dedi annem. Cevap vermeyip dumanı tüten kahvemden büyük bir yudum aldım. '' Girebilir miyim kızım? '' dedi tekrardan. Umursamadım. Beklemekten sıkılmış olacak ki yavaşça içeri girdi. Kafamı ona çevirmeden '' Gelmeyeceğim. '' dedim.

Her ay mutlaka adından söz ettiren bir davet ya da gösterişli bir akşam yemeğine gidiliyordu. Her seferinde gitmemekte ısrar ediyordum ve şu anda da annemin beni ikna etmek için geldiğini biliyordum. Bu sefer daha kararlı bir şekilde '' Gelmeyeceğim. '' dedim yineleyerek.

'' Hadi ama üzme beni, sana elbise aldırttım birazdan getirirler. Bu gece çok güzel olacaksın. '' dedi beni umursamayarak. '' Ne için güzel olmalıyım? Her seferinde aynı şeyi söylüyorsun. Bir akşam yemeğine bensiz de gidebilirsiniz. '' dedim bıkkın bir şekilde. '' Basit bir yemek olmadığını sen de biliyorsun Ahu. ''

'' Umrumda değil, bu basit olmayan yemeklere yeteri kadar geldim. Bu sefer gelmeyeceğim. '' Neden bu kadar ısrar ediyordu ki sanki? '' Eliz'le Yiğit de gelecekler, sen gelmezsen ayıp olur. '' Eliz ve Yiğit benim en samimi olduğum insanlardı. Fakat ne yazık ki onların varlığı bile bende gitme isteği uyandırmıyordu. '' Ahu? '' dedi gözlerimin içine bakarak. Ne yaparsam yapayım her zamanki gibi amacına ulaşacağını biliyordum. Annem diye demiyorum ama ömrünün sonuna kadar hiç susmadan konuşabilirdi. Yenilgiyi sessizce kabullenerek ofladım. Bu hareketi kendi zaferi sayarak ellerini çırptı. '' Seni seviyorum, biliyorsun değil mi tatlım? ''

'' İstediğin her şeyi yapınca, biliyorum beni seviyorsun tatlım. '' dedim suratımı buruşturarak. '' Suratını buruşturma, sen de bana bayılıyorsun biliyorum. '' dedi gülerek. Zilin sesi duyulunca annem heyecanlanarak '' Kıyafetin geldi. '' dedi ve koşar adım odadan çıktı. Bu hızla merdivenlerden düşmese bari diye düşündüm.

Elimdeki süt ve şeker bulundurmayan kahveyi masanın üstüne bıraktım ve yavaş bir şekilde salona doğru yürümeye başladım. Evimizdeki en sade yer benim odamdı ve çatı katındaydı. Odamın ahşap olmasını seviyordum. Çift kişilik kocaman yatağım, şöminem, küçük bir koltuğum, gerçekten büyük sayılabilecek kitaplığım ve kıyafet dolabım vardı. Kendime ait bir banyom da vardı üstelik. Fakat bu bizim evde çok büyütülecek bir şey değildi. Zira misafir odalarının bile kendilerine ait banyosu vardı. Annemin evin içinde ellemediği tek yer benim odamdı ve bunun için şükürler ediyordum. Ne var ki odamdan dışarı çıktığım an pahalı tablolar, altın rengi aksesuarlar etrafımı kuşatıyordu ve bu gösteriş başımı döndürüyordu.

Merdivenleri bitirdiğim an annem ve evimizin hizmetlisi Adile ablayı gördüm. Salonun kocaman krem rengi deri koltuklarına kendimi attım ve olacakları beklemeye başladım. Adile abla kutunun kapağını kaldırıp bordo elbiseyi içinden çıkardı. Annem elbiseye aşık olmuş gibi bakıyordu. İçimden gelen göz devirme isteğimi bastırdım ve elbiseye detaylı bir bakış attım.

AhuWhere stories live. Discover now