Mmeraba dostlarımm (ağır mimarın yeni bölümüne hoşgeldiniz sdkdjnf)
Ne zaman bu cümleyi kursam ömer abi geliyo aklıma.
Kitabı yazıyorum ve okumanız umrumda değil lolitalar. Ben bu hikâyeyi yazıcam ve...
Sadece yazıcam.
Beni destekleyen gızgaadişime ve kuzenlerime sonsuz teşekkür. Saygılar efenim skdhfk
Demek istediğim, oy vermeden geçin tontirikler kendinizi yormayın skdjfkifo şakaydı tabii ki oyumu ver! Dmvnfks
GÖRÜLME SAYISI: (1) OY (1) YORUM (1)
Kendi kendime destek oluyorum. Yorum da yazıyorum çünkü dostum, şizofrenim kxchff
____
"Selam John!"
"Selam Andrue!"
Gözlerinizi kapayın, ve müziğe kulak verin. Fark ettiniz değil mi? Olmayı istediğiniz yerde değilsiniz. Kurallarla dolu bir yerdesiniz ve özgür değilsiniz. Gözlerinizi açın.
Ve buna alışın.
Yalan söyleyemezsiniz, baş kaldıramazsınız ve yeri gelmediği sürece konuşamazsınız. Soluk almaya bile, izin alacak durumdasınız. Yaşadığınızı hissediyor musunuz? Ben hissediyorum.
Çünkü gülümsemek yasak değil. Ve yaşamak için, gülümseye ihtiyacınız var.
Ben, Yalın...
Ve hayır dostum, hayat umurumda değil. Yasakları sevemiyorum.
İnsan olmayı yeni öğrendim ve, istediğim gibi yalan söyleyebiliyorum. Tıpkı fantastik bir kitapta gibiyim. Ah, ama hayır. Bunun için özel güçlere ihtiyacım var değil mi? O halde boşverelim gitsin... Gökyüzünden düşecek olan kaslı meleğimi beklemeliyim.
"Uzak dur sevgili dostum, ha! Ha!"
Normal çocuklar gibi ay dededen para istemiyordum. Ben ay dedeye sırlarını anlatan, şizofren bir mantığa sahiptim.
"Yıldızlar çıksada sohbet etsek." nefesimi geri bırakıp yatağıma tekrar kuruldum.
"Yürümeye devam et fakir genç kız! Başaracaksın." yumruğumu havaya kaldırdım ve dramatik bir şekilde tekrar ayağa kalkıp yatağımda zıplamaya başladım.
"John," dedim yatağıma tekrar oturup karşımdakine dikkat kesilmişken. "Sence ben, dünyayı kurtarabilir miyim?" John, cevap vermedi. "Peki ornitorengler neden konuşamıyor?"
John, yine cevap vermedi.
"Selam John!"
"Selam Andrue!"
Kesilen nefesime rağmen gülümseyip ona tekrar selam verdim, bunu o da yaptı. "Seni seviyorum John."
"Bende seni anne."
Evet, John benim oğlum. Ama bizi kimse benzetmez. John, biraz tüylüdür ve konuşmayı bilmiyor. Onu bazen oyuncak ayıya benzetiyorum. Hayır, o bir oyuncak ayı değil.
"Film bitti John, artık annen değilim."
"Yalın diyorum!" yatağımda ayaklanıp aynanın karşısına geçtim. "Keşke annen de kitaplardaki gibi kendini çirkin zanneden bir prenses olabilseydi John."
"Öyle," dedi John. Tamam, şakaydı.
John, gerizekâlının tekisin.
"Çirkin değilim," diye mırıldandım. "Güzel olmadığım çirkin olduğumu göstermez. Sencede öyle değil mi John?" John, yine sustu. Ve ben çişimi yapmak için tuvalete girdim.
KAMU SEDANG MEMBACA
YALIN
Humor"İnsanlar ihaneti severler. Bunu sakın unutma..." Gökyüzündeki yıldızları arkadaş kabul eden, yarı zamanlı işlerin sultanı, olmadık yerlerde, olmadık şeylere kahkaha atan, konuşmayı fazla sevmeyen küçük, deyim yerindeyse sümsük bir kız. Ve onun...
