Sonunda yaz tatili olmuştu. Babam ve abimle ormanda kamp yapacaktık. Tüm hazırlıklar tamamdı. Akşam saat 7 civarı yola çıktık. 15 dakikada kamp alanına ulaşmıştık. Arabadan indik. Babam sandalyeleri indirmemi söyledi. Abim ateş yakmak için dal toplamaya gitti. Ben de babama çadırı kurmasına yardım ettim. Nihayet çadırı kurmuştuk. Babam polisti, bugün işte son günüydü. Sanırım bir aydır izin olmadan her gün çalışmıştı. Çok yorgun olduğunu söyleyerek çadıra girdi. Ben de yiyecek bir şeyler atıştırdım. Hava yavaş yavaş kararmaya başladı.
Abim koşarak yanıma geldi, nefes nefese kalmıştı. Soluklandı ve bisikletine binerken bana:
-Arda çabuk benimle gel. Sana bir şey göstereceğim, dedi.
Bisikletlerimizle bir nehrin kıyısına gittik. Ne olduğunu henüz anlamamıştım.
-Telefonunun ışığını nehre doğru tut.
Sebebini sormadan dediğini yaptım. Işığı nehre tuttuğumda hiçbir şey gözükmüyordu. Biraz daha dikkatli baktığımda suyun kırmızı renkte olduğunu fark ettim. Koskoca nehir neden kıpkırmızı akar ki? Olayı anladığımda tüylerim diken diken oldu. Akan kırmızı renkli sıvı, insan kanıydı. Abim beni çalıya çekti ve ses çıkarmamam için eliyle ağzımı kapattı.
-Şşş sessiz ol, bir şey geliyor.
Gerçekten de bir şey geliyordu. Kütük falan olamaz mı, diye düşündüm. Nesne bize yaklaştığında arkadan birkaç tane daha gelmeye başladı. Nesne önümüzden geçerken ikimizin de nutku tutulmuştu. Bu bir cesetti. Onlarca ceset...
Bisikletlerimize atladık, babamı uyandırmaya gidiyorduk. Şehrin bulunduğu yerde gökyüzü aydınlandı. Havai fişek sesleri geliyordu. Kulakları sağır edici bir gürültüyle üstümüzden F16'lar geçmeye başladı. Füze atışı yapmaya başladılar. Sanki büyük bir şeyi vuruyorlardı. Babamın yanına vardık. Her şeyi toplamış, arabayı çalıştırmış, gitmek için bizi bekliyordu. Arabaya bindik ve babam gaza yüklendi. Abim ve ben ilk defa babamızı bu kadar endişeli görüyorduk. Babamın endişesini anladığımızda içimize bir korku yerleşti. Annemiz hala şehirdeydi.
YOU ARE READING
İstila: Yeniden Varoluş
Science FictionBu nefes kesici kısa öyküde evrende gerçekten yalnız olmadığımızı iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
