multimedya Eda
Yanağımın zerresinin bile izi çıktığı o siyah masadan annemin bana kızış sesiyle uyanıyorum. Romanıma konu bulmaya çalışıyordum ama gecenin huzuru , karanlığın sessizliği , yıldızların muazzamlığı beni biraz etkisiz hale getirmiş olmalıydı ki uyandığım yer masam oldu. Eğer annem biraz daha İlkim diye cevapsız bırakıldığı kelimeyi söylerse bundan sonra elim, kolum , bacağım ve diğer işlev gören organlarım ölene kadar kullanılmayacak hale getirecekti annem. Bu düşünceye dalmaktan bir ara bulup anneme geliyorum mesajını verdim .
Mor pijamamın üstüne gri beyaz benekli hırkamı giyerek elimi yüzümü yıkama amaçlı banyoya adımlarımı atmayı sürdürüyorum . Kapıyı açmayı hedeflerken kapı kolunu çeviren minnoş yeğenim Leyla heves denilen kavramı hafızamdan sildi . Koşup yanına gittiğimde küstah tavrıyla ''Önce ben '' deyişi kaşlarımı çattırmadı değil . Artık 8 yaş '' Ben neden barbie değilim '' bunalımına veriyorum .Ablam ise büyük topun üzerinde çeşitli figüranlar sergiliyor ''plates'' denince form koruyormuş .
O şunu bu bunu yaparken evlilik programlarının vazgeçilmez seyircisi anneannem de kumandasıyla gayet keyifli görünüyor. Ona bakadururken '' Yazmayı deniyorsun da ne oldu ?Bak amcana kalem kağıt hayalleriyle göçüp gitti . '' diyen annem bu günde rutin olarak nasihatını verdi. Cevabını ise beklemeden sıcak sıcak sundum ellerine . '' Hayal iyidir anne insanı dinç tutar hiç her şeyi gerçekleştiren insanın mutlu olduğunu gördün mü ? İstediği her şey olduğu için hayal kuramaz ve boşluğa düşer .''
Annem öyle hayalmiş zevkliymiş aşkmış gibi kavramlara pek uzaktır.'' İnsan yapamayacağı yükün altına girmemeli sevmekmiş yeter bize Ferhat ile Şirin ''deyip durur. Sene 1998. Anemin bana hamile kaldığı sıralarda gece vakti doğum başlamış babam araba kullanmayı bilmezmiş hastaneye gitmek için mecbur kaldığında kalbi bu heyecana yenik düşmüş ve oracıkta vefat etmiş. Annem ve babamın muazzam başlayan aşk hikayesi böyle bitince annemin de içinde bazı hissiyatlar kopup gitmiş .
İlk başta ablamın bile evliliğine karşı çıktı annem . 28 yaşında evde kaldı dedikoduları çıkınca evlenmişler . Zaten ablam bir spor yapar bide maziyi anlatır. 37. yaş böyle geçiyor demek ki. Bazen haftalarca düşündüğüm hikayenin konusuna annemi yazayım diyorum . Ama böyle bir kadının hayatını kim okumak ister ki ben bile sıkılıyorum.
Kahvaltılıkları masaya taşırken düşündüklerime ara verip mesajını okuduğum arkadaşım Eda 'nın yazdıkları ilgimi çekti . '' Bu senenin en iyi 9 öğrencisi seçiliyormuş geçen senedekilerle yarışma düzenlenecekmiş kazanan 6 ay 6 ülke Ediste katılıyor çok yakışıklı '' daha nice fasa fiso şeyler bir de yazım yanlışları . Her ne kadar ona '' bu yazım yanlışlarıyla işin zor ''demek istesem de isteklerimle beraber yutkundum.
Ablamın sporu bitmiş olmalıydı ki '' Kahvaltı hazır değil mi? ''dedi sorusunu itici bir tavırla cevapsız bıraktım. '' Anne bu dünyada gerçekleştirmek istediğin bir şey var mı '' dedi ardından ama bunun cevabını bende merak ettim . Herhalde '' Bir gün vardı o gün keşke başım ağrıyor deseydim'' falan der diye umdum çünkü ben sorduğumda genellikle cevap bu olur .
Belki dünya turu yapmak isterdim mi dedi o yoksa ben rutin saçmalamamı mı yapıyorum . Ardından bu cümle tekrar edince ;gözlerim irileşti ve '' Harbi mi'' diye doğrulatma gereksimi duydum . Babamla birbirlerine söz vermişler gençken. Kahvaltıdan sonra anlattı ablam. O an bir şey denmese de annemin gözleri doldu ilk defa. Oysa ona artık soğan bile işlemez .
Sonra okul şeysi gelince aklıma tükürdüğünü yalamak tabiri gerçekleşti . Eda ' ya '' Neye göre seçilecekmiş bu kişiler '' diye mesaj attım. Fazla beklemeden geldi cevabı pazar günü saat 10 bir sınav ile . Derslerim fena değildi. Belki de olurdu bu iş. Belki de insan kalkamayacağı yükün altına girmemeliydi . Aman diye uzun bir iç çektim .Denemekten zarar gelmez .
Sonra sussuzluğumu dindirmek için mutfağa yöneldim . Koridorda bulunan takvim Cumartesi kelimesini yüzüme çarpınca . Ümit zerreleri kuruyup gitti. Ama , hayır , nasıl diye sorgulamam nafile idi . Nasip kısmet anneminde hayal kuracağı kalmış . En azından güzelce uyumalıyım dedim. Defterlere bakmamla geçen süre ayı tepeme çıkarmıştı bile . Annem odama ekmek arası bırakıp gitmiş. Farkında bile değilim.
Yatağımın içine girdim yorganımı da boğazıma kadar çektim . Uyumak iyi gelirdi. Kafam sünnet düğünlerinde pilav pişirilen kazan kadar şişmişti ve düşüncelerle doluydu. Azim dedim hırs bunlar belkide ışık olur bana . Karanlığın nesinden korkayım ki umutlarım alev alev yanmakta .
Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum . Şimdiden teşekkürler :))
YOU ARE READING
GECE GÜVERCİNİ
Teen Fiction'' Onun bana Gece güvercini diye bir kerecik kulağıma tatlı fısıldayışı ; ellerimi titretir , kalbimin rutin olarak tekrarladığı ritmimi bozar , kanat çırpar heyecandan yüreğim , nefesim üşür. Hele bir de alırsa sıcak kollarına ,aşka olan susuzl...
