İyi okumalar :)
Uyandığımda burnuma muhteşem bir koku geldi. "sucuk" ah mükemmel bir koku bu. Ben sucuklarımla mutluyum aşkta neymiş...
Yuvarlanarak indim yataktan ve lavaboya girdim. Bi an önce aşklarımla buluşmalıydım. Hemen aşağı inip mutfağa koştum. O kadar hızlı koşuyordumki mutfağın kapısında duramadım yere yapıştım ve kayarak salona daldım. Çanak gitmişti,ama bu daha olucakların 10da 1iydi. Ben acıyla kıvranırken annem bağırdı "kıııız düştünmü?" "ay vallaha şaşkın bu kız yaa!! " annemin en olmadık sorusuyla beraber dahada yıkıldım. Beni tutup kaldıran kişinin annem olmadığına bahse girerim. Kafamı kaldırıp bakınca o yakışıklı suratı ile bana gülerek bakan Çağrı'yı gördüm. İçimden kendime küfürler yağdırmaya başladım...
"iyimisin?"diye sordu kahkaha atmamak için kendini zor tutan Çağrı. Bende güldüm rezil olmamak için ama sanırım artık çok geçti.
Sonra annem geldi ve ben tam o anda ayağa fırladım pek iyi bi zamanlama değildi belliki kafam Çağrının çenesine geldi sonra oda sırt üstü düştü. Yemin ederim felaketim ya. Önce o kalktı sonrada beni kaldırdı. Annem beni yaka paça odama yollayana kadar. "git üstüne düzgün bişeyler giy! Kahvaltınıda okulda yaparsın"dedi sinirli bi şekilde. Çağrı'ya baktım göz ucuyla ama o annesiyle konuşuyodu. Umrunda değildim onun zaten. Sinirle odama çıktım kapıyı çarptım ve yatağıma uzandım. Gitmiycem bugün okula varmı!
Yorganı kafama kadar çektim ve yastığı ısırdım. Sinirlenince hıncımı yastıktan çıkarıyorum. İyi geliyo bu piskopat ruhuma. İyice sıcak olmaya başladı sonra ben bi çırpıda fırlattım yorganı üstümden. Kalktım ayağa, baktım aynaya,
umursamayanı bende umursamadım, attım kendimi okula.
Sınıfa ilk ben girdim çantamı sırama fırlatıp çıktım bahçeye kantine girdim sonra 2 tane sucuklu tost istedim ikisinide yedim. Bana şaşkın şaşkın bakanlarada bi güzel kafa tuttum oh valla yine okulda terör estirdim.
Zil çalınca hemen sınıfa çıktım karnımın ağrısından duramıyodum çünkü.
Senin neyine şu leylek bedenine 2 tost. Geber şimdi salak şebo.
2 dakka geçmedi Hakan geldi yanıma.
"noldu lan"
"yine indirdin tabi bütün kantini mideye çek şimdi".
"ya kanka ya bari sen yapma zaten annem çektiriyo yeterince."
"yine kimin canını okudun ?"dedi.
Kankam ya nasılda biliyo beni.
"sonra anlatırım"dedim çünkü hoca sınıfa girdi. Herkes ayağa kalktı ben iki büklüm kalkınca hoca "Şebnem iyimisin?" dedi. Sınıfın en zekisi olunca hocalar bi ayrıcalık yapıyo tabi.
"git bi yüzünü yıka".
Çıktım sınıftan ayaklarıma baka baka yürürken birine çarptım. Kafamı kaldırıp baktım yine sırıtan bi Çağrı. Bi dakka ya ne işi var bunun burda. "ne işin var senin burda" dedim kızgın kızgın. Ben böyle diyince yüzü düştü "seni merak ettim, hem bugün bizim sınıf geziye gitti ben gitmedim onun yerine buraya geldim".
"bizim hoca kızmasın"
"haberi var "dedi."iyi sen gir benim işim var" dedim. Ama o benimle gelmek istedi. "iyi gel" dedim.
Tekrar sınıfa girerken bana baktı ve gülümsedi. Kapıyı çalıp içeri girdim.
"evet çocuklar behsettiğim arkadaşımızda geldi "dedi.
" Şebnem sen yerine geç"dedi hoca.
Çağrı gelince papucumuz hemen dama atıldı, zengin piç. Ben yerime otururken Çağrı bana göz kırptı Hakan görmüş olucak ki öyle bi baktıki Çağrı'ya ben bile korktum. Kankamın beni kıskanması iyi bişeymi bilemem ama Çağrı üzülmüş gibiydi. Nedenini anlamak zor değildi.
"evet çocuklar bu Çağrı"dedi hoca.
Sınıfın kızları ona hayran hayran bakarken ben matematik dersi kaynadığı için üzülüyordum.
Hoca Çağrıyı oturması için yollayınca benim arkamdaki sıraya oturdu Çağrı ve durmadan arkasını döndü en sonunda hoca dayanamayıp bizi dersten attı.
Kapıdan çıkarken Hakana baktım ama o bana değil Çağrı'ya bakıyodu. Kapıdan çıktıktan sonra Çağrı'ya dönüp "harika" dedim burnumdan soluyarak. Ne var gibi bişey yaptı elleriyle. Gözlerimi devirip duvara yaslandım. 2 dakika geçmeden zil çaldı bende koşarak lavaboya gittim. Çağrıdan uzak durmak için elimden gelen herşeyi yaptım hatta yaptık. Hakan zaten sinir oldu. Çağrı kızları etrafına toplayıp bişeyler yaptı.
Kapıda Çağrı'yı beklerken Hakan bana "bize gidelim mi?" dedi "hem böylelikle Çağrıdanda uzak durmuş olursun".
"tamam" dedim daha lafını bitirmeden,o kadar istiyodum ki Çağrıdan uzak kalmak. "hadi gidelim Şebnem" dedi Çağrı elini uzatıp. Bu çocuk iyice havalandı. "ben gelmiycem anneme söylersin" dedim ama dinletemedim en sonunda Çağrıda bizimle geldi, kabus gibi...
Onu önümüze aldık bizde arkadan Hakanla gidiyoduk. Durmadan arkasını döndü, telefonuyla ilgilendi, bakkala falan girdi bişeyler aldı Hakana vermedi zaten versede Hakan almazdı. Bu benim komiğime gitti arada güldüm ama Hakan durumdan pek hoşnut sayılmazdı. Eve varınca Çağrı'yı eve almamaya karar verdik. "Çağrı hadi sen eve git" dedim.
"eminmisin" dedi. Ben direnir diye düşünmüştüm ama o çok farklı davrandı sanki kendini affettirmek ister gibi bi hali vardı. Hakan da bi garip oldu "gir hadi" dedi Çağrıyı omzundan tutup içeri sokarken.
Ama pişman oldu. Çağrı evde hepimizin burnundan getirdi. Zaten daha odaya çıkarken yaptı yapıcağını.
Önce kendini merdivenden aşağıya bıraktı. Ve hepimiz yarı yolda yere yuvarlandık. Sonra bizi enayi yerine koyup canım acıdı numaralarımı dersin galiba ayağım kırıldı numaralarımı dersin...
"lan "diye bağırdı Hakan.
" oğlum canınamı susadın "dedi sonra elini yumruk yaparak. Ben belimi vurmuştum zorla ayağa kalktım sonra Hakanda kalktı ama Çağrı kalkmadı yada kalkamıyorum numarası yaptı.
" ahh benim ayağım çok acıyo. Yüriyemiycem galiba" dedi.
Şaşkınca baktık Çağrı'ya...
"beni siz taşısanız?"
"yok deve".
Hakan yavaşça kulama eğilip
"Kanka bunun dilinden başak türlü kurtulamayız, en iyisi kaderimize razı olup-". "taşıyalım" dedim lafını tamamlayarak. Ben ayaklarından tuttum Hakanda kollarından.
Yukarı çıkarken ben basamağın ucuna bastığım için kayıp Çağrının üstüne düştüm. Ayak ucunda olunca kafam karnına çarptı. Çok sert lan bunun karnı.
Ben hala Çağrının üstündeyken Çağrı elini belime attı. Lan napıyo lan bu.
Kırarım ben bunun elini. Sonra
Hakan bi kahraman gibi Çağrının üstünden uçup kaldırdı beni. "burnun" dedi "kanıyo".
Elimle kontrol ettim biraz fazlamı kanıyodu ne yanlız kan beni tutar.
Gözlerim karardı...
Gerçekten desteğinize çok ihtiyacım var. vote verirseniz çok sevinirim.
YOU ARE READING
İnek Günlüklerim
Teen FictionHayattını tam olarak yaşayamayan bir inek ve onun erkek kankası. Ve bunların tam zıttı hayat dolu kızların gözdesi, yakışıklı bir çocuk. Şebnem'e bela olan bu çocuğun asıl amacını öğrenince onu daha çok seveceksiniz.
