Neden yazıyordum? Ya da neden ağlıyordum? Kafam çok karışıktı, canım çok yanıyordu ve kalbim işlevini yitirmişti. Aldatılışımın üstünden geçen bir hafta sonucu yeni okulumda dersteydim. Ve dersi dinlemek yerine yazıyordum. "Ares Koleji" herkesin hayalini süsleyecek kadar iyi eğitim imkanları sunan bir okul olsada eski okulumu seviyordum. Eski okulumdan en yakın arkadaşım İrem benim için kaydını buraya aldırmıştı. Boş ve gereksiz şeyler yazdığımı biliyorum ama olsun. Konuşursam sesim titrer, gözlerim dolar ve ben yine ağlardım. Bu sebepten dolayı yazıyordum. İrem ile birlikte en arkada, cam kenarı tarafında oturuyorduk. Liseye ilk başladığım zamanlarda Antalya'da oldukça popülerdim. Yine öyleyim ama eskisi kadar sosyal kullanmıyordum. İrem ile de "Aaa sen Afra Kızıltaşsın" demesi üzerinde tanışmıştık. O günden bu yana en iyi arkadaşım, sırdaşım olmuştu. Koluma dokunan elle kalemi bırakıp İrem'e baktım. Hocayı işaret edince kafamı çevirip hocaya baktım.
- Bu soruyu senin çözmeni istiyorum Afra, tahtaya gelir misin? Deyince önce İrem'e boş boş bakıp tahtaya çıktım. Hocadan kalemi alıp zor gibi gözüken ama kolay olan matematik sorusunu çözmeye başladım. Lise son öğrencisi idik. Sorunun işlemleri uzundu, yaz yaz bitmiyordu. Tam az kaldı derken sınıfın kapısı açılmıştı. İçeri iki tane erkek girmişti. Yüzlerine bakmamıştım. Özür dilemeden sınıfta ilerlemeye başlayınca, hoca :
- Yeter artık Furkan. By kaçıncı saygısızlığın! Seni disipline vereceğim dediğinde uzun boylu, kaslı, yeşil gözleri olan ve her türlü belaya bulaşırım, ben kötüyüm bakışları atan çocuk, hocaya dönüp :
-Benim okulumda bana mı atar yapıyorsun hoca! Sesini kes ver disipline ama vermeden önce kendine okul da bul demişti ölüm sakinliğini andıran bir sesle. Demişti ki zil çaldı. Herkes sınıfı boşaltmaya başladı ve İrem yanıma geldi. Kolundan tutum ve sınıftan çıkardım. Yaklaşık bir haftadır konuşmuyordum ama Furkan Ares'in yaptığı gereksiz tehtid sonucu yine sinir olmuştum. Bahçeye geldiğimizde İrem :
-Kızım, sınıfta olanlarda neydi öyle diye heyecanlı heyecanlı sorunca kaşlarımı çattım.
-Ego yığını, okul sahibi. Hocayı tehtid etti. Ve neden böyle birşeye gerek duydu ki dedim güçlükle çıkan sesimle. İrem telefonu ile uğraşmaya başlamıştı ve bana dönüp :
- Yok artık dedi telefonu çevirdi vr şaşırdım. Çocuğun instagram hesabı 24.2 K takipçisi ile el sallıyordu. Tamam az çok olayı anlamıştım. Çocuk herkes tarafından sevilen, kızları tek gecelik kullanan bir bak boydu sorun yok.
-Bende böyleyim İrem. O bak boy havalarında gezinen egolu demiştim ki kolumda hissettiğim baskı ile kafamı kaldırdım. Tüm okul bize bakıyordu:
- Egolu mu dedin sen bana diye sinirle tıslayınca:
-Evet, öyle sen kendini beğenmiş piçin tekisin dedim ki:
- Benim okulumdasın. Çok konuşuyorsun ufaklık. Canın yanacak diyince:
- Sen kimsin diye tısladım.
- Furkan Ares. Ares Kolejinin sahibi ve Ares Holdingin veliahtı ve senin de ecelin diyip beni okulun arkasına götürmüştü. İşte şimdi yandın Afra.
YOU ARE READING
KARANLIK
Teen FictionO okulun sahibi, öğretmenlerin de korkulu rüyası benim de ecelim olacaktı. Ben ise aldatıldığım için okul değiştirmiş, hayatı kitaplarda yaşayan ve yazarak mutlu olan bir kızdım. -Bu masal da burada biter diye kandırdığın kaçıncı çocuğum ben? -Biz...
