Maviye tutsak tanıtım:
Ben Açelya. çoğu zaman sevdiğim şeylerin peşinden giden, çoğu zaman da yorulup pes eden biriyim. Biliyorum, bu huyum bazı kişileri fazlasıyla sinir ediyor. Belki de huylarımı seven tek kişi Batu. Hatta beni sadece anlayan batu bu hayatta. Bazen en yakın arkadaşım Beste bile beni anlayamayabiliyor. Ailemi söylemiyorum bile. Ama Batu beni herzaman anlıyor. Onunla olmak beni mutlu ediyor. Onu gerçekten çok seviyorum. O olmasa ne yaparım bilemiyorum.
İçimden gelen duygularımı yazıp günlüğümün sayfalarını kapattım ve çalışma masamın ilk çekmecesini açtım. Orası benim özel ve gizli şeylerimin olduğu çekmecemdi. Anahtarı sadece bende vardı. Günlüğümü çekmeceye koyarken gözüme bir fotoğraf çarptı. Fotoğrafı elime aldım. Bu batu' yla ikimizin fotoğrafıydı. Benim için özel olduğu için çekmecem de saklıyordum. Yüzüm de bir gülümseme oluştu. Bu fotoğrafı okulca gittiğimiz bir piknikte çekilmiştik.fotoğrafa bir öpücük kondurup çekmeceme geri koydum. Hazırlanmam gerekiyordu.bugün salıydı ve okul vardı. Okula öğleden sonra gittiğim için pek çok vaktim oluyordu. Elbise dolabımı açtım ve kıyafet seçmeye başladım. İlk olarak kırmızı bir bluz ve gri bir pantalon giydim. İkinci olarak çiçekli gri renkli bir elbise giydim. Ve son olarak sarı bir gömlek ve siyah bir etek giydim. En hoşuma giden sanırım sarı gömleğim ve siyah eteğimdi. Sonra makyaj aynamın karşısına geçerek saçımı yapmaya başladım. Dalgalı saçlar, sarı saçlarımın güzelliğini ortaya çıkarıyordu. Gözlerime siyah bir kalem ve siyah bir rımel sürdüm. Genelde gözlerime başka bir şey sürmezdim. Çünkü mavi gözlerim zaten harikaydı. Dudağıma parlatıcı sürdükten sonra, işte hazırdım. Ayağıma siyah bir ayakkabı giyip aşağı indim. Annem televizyon seyrediyordu, babam büyük ihtimalle işe gitmişti.
- Günaydın anne.
- Günaydın tatlım.
- servisim gelmek üzere ben çıkıyorum.
- Tamam tatlım, eve geç gelme. Babanla ikimiz seninle bişey konuşmamız gerekiyor.
- Ne konuşacaksınız ki?
- akşam birlikte söylemeyi düşünüyoruz.
- tamam hadi öptüm ben çıkıyorum.
Servisin geldiğini görüp oraya doğru yürüdüm. Beste de servisteydi. Gidip yanına oturdum.
- Günaydın.
- Günaydın beste.
- Bugün Batu, sen, efe ve ben bişeyler içmeye gidelim mi?
- Aa tabii çok güzel olur. Her zamanki gittiğimiz yerde.
- Tabiki.
Okula geldiğimiz de Batu' yu gördüm. Arkadaşlarıyla bankta oturmuş konuşuyordu.
- Selam...
Hepsi birden," - selam" dediler.
- Merhaba Açelya.
- Merhaba Batu.
- Nasılsın güzelim.
- iyi canım senn.
-iyi, seni bekliyordum." arkasını dönüp, "- hoşçakalın çocuklar." dedi.
Okula doğru yürümeye başladık. Batu elimi sımsıkı tutuyordu. Sanki beni hiç bırakmamak ister gibi... Bu beni sevindiriyordu.
- Batu, bugün beste ve efe' yle herzamanki yerimizde bişey içmeye gitsek nasıl olur?
- senle geçireceğim her vakit çok güzel geçiyor. Ne diyebilirim ki. Tabiki de olur
YOU ARE READING
Maviye Tutsak
Teen FictionArabadan indiğimde havaalanında karşımda Batu duruyodu. Elimdeki çantayı yere attım ve koşarak Batu nun yanına gittim. Boynuna atlayıp sarıldım. Ağlamaya başladım. İkimizde ağlıyorduk. - ben gidiyorum sevgilim.. - gitme nolur gitme.. Arkamdan babam...
