Okulun ilk günü

176 8 0
                                        

Multimedya: Gülbeşeker'in giydikleri

Sabahın erken saatlerinde uyanıp yüzümü yıkadım. Yeni gün,yeni okul,yeni heyecan...
Içim kıpır kıpırdı, ee nedeni de belliydi; yeni liseye gidecektim. Ve hepimizin bildiği gibi lise dediğimiz kavram yeni aşklara ev sahipliği yapan bir Zuhal Topal gibi beni çağırıyordu. Okuduğum kitaplara dayanarak söylemeliyim ki; lisede aşık olmamak, denize girip ıslanmamak kadar olanaksızdı. Belki bir kötü çocukla karşılaşırdım, hani mafya görünümlü umursamaz tipler olur yaa işte o kesim tam bana hitap ediyor. Ben Gülbeşeker, Gülbeşeker Yılmaz. Ismim size tuhaf gelebilir açıkcası fazla üstünde durunca bana bile tuhaf geliyor. Bunların hepsi Sevtap Hanımın işleri! Kendisi annem olmakla birlikte,dünya üzerindeki tüm dövüş sporlarına hakim bir karakterdir ve tam bir kitap kurdudur. Benim ismimi seçerken de okuduğu bir kitabın etkisindeymiş. Kitabın adı Çalıkuşu. Reşat Nuri Güntekin'in etkileyici bir eseri. Ana karaktere yani Feride'ye teninin renginden dolayı verilmiş bir lakap. Adımın anlamı bu, heh bir de bir tatlı ismi. Epey dalga konusu olmuştum ismim yüzünden, önceleri üzülsem de bir süre sonra umursamamaya başladım. Hatta ismimi yadırgayanlara inat seviyorum da artık.

Cansu'yu kaldırmak için hızla odasına koştum. Cansu benim en sevdiğim arkadaşlarımdan biridir. Uzun bir süredir arkadaşız. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez. Hatta eski okuldan da benim yüzümden kovulduk. O konu biraz uzun sonra geri döneriz.
"Cansuyumm, kalk artık!"deyip üzerindeki yorganı çekmeye çalıştım.Ama sadece çalıştım çünkü benim canım arkadaşım kırım kongo kanamalı ateş gibi yapıştı yorgana.
"Yaa Gül yaa!"diye mızmızlanmaya başladı ama gözleri hala kapalıydı. Bu görüntü ona bir şirinlik veriyordu ben de yufka yürekleyim kıyamadım.
"Son 5 dakika Cansucan, aşağıya indin indin inmedin gazabımdan Tanrı seni korusun!" diye tehtid edecektim ki mevzuya bodaslama daldı.
"Tanrı Türk'ü korusun!"diye bağırdı, bir eliyle de Bozkurt işareti yapıyordu ve gözleri hala kapılıydı. Şerefsiz yaa, biliyor bu konuda hassas olduğumu alıveriyor hemen gönlümü! Gülerek indim aşağıya. Sema çay koyarken, Şevval koltukta kitap okuyordu. Bitmedi şu kızın kitap sevdası! Tanıştırayım hemen sizi, fransız kaldınız duruma. Bu kezolar benim en iyi ve ev arkadaşlarım. Sema;tesettürlü olmakla mutakip şeyhülislam gibi kızdır. Şevval, gözlerini kitap sayfalarından ayırmayan azcık asosyel bir kızdır. Ben de bugüne bugün Austin Butler'ın müstakbel eşi akabinde de Lady Gaga!:)

"Günaydın canım Türkiyem!"diye bir Cem Ceminay taklidi yaptım. Artık günlük rutinim arasında bu iş.
"Günaydın!"dedi Sema masaya oturup. Kahvaltı da hazırlar benim becerikli Cübbeli Ahmet Hocam!
"Günaydın!"dedi Şevval kitap okurken. Aştı bu kız kendini yaa!
Televizyona çevirdim gözlerimi, Nihat Hatipoğlu'yla bakıştım bir süre. Sonra kumandayı elime alıp kanalı değiştirmek adına televizyona tuttuğumda Şevval atıldı.
"Belgesel açsana!" Yüzümü buruşturdum. Evlendirme programı, dizi,yarışma,magazin programı... Püff, koca bir fiyasko! Nihat Hatipoğlu'na geri döndüm.
Şevval'i çekiştire çekiştire masaya oturttum. Hepimiz masaya oturduğumuzda Cansu da geldi. Elinde yastığı, karman çorman saçları ve uykulu gözleriyle kalkamadığı belliydi.
"Herkese Bayhan'lı günler!"deyip masaya oturdu. Evet,yanlış duymadınız kendisi koyu bir Bayhan hayranıdır.
"Günaydın!"dedi Sema gülümseyerek. Sonra da hepimiz kahvaltı yapmaya koyulduk. Ben  sosislerimle seviyeli bir birliktelik yaşarken Cansu sordu.
"Yeni lisenin adı ne Gül?" Ağzımdakileri bitirip konuşmaya çalıştım.
"Bahar Koleji!" üçü de şaşkınlıktan açılan ağızlarıyla bana dönüp bağırdılar:
"Ne?!" ben ise umursamadan menemene ekmek bandırdım ve ağzıma tıktım.
"Nasıl yani artık kolejde mi okuyacağız?"dedi Şevval sonunda kitabını bırakıp.
"Babam öyle ayarlamış"deyip omuz silktim.
"Ben gelemem"dedi Sema.
"Neden yaa?"dudaklarımı büzüp şirin olmaya çalıştım."Kırmasana beni işte, hem ne yapacağız sensiz biz o okulda?" Cansu ve Şevval de bana katıldılar. Düşündüğünü fark ettiğimde biraz daha üstelemeye karar verdim.
"Olmazsan olmaz,büyümez çiçeklerim. Toprağım havalanmaz kurur gider bahçelerim..."
Ve Cansu atıldı.
"Öyle deli gibi esme başım dönüyooooorrrr..." Yine kendini belli etmese olmazdı sanki!
Hepimiz kahkahalara boğulduk.
"Yani geliyorsun?"dedim yumuşak bakışlarımı Sema'ya çevirerek. Olumlu anlamda başını salladı.
"Yuppie!"diye bağırdı Cansu ve ekledi.
"Hepinize yeni okulda Bayhanlı başarılar dilerim!"
"Iyyyy!"dedik üçümüz birden.
Kahvaltı bitiminde odalarımıza çıkıp üzerimizi değiştirdik. Ben yeşil bir kazak altına da lacivert kısa bir etek giydim. Saçlarım dalgalı olduğundan tarayıp kendi haline bıraktım. Dudağıma nemlendirici sürüp odadan çıktım. Sema beni süzdükten sonra yüzünde onaylamaz bir ifade belirdi.
"O eteğin diğer yarısı nerede şeker kız?" Dudaklarımı büzdüm.
"Cehennem sıcakmış diye duydum!"dedi sadece. Bu cehennemde cayır cayır yanacaksın demenin tatlandırıcıya maruz kalmış bir haliydi. Bir etek boyuma bir de bacaklarıma baktığımı gören Cansu.
"Güzelsin,güzel!"dedi ve kolumdan tutarak aşağıya sürükledi.Ikimiz de koltuğa yayılıp Şevval'i bekledik. Bir süre sonra Merdivenlerden inen Şevval'i gördük. Hala kitap okuyordu. Sonra da yanımızdaki yerini aldı.
"Gideceğimiz yer üniversite gibiymiş!"dedi Cansu telefonundan gözlerini ayırmadan.
"Dur ben de bakıyım!"deyip telefona doğru eğildim.Allah'ım sana geliyorum!! Bu nedir yaa! Yemyeşil bahçeler,kocaman kafeterya,fitness salonu,yüzme havuzu...
"Vayy bee!"dedim istemsizce. Biz ağzı açık ayran budalası gibi ekrana bakarken Sema seslendi.
"Hadi len,çıkmıyoz mu?" Başımla onaylayarak sünücü koltuğuna geçtim. Yan koltuğa da Cansu oturdu. Sema ve Şevval ayrı arabayla geleceklerdi. Arabamı çalıştırdım. Nissan Juke kullanıyorum üzerinize afiyet! Navigasyonumdan da yardım alarak okula doğru son sürat gidiyorduk. Cansu radyoyu açtığında şansına Bayhan çıktı. Sesini açıp bağıra bağıra söylemeye başladık.
"Vurdumduymaz, vurdumduymaaaaazzz! Laf anlamaz yaralı kalbiiimmm!" Hızımı arttırdım. Okulun karşısında büyük bir garaj vardı. Arabayı oraya park etmeden önce dirift yaptım. Sonra da durdurdum.
"Gazamız mübarek olsun kardeşim!"dedi Cansu. Hellalleşip indik arabadan.
Cansu güneş gözlüğünü taktı. Ben de saçlarımı düzelttim. Güvenlik görevlisine kimliğimizi gösterip okul binasına giriş yaptığımızda tüm gözler bize çevrildi.
Fısıldaşmalar duymamak elde değildi.
"Off be o ne biçim bir şey!"
"Sarışın benim beyler!" Cansu esmerdi yani benden bahsediyordu. Gülmeden edemedim. Özgüvenin böylesi!
"Sarışın taşmış yalnız!" Abartamayın canım,değilim o kadar!:)
Bozuntuya vermeden yürümeye başladım. Saçlarımı karıştırıp sağ omzuma attım. Siyah topuklularımın tutturduğu ritme gülüşümle destek oluyordum. Etraf resimdekilerden daha güzeldi. Yemyeşil geniş bir bahçe vardı ve her yerde papatyalar büyümüştü. Etrafı incelerken çimenlerde uzanan insanlarla göz göze geliyordum. Ya beni süzdüklerine ya da Cansu'yu kestiklerine şahit oluyordum. Ben de başımı çevirdim. Çimenlerden çıkıp asfalt okul yolunda yürümeye devam ettik. Dört erkek yolun kenarına sandalye çekmiş gelip geçen kızlara elindeki puan kartlarını gösteriyorlardı.
Önümüzden turuncu saçlı bir kız geçti. Ve puanları:7-6-5-6 olmuştu.Cansu geçince sarışın bir çocuk ıslık çaldı ve 10 puan kartını kaldırdı. Yazık sana, Cansu Bayhan varken kimseye bakmaz ki! Diğer puanlara da baktım.8-7-7 heh halt etmişsiniz siz. Ve ben geçtim önlerinden. Esmer olan güneş gözlüklerini çıkarıp daha yakından baktı ve 10 puan verdi. Sarışın çocuk da 8 vermişti. Diğerlerinden de 9 ve 8 gelince gülümsedim. Yaptıkları çok komikti. Gülerek Cansu'nun koluna girdim. O da gülüyordu.
"Esmer olan gözleriyle yedi seni yeminle!"
"Senin sarışına ne demeli!"ben kahkaha atarken o kaşlarını çattı.
"Nerden benim oluyor be, Bayhan'ım var benim!" Gülerek müdür odasına çıktık. Sağ ayakla girmeye özen gösterdim.Bu okula karşı daha iyi bir izlenim bırakmam lazımdı. Allah yardımcımız olsun diye mırıldandım.

Sevgili okuyucularım:)
Yeni hikayemle karşınızdayım. Umarım beğenirsiniz. Yorum bırakırsanız çok çok çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler... :):):)

Tek Hecede AşkWhere stories live. Discover now