Byrdie

2 0 0
                                        

Myra annesine benzer ama babasinin kanida karistigi icin daha guzel. Ikisinden de tam yeterli olcude var. Myra'nin babasinin en iyi yani, gok mavisi gozleriydi. Delici bakislari tam icinize islerdi. Myra da ayni masmavi gozleri almis. Onun hep guzel oldugunun farkindaydim zaten ama bir gun John Odom cikageldi. Simdi yalniz olecegim. Bu dagla bas basa kalmaktan korktugum yok. Onu sanki bir bireymis gibi seviyorum. Torunumu ozluyorum, o kadar. Ben ve Myra' nin annesi yakin degildik. Clio da, Macon da bana pek aldirmazlardi. Myra, hep sahip olmak istedigim kiz evlatti.

Basta John Odom' da bir sorun gormedim ama yuregine kivrilip yatmis yilani gorseydim bile Myra 'yi durdurmaya calismazdim. Myra' nin sonucu ne olursa olsun bu adami elde etmek istedigini gozlerinden okuyabiliyordum. Simdiyse sonucun iyi olmadigini biliyorum. Bu sabah onu gormeye gittigimde yuregim parcalandi. John Odom ona , asagidaki lanet olasi raylarin yaninda daha neler yapiyor, dusunmeye bile tahammulum yok. Gecen yillar beni bir mese budagi gibi sertlestirirken bu kadar yaslanmak da bir sekilde yumusatti. Konusabilecegim Myra burada olmadigindan, bugunlerde kendi dertlerimi dusunecek bol bol vaktim var.

Myra' nin qkutuphaneden gec geldigi gun, olacaklari bilmeliydim. Okuldan bir arkadasiyla calisacakti guya. Fakat gozlerindeki neseli pariltiyi gormustum. "Hayirdir?" Diye sordum.

Eviyeye dogru gidip bir bardak su koydu ve yaristaymiacasina bir dikiste icti. Arkasini.dondugunde yanaklari ates gibiydi. Dudaklarinda parildayan su damlaciklariyla gulumsedi. "Sonra anlatacagim anneanne, soz. Ama simdilik kensime saklamak istiyorum."

"Sapsal," dedim ama gozlerindeki parilti beni tedirgin etti. Sonra yatmadan knce mutfagi toparlamaya dalip mevzuyu unuttum.

Nihayet yattigimda, basimi yastiga koyar koymaz uykuya daldim. Simdi dusununce, tuhaf bir uykuydu, sanki uyku iksiri icmistim. Ruyamda, bulanik sular ustubde kirildi kirilacak bir koprude dikiliyordum. Sular oyle gurulduyorduki baska hicbir sey duyamiyordum. Sonra akintida bir seyler suruklendigini gordum. Ksn Otu Dagi' ndaki evinizin parcalariydi bunlar. En sevdigim sandalyenin kopuk bacagi. Myra bebekken onun icin diktigim yorgan. Mutfaktaki bufenin bir cekmecesi. Myra' nin eskiden oynadigi bebegi. Burkac doseme tahtasi, cati padavrasi, hatta giris kapisi bile yuvarlana yuvarlana gecti. Derken bir catirti oldu, ayagim koprunu  eski tagtalarinin arasina gomulerek diger taraftan disari cikti. Kopru paramparca olmaya basladi, kopan parcalaar dusup akintida hizla uzaklasti, nihayet bir curuk tahta parcasina tutunup ayaklarim suyun ustunde sallanarak kalakaldim. Dusersem sularin bennide surukleyecegini biliyordum. Sonunda daha fazla tutunamaz oldum. Tam duserken, terden sirilsiklam uyaniverdim. Yatagin kenarina ourdum, kalbim oyle carpiyorduki durmasinda  korktum. O an anlamam gerekirdi. Ruth anneannem, ruyada bulanik sular gormek hep ugursuzluga delalettir, derdi

Doug

Gecen gece, kan otunun karton kutularda, farelerden ve boceklerden uzak tutuldugu duman kulubesinin kapisini kapadim. Sirtimi kulubeye dayayip bahceye baktim. Ev karanlikti, annem babam uyuyordu ve butun erkek kardeslerim gitmisti. Dikenli telin arkasindaki cayir, yildizlarin aydinlattigi bir dizi tumsekti. Misirla agirlasmis yem torbasini ahira goturdum. Inekler satildi, tarla da bostu ama ahirdan aralikli tak tak sesleri geliyordu. Vahsi Gul asla rahat durmaz. Babam onu kapatmak zorunda kaldi cunku cok sik kacip gidiyordu. Galiba neden boyle yaptigini biliyorum. Myra Lamb dagdaki evinden tasindi, Gul de onu ariyor.

Ahirin karanlik girisine donup fenerimi actim. Tak tak sesleri derhal kesildi. Vahsi Gul' un ahir bolmesinin golgesinde beni bekledigini seziyordum. Gubre ve yas saman kokusu midemi bulandirdi. Ahirda daha da ilerleyince, ayna gibi mavi gozlerinden yansiyan pariltiyi gorup geri donmek istedim.

"Gul," dedim. "Sana yiyecek bir seyler getirdim."

Ben ilerlerken at, ne yapacagimi bilircesine hic hareket etmedi. Dokunulmayi asla sevmez ama yem torbasini boynuna asmama genelde izin verir. Tatli misirin tadinin, ona kattigim aciligi saklamasini umdum.

"Ac misin??" Kalbimin kut kut atisindan kendimi duymak zordu. Bir parcam, ne yaptigima inanamiyordu. Belki hâlâ yatakta uyuyordum.

Vahsi Gul, one dogru bir kac adim atti. Islak burun deliklerinden cikan solugunun sesini isitebiliyordum. Her nasilsa, daha torba takilmadan bile, kim oldugumu anlamıştı, biliyordum.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jul 01, 2016 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Kirik KalplerWhere stories live. Discover now