Benim adım Onur, yaşım 20. Herkes gibi sıradan bir hayata sahip, aile içinde her ailede olağan olan kavgalar tartışmalar olan, sıradan bir ailem vardı. Bu kadar sıradanlık başka bir şehire taşınmamızla değişti. İzmir, doğup büyüdüğüm şehir.
Kokusunu ezberlemişim bu şehirin her santimetre karesine kadar. Aylardan ocak, soğuk bir kış günü. Melisa adında çok tatlı bir sevgilim var, bir kaç hafta sonra sevgili olduğumuz tarihten bu yana tam 3 yıl olacak. Üzerimde siyah bir pantolon, gri bir kazak ve siyah ceket vardı, heyecanlıydım. Belki de yüzlerce kez buluştuk, sarıldık hiç bırakmayacakmışcasına, yüzlerce kez kokusunu içime çekerek öptüm onu. Ama bu zamana kadar hiç değişmedi, ilk gün ki gibi heyecanlanırım, karnıma ağrılar girer, yüzümde anlam veremediğim bir tebessüm oluşur vücudum adrenalin salgılar.
Otobüsten indim, buluşma yerine doğru yürümeye başladım. Yolda yürürken kafamı önüme eğmem hiç bir zaman eğmedim, hep etrafı seyretmeyi insanları gözlemlemeyi sevdim. Kavga eden evli iki çift gördüm, birbirlerine bağırıp çağırıp hakaret ediyorlardı. Kadın şu sözleri söyledi " Seni terk ediyorum, artık dayanamayacağım senin bu hallerine ne halin varsa gör boşanma davasını açıyorum "
Yanlarından geçerken kafamı eğdim, garip bir duygu kapladı içimi, sanırım bu korkuydu. Gelecek korkusu, geleceğin kaygısıydı. Ya bizde gelecekte böyle olursak ? Ya ilişkimiz çekilmez bir hal alırsa, zaman içerisinde ben değişir kötü bir adam olursam? Ya zarar verirsem ona?
Bu nasıl yağmurlu ve karanlık bir düşünceydi böyle. İçimdeki bu korku yürüdükçe artmaya başladı, etrafı seyretmeyi bırakıp başımı önüme eğmiştim. Melisa'yla buluşacağımız parka geldim ve bir banka oturdum hala şahit olduğum olayı düşünüyorum. Bizimde böyle sokak ortasında bağıra çağıra terk edilebilecek bir ilişkimiz, bir evliliğimiz mi olacak? Düşüncelere dalmışken bi anda suratımda Melisa'nın öpücüğünü hissettim. Şaşkın şaşkın boynuna çip takılmış gerzekler gibi Melisa'nın suratına bakıyordum. Yanıma oturdu;
Melisa: Hayatım noldu neyin var ?
Onur: Anca kendime gelebilmiştim döndüm ve bişey olmadı biraz yorgunum.
Melisa: Ellerimi tuttu, çenemden tutup gözlerime baktı. Bişey olmuş ama belli anlat hayatım ne oldu dedi.
Onur: Bir iç çektim, nefes aldım. Ben Melisa'dan bugüne kadar hiç birşey saklamamıştım. Yolda gelirken şahit olduğum olayı anlattım. Ve gözlerine bakıp, bizde böyle mi olacağız diye sordum. Gözlerinde bir cevap aradım.
YOU ARE READING
Bir İzmir Masalı (#Wattys2016)
Teen FictionAşk, imkansız, yalan, sadakat, ihanet, acı. Tüm hakları saklıdır, Telif hakkı bulunmaktadır. Aşağıdaki şiir bana aittir. Baharım, güz günüm, yalın kışım, yapraksız yazım, Sen bilinmeyen bir ülkesin, bilinmeyen bir lisan. Dünya herkesin evi, benim...
