Bölüm 1

65 6 3
                                        

İnsanlar mı çok acımasız ?Yoksa acımasız olan hayat mı ?Bu evrenin içinde yaşayan, hayata tutunan insanlar acımasız.Yaşadıklarımdan görüp anladığım kadarıyla hayat herkese adil davranmıyor.2 sene öncesine kadar çok mutluydum ya şimdi? 15.yaş günüm de bu hayatın ne kadar acımasız olduğunu her an herşeyle karşılaşabileceğimizi öğrendim.
Beni düşüncelerimden ayıran çalan telefonum oldu.Arayan annemdi,manevi annem.

"Alo?"

"Alo,güzel kızıım nasılsın?"

"Teşekkür ederim anne gayet iyiyim sen nasılsın ?"

"Sen iyiysen bende iyiyim kızım bir derdin sıkıntın var mı sesin iyi gelmiyor"

"Hayır yok şimdi kapatmam gerek görüşürüz anne."


Anlamıyorum. Beni hiç tanımadığım insanların eline verip nasıl mutlu olmamı bekleyebiliyorlar?Bir gün bir kadın ve bir adam gelip beni almak istiyor gerçek anne ve babam olduklarını söylüyorlar. Bunca zaman akılları neredeydi?Eğer beni sevmiş olsalardı asla bırakamazlardı.15 sene sonra mı akıllarına geldim.Neymiş durumları yokmuş. Hah!beni bu zamana kadar büyüten anne ve babam ne zorluklar çekti. Onların yapamadıklarını nasıl yaptılar dört dörtlük mü büyüdüm? Sevgi herşeyden üstündür,bizi biz yapan para değil sevgimizdi.Maalesef ki gerçek aileme karşı bu yok olamaz da.

Düşündükçe başıma ağrılar giriyordu.En iyisi dışarı çıkmak ve temiz almak.Hızla telefonumu alıp odadan çıkıyordum ki sert bir şeye çarpıp yere düştüm. Ah pardon düşmemişim sevgili abiciğim son anda belimden yakalamış.Bir süre hareketsiz kaldık ve aramızda santimler vardı.Dudakları yukarı kıvrıldı ve kahkaha attı.Son anda kendime gelip Baran'ı geriye iterek kollarından kurtuldum.

"Biraz dikkat etsene be !Senin yüzünden düşüyordum.Hem sen ne yapıyorsun kapımın önünde?

Bi anda gülen yüzü soldu.

"-Şş,şey ben"

"Sen ne?"

"Birlikte film izleriz diye gelmiştim ama anlaşılan bir yere yetişmen gerek."

"Evet şimdi çekil önümden. "

Tam merdivenlere doğru yönelmiştim ki bir kez daha Baran'ın engeline takıldım.Kaşlarını çatmış bana bakıyordu.Aynı şekilde bende ellerimi belime koyup sinirle sordum.

"Ne var Baran?Yeterince gerginim bir de seninle uğraşamayacağım."

"Gitmek için izin almadın."

"İzin alacağımı kim söyledi? "

"Birinin söylemesine gerek yok unutma ki annemler seni bana emanet etti sevgili kardeşim."

Alaylı bir şekilde kahkaha attım.

"Pardon ama kimseden izin almam gerektiğini düşünmüyorum ne sen ne de anne baban umrumda değil onlar sadece senin ailen benim değil. "

Hızla merdivenlerden inerek kapıya ulaştım.Ne kadar yürüdüm bilmiyorum en sonunda sahile gelerek denizi izlemeye başladım.Hepsinden nefret ediyorum,2 senedir bu insanların yanındayım ama gerçek ailem gibi hissedemiyorum.Düşünmemek için çıkmıştım ama yine beynimi tırmalıyordum.Telefonumu çıkarıp saate baktım.Zaman nasıl da geçmişti farkında olmadan 2 saattir oturuyormuşum.Hemen kalkıp eve gittim.Neyse ki 10 dakikalık mesafedeydi.Anahtarımı çıkartmama fırsat kalmadan kapı açıldı.

"Daha ne kadar bekleyeceksin?"

"Ha?"

"Kapının önünden diyorum bir çekilsende eve girsem."

"Dalmışım neredeydin bu saate kadar?"

"İyi geceler abiciğim."

"Masal buraya gel konuşmamız lazım."

Hızla odama çıkarken Baran'ı umursamıyordum bile. Yorgunluktan göz kapaklarım ağırlaşmıştı ve kendimi uykunun kollarına teslim ettim.

Gül Kokulu MasalStories to obsess over. Discover now