Giriş

46 5 2
                                        

Gözlerimi araladığımda bir hastane odasındaydım. Hava karanlık olduğu için biraz soğuktu. Odayı aydınlatan ışık arada cızırtılar çıkararak yanıp sönüyordu. Yattığım yataktan doğrulup ayaklarımı yataktan aşağı sarkıttım. Yavaşça ayağa kalktığımda sağ bacağımda bir sızı hissettim. Yüzümü buruşturup sızıyı umursamamaya çalıştım. Yavaşça yürüyüp kapıyı açtım. Hastanenin koridoru da aynı odam gibiydi. Bazı ışıklar yanıp sönüyordu. Koridorun sonunda olan lambadan kıvılcımlar çıkıyordu. Kulaklarıma dolan acayip bir ses beynimi parçalara ayırıyordu sanki. Ellerimi kulaklarıma götürmüş sesi duymamaya çalışıyordum. Ses acayip bir şekilde aralıklarla devam ediyor ve az da olsa yükseliyordu. Gözlerim kulaklarıma dolan o garip sesin yarttığı ağrı yüzünden bulanık görüyordu. Bir anda koridorun sonunda beliren karatıyla korkmaya başladım. Ses kesilmişti ama başımın ağrısı geçmediği için bulanık görmeye devam ediyordum. Karşımdakinin ne olduğunu bilmeden konuşmaya başladım.

"Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?"

Kulaklarıma dolan o acayip ses inlememe neden oldu. Neydi bu ses böyle? Beynimin içine etti resmen. Bir anda ses kesildi. Onun yerini boğuk ve garip bir ses aldı. Bu ses çok değişikti. Hiçbirşeye benzetemiyordum.

"Yakında geleceğiz alfred. Hazırlıklı ol. Büyük bir savaş bizi bekliyor. Biz, sen ve senin gibiler arasında. Bunu sana söylememin sebebini daha sonra öğreneceksin. Senin yanına geleceğim. Bu arada beni diğerleriyle karıştırma. Cünkü biz birbirimize benzeriz. "

"İyi de sen olduğunu nasıl anlayacağım?'

"Sadece ben seninle iletişim kurabilirim. Diğerleri seninle konuşmak yerine direk öldürmeyi veya yemeyi düşünürler. Artık gitme vakti alfred ."


Bir anda üzerime doğru geldi. Omuzlarımdan havaya kaldırıldım ve kendimi üç katlı hastanenin camından aşağı atılırken buldum bağırıp gözlerimi sımsıkı yumdum.

...............

Statham ÇiftliğiHistórias para pegar e não largar. Descubra agora