24.Bölüm

145K 2.2K 169
                                        

Profilimde ki 'Skin' ve 'Amenta' isimli kitapları okursanız sevinirim

Avril Lavigne - Innocence ile okuyun. Biterse Başa Sarın 

'' Gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın. ''

****

 '' Hey bebeğim. Benim. Sadece seni çok çok çok çok sevdiğimi söylemek için geldim. Prensesim olduğunu, dünyadaki tüm aşklar kadar değerli olduğunu ve hayatımın aşkı olduğunu bilmeni istiyorum. '' Zorlukla yutkunup buğulanan gözlerimi sıkıca kapadım. 3 gündür sadece uyuyan meleğimin her zaman hayranı olduğum saçlarını okşayıp devam ettim. '' Uyanmana ve bana sarılmana ihtiyacım var anladın mı? '' Yutkundum. '' Baban , annen , Carly , Stefan , David , Finn hepsi senin uyanmanı bekliyor bebeğim. Lütfen. Uyan artık. '' Beceriksizce titreyen elimle soğuk elini tuttuğumda vücudumdan geçen titremeyle kendime geldim. '' Ağlamamak istiyorum ama elimden gelmiyor. Ben. Sanırım seni kaybetmekten korkuyorum. Dün doktorlar bize 2 gün'e kadar uyanmazsa bitkisel yaşama girmiş olduğu onaylanmış olacak diyor. Yani beyin ölümün gerçekleşecek diyorlar. Sen güçlüsün Lucy. Uyan güzelim. Uyan da dışarıda bizi bekleyen orospu çocuklarının hakkından beraber gelelim. ''  Kalbine bağlı olan makineden çıkan sesler dışında oldukça sessiz olan yoğun bakıma göz attım. '' Biliyorum beni duyuyorsun. Şunu bilmeni istiyorum. Sen benim cehennemimde ki güzel olan tek şeysin. Sen benim hayatımda yaptığım tercihlerin arasında ki en doğru şeysin.  Ve senin için tüm bu karanlık işlerden çekilmeye razıyım. Benim sana ihtiyacım var. Birilerini öldürmeye değil. '' Yoğun bakımın kapısı açılınca bakışlarımı oraya çevirdim. '' 5 dakika doldu beyefendi. İzninizle hastayı muayene edeceğiz '' hemşireyi süzüp ayağa kalktım. Lucy'nin alnına 3 kez öpücük kondurduktan sonra kulağına eğildim. '' Seni seviyorum bebeğim ''  Yavaş adımlarla odadan çıktıktan sonra yüzüme taktığım maskeyi indirdim. Saçlarıma geçirdikleri boneyi çekip çıkardıktan sonra üzerimde ki saçma kıyafetide çıkardım. Yoğun bakımın yanında bulunan çöpe giydiklerimi attığımda bu çöpün sadece bu kıyafetler için burada olduğunun farkına vardım. Dalgınca ilerleyip sadece Lucy'nin babasının boş olduğu yanında ki yere oturdum. Bakışlarım beyaz zeminle buluşurken duyduğum sesle başımı çevirdim. ''Kızım nasıl? '' Bakışlarımı elime çevirdim. '' Aynı efendim '' Lucy'nin babası elini omzuma koydu. '' Bana efendim deme lütfen. Adım William '' Başımı salladım. '' Peki ef-William '' buruk bir şekilde gülümsedi. Yavaşça ayağa kalkıp tuvalete ilerledim. Büyük beyaz kapıdan içeri girdikten sonra lavaboya ilerleyip suyu açtım. Avcumu su ile doldurup yüzüme çarptıktan sonra aynada kendime baktım. Göz altlarım uykusuzluktan şişmişti. Ayrıca sakallarım baya uzamıştı. İç geçirip peçete aldım ve yüzümü kuruladım. Lavabodan çıkmadan önce telefonumu kapatıp lavabodan çıktım. O sırada hemşire yoğun bakımdan çıkıyordu. Yanına ilerledim. '' Durumu nasıl? '' orta yaşlarda ve evli olduğu yüzüğünden beri olan hemşire kalemini cebine koydu. '' Durumu tuhaf olacak biraz ama iyiye gidiyor. Dünden bu güne gayet iyi. Komadan çıkmayı başaracak gibi görünüyor '' Gülümsedim. '' Tanrım '' diye mırıldandım. '' Sanırım yanına girmeniz etkili oldu ha ? Her neyse hastanın yanında şuan bayan arkadaşı var o çıktıktan sonra girebilirsiniz. '' Gözlerimi kapadım. ''  Çok teşekkür ederim '' Arkamı döndüğümde yüzünde ki tebessümle bana bakan Maria – Annesi- gülümsedi. Ona sıkıca sarıldım. O an Lucy'e sarılıyor gibi hissediyordum. O an kollarım arasında Maria yerine Lucy var sandım.

-Carly'nin Anlatımı-

 '' O seni gerçekten seviyor. Tabi bende '' Konuşmakta güçlük çekiyordum. Lucy benim için çok önemliydi. O benim ailemdi ve onu böyle görmek canımı acıtıyordu. '' Tek istediğim uyanman. Tamam mı seni lanet olası salak? Uyan ve bana sarıl. Buna ihtiyacım var. Zayn'in sana ihtiyacı var. Benim sana ihtiyacım var. Ve sen bencillik yapıp burada bizi daha fazla ağlatma. Seni seviyorum. Tekrar geleceğim oldu mu ? '' Yavaşça yoğun bakımdan çıkmaya başladım. Bana şu giydirdikleri kıyafetleri çıkartıp çöpe attıktan sonra Zayn'in aynı şeyleri üzerine geçirdiğini gördüm. Omuz silkip dışarı çıktığımda Stefan koridorun sonunda tek başına oturuyordu. Adımlarımı ona doğru yönlendirip yanına oturunca başını bana çevirdi. '' Benden nefret ediyor değil mi? '' gözlerimi devirdim. '' Hayır sadece sana kızgın. '' Stefan gözlerini sildi ve konuşmaya devam etti. '' Ondan çok hoşlanıyordum. Sonra bu hoşlantı aşka dönüştü. Onu herkesten kıskanıyordum. Her şeyden. Giydiği ayakkabı bile benden şanslıydı diyordum. Evet ona açılmamıştım ama utanıyordum. Onun beni küçümsemesinden veya beni yüz üstü bırakmasından utanıyordum. Onun bana aşık olduğunu öğrendiğimde evine gittim. Ona sarılıyordu bahçede. Onu öptü. Zayn o aptal sarhoştu ve şanslıydı. Ondan özür diliyordu çünkü onu üzmüştü. Ben. Onları öyle görünce gerçekten kötü oldum Carly. Onları öyle görüp acı çekmem yetmezmiş gibi Lucy'nin odasının önündeki ağaca tırmanıp onları izledim. Beraber uyudular. Öpüştüler. Sarıldılar. Lucy onun üzerini değiştirdi. Gözlerini açtığında yanında o vardı ben değildim ben kendimden nefret ediyorum '' Stefan son sözlerini söyleyip ayağa kalktı ve koşarak koridordan uzaklaştı. Arkasından öylece bakıyordum. O gerçekten acı çekiyordu. Lucy'e aşıktı ve Zayn'le Lucy'nin romantik anlarını görmüştü. O yani Stefan acı çekiyordu. İçeride yatan kız onu mahvediyordu. Ve Stefan onu kaybederse bende Stefan'ı kaybederdim. Kendini öldürürdü. Stefan'ı iyi tanıyordum. Ama beraberinde onu üzen kişileri de götürürdü.

Bad BoyWhere stories live. Discover now