HATIRAN YETER
Giriş
Bu hikaye bitti denilen yerden başlayan bir hayatın hikayesi...
Bir düğün olur sevenler kavuşur mutlu son ederiz. Sanki evlilik miladdır. Onlar erdi muradına dediğimiz hikayeler gerçekten bitmiş midir? Ya da gerçekten mutlu son mudur? her insan hikayesinin ortak sonu ölümdür.Kaçınılmaz mutlak son.. Bu hikayede ölüm bile bir son olmayacak.
Bir adam, "sensiz yaşayamam" dediği karısının ardından hayata tutunacak tek sebep bulamaz, ölümü bekler. Onun için hayat bir mayıs sabahı buz kütlesine dönüşmüş karısının bedenine sarılarak uyandığında bitmişti.1 yıldır ne yaşıyor ne ölebiliyordu...Onun unuttuğu, bir mucize vardı. karısı ile ölmeden önce yaptıkları, su an bir laboratuvarın dondurucusunda olan ikisinin parçası embriyoları vardı. Kendisi hatırlamasa da ,onu hayata bağlayacak yeniden nefes almasına sebep olacak mucize, canlanacak yeşerecek toprak bekliyordu.
Bir kadın, dünya üzerinde ki tüm kimsesizleri kendine can yoldaşı yapmış gönüllü bir şifacıydı. Beyaz önlük giymeyen, reçete yazmayan, elleri ile şifa dağıtan idealist bir doktor. Hayatını borçlu olduğu manevi annesinin ondan ilk ve son isteği için savaşın ortasından dönmüş, kendini onun isteğine teslim etmişti. Aşka teslim olan kalbi ile vefa borcu arasında seçim yapmak zorunda kalmıştı. Unuttukları kader, onlardan önce yazısını yazmış oyuncularını sahneye çağırmıştı....
Zara elini kendine çok yakın olan aynaya uzatarak Kartal'ın yansımasına dokundu. Eli aynada ki Kartal'ın kaşın da, gözleri aynadan kendine kilitlenmiş gözlerdeydi. Kısık sesle içinden geldiği gibi konuştu.
"Canın yanıyor, ama hangi acı zamanın karşısında dayana bilmiş ki" eli aynada ki adamın kaşından aşağıya doğru kaydı.
" her yaranın iyileşme süresi vardır. Doğru ilacı bulduysan bir sabah uyanırsın ve yüreğini kesen ağrının orda olmadığını fark edersin" dedi.
Çınar ağacı dövmeli eli, aynada ki adamı tam kalbinin üzerindeydi.
"Senin yaran burada, ilacın da..."
Zara'nın kısık sesle yaptığı konuşma Kartal'ın yaptığı hareket ile yarım kaldı. Kartal, Zara'nın kalbine dokunmasına engel olabilecekmiş gibi bileğinden tutup elini indirdi. Sırtını aynaya, yüzünü Zara'ya döndü. İri siyah gözlere yakından baktı. Bu kız büyücüydü. Başka türlüsü mümkün değildi. Kendisine hiç dokunmadan, sadece bakışları ve aynada ki yansımasına dokunuşları ile ona büyü yapıyordu. Kartal'ın acısını hissetmesine engel oluyordu. O acıyı alıyor ve yerine başka bir şey bırakıyordu. Bileği avucunda olan kıza yaklaştı, onunda nefesini tuttuğunu gördü.
"Acımın yerine başka duygular üfleme o sesinle" sol elini Zara'nın göz hizasına kaldırdı. İşaret parmağı ile dolu dolu olmuş gözleri göstererek,
"beni bu girdaba çekme" dedi.
