Eve geldim ve koltuğa oturdum o kadar yorgundum ki hiçbir şey
düşünemiyordum, sadece uyumak istiyordum bu yüzden gözlerim yavaşça kapandı.
Zilin çalmasıyla uyandım ve kapı açıldı, anahtarı olmasına rağmen kapıyı çalması sinirimi bozuyordu. Yerimde doğruldum ve yanıma gelmesini bekledim
"Hoşgeldin oppa."
"Merhaba~"
Yanıma geldiğinde boyu çok uzun olduğu için kasıklarının yanını öptüm ve bu sayede tatlı kıkırdamasını duyabildim bu beni mutlu ediyordu.
"Ben açım" Dediğinde bacağına vurdum.
"Odunsun" Diye ekledim.
"Biliyorum." diyerek yanağıma bir öpücük kondurup,
"Ama bu gün çok yoruldum fire nin dansını tam 20 kez ard arda yaptık ölüyoruğğm" Diyerek devam etti ve üstüme yattığında anlına öpücük kondurup yerimden kalktım. Ona yemek hazırlayıp masada karşısına geçtim. Yemek yerken onu izlemek müthiş bir şeydi. Onu izlediğimi gördüğunde sırıttı ve dudağını yaladı, bunun amacı neydi?
"Devam edersen kötü şeyler olucak." Dediğimde sırıttı.
"Olsun."
Öne doğru eğildim ve v yaka tshirtümün açılmasını sağladım.
Tae'den hafif bir hırlama duyduğumda hoşuma gitmişti. Yerinden kaltı ve yanıma gelip beni kucağına alarak oturdu.
"Biraz böyle kalsak"
"Olur"
Ama yerimde duramadım ve fark etmeden ayağımı sallamaya başladım. Bu Tae'yi etkilemiş olacak ki küçük bir inleme çıkardı.
Yüzüne baktığımda kafasını arkaya atmış gözlerini kısmıştı.
"Oyun oynamak istiyorum~"
"Oh gerçekten mi?" Diye sordu.
Başımı sallayarak onayladım.
Uzun zamandır yaramazlık yapmıyorduk ve onu çok özlemiştim.
"Evet"diye fısıldadım ve hemen beni kucağına alıp odamıza götürmesine izin verdim.
Yolda boynuma öpücükler konduruyordu.
Yatağa beni yavaşça bıraktı ve üstüme çıktı boynumdan dudağıma yol ulaştığında anında karşılık verdim.
Üç dakika boyunca öpüştükten sonra elimi Tae'nin üyesine götürdüm ve yavaşça okşamaya başladım, yapmayı en çok sevdiğim buydu. Üyesi iyice kabarınca kotunu çıkardım ve kalın üyesi ortaya çıktığında yutkundum bu görmeyeli büyümüşmüydü daha fazla dayanamadım ve yalvarmaya başladım.
"Tae~ lütfen- oyna benimle"
"Hemen" dedi kalın ve erkeksi sesiye, bu benim daha fazla tahrik olmamı sağladı. Üzerimi hızla çıkarttı ve diliyle göğüslerim üzerinde oynarken inmeye başladı. Dudağını vücudumdan ayırmadan yavaşça alt kısma geçti ve kafasını kaldırdı sırıtarak,
"Dil mi? Parmak mı?" Dedi
Kafamı geriye atmıştım ve inleme karışımıyla,
"İkiside " dedim ve hemen işe koyuldu.
Ağzımdan küçük inlemeler kaçıyordu Tae işini hallederken daha fazla dayanamadım ve hemen yerlerimizi değiştirip onu alta aldım, boxerini çıkardığımda uzun, kalın ve kendinden geçmiş üyesi ortaya çıktı. Başına bir öpücük kondurup ellerimi doladım sert ama yavaş bir şekilde çekiyordum. Hırlama sesleri geldiğinde kendimi üstüne atıp dudaklarına yapıştım dudaklarını çekerek ayrıldım ve gözlerimizi birleştirdim.
"Geçekten oyuncak istiyorum" diyip sırıttığımda ne demeye çalıştığımı anlamış olmalıki O da sırıttı.
"Sabırlı ol bebeğim, benim sıram geldiğinde istediğini alacaksın."
İşime devam etmek için aşağıya indim ve üyesini ağzıma aldım. Gerçekten şişmişti ve birazdan gelmek üzere olduğunu anladım hepsini yutmalıyım son bir sert girişle Tae her şeyiyle ağzıma döküldü.
Hızla beni altına aldı ve arkamı çevirip deliğimi yalamaya başladı. Çok sürmeden yerinden kalktı ve dolabın içinden deri kutuyu çıkarttı ve içinden bir tane kelepçe ve kuyruklu vibratr çıkarttı.
Hemen yanıma geldi, ellerimi hızla bağladığında kendimi savunmasız hissetim.
Yandaki kutudan eline bir miktar kayganlaştırıcı aldı ve sadece bana sürdü ve hemen vibratorü en sonda içimde soktu ve yatağın karşısına geçti.
"Benim için inle kedicik."
"Imh yanıma gelmeni i-istiyorum Tae!"
"İsmimle inleyene kadar asla.""Babacık senin çok istiyorum ımh!" dedim kuyruğumu sallayarak.
"Tae~ lütfen yanıma gel!"
"SENİ İSTİYORUM TAE ŞU LANET OYUNCAĞI DEĞİL" diye bağırdığımda gülüp hemen yanıma geldi ve lanet vibratorü içimden çıkarttı hemen kendi girdi. Bu kesinlikle daha iyi hissettirmişti, ikimizde sınıra geldiğmizi anladık ve kendimizi bıraktık Tae yana devrildi ve bana kafasını çevirdi.
"Bir tur daha?"
"Saçmalama ölüyorum. Ben duş alacağım."
"Bari duşa beraber girseydik?"
"Olmaz dedim Tae."
"Peki ben burda öleyim kendi kendimi çekip öleyim..."
Dediklerini dikkate almadım çünkü eğer 2.turu yaparsak bunun arkasıda gelecekti ve ben şuan yürüyemiyorken kesinlikle ikinci turda sabah tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalacaktım. Bu yüzden sadece gülmekle yetinip Tae'nin yalvarışları eşliğinde banyoya gittim.
