Multimedia Irmak.
Bölüm şarkısı
Güliz Ayla-İlk Öpücük Benden Olsun
Ben Irmak. Üç kardeşiz. Ben, Cenk ve ikizim Tuna. Aralarında en zekileri, güzelleri, tatlıları benim. Kardeşlerim diye demiyorum hayatta gördüğüm en işe yaramaz, en düzenbaz, en sahtekar, en mal, en gerizekalı insanlardır. Gerçi bu liste kıyamete kadar uzar.
Babamın işi yüzünden sürekli taşınırdık. Ve bir kez daha taşınıyorduk. Evde telaş devam ediyordu. Herkes bir işle meşguldu. Bende odamdaydım. Mobilyalar gitmişti. Tek tük arabada götüreceğimiz şeyler kalmıştı.
Elimdeki kutuyu makyaj malzemelerimle dolduruyordum. Kahretsin kutu çok küçüktü. Aslında eşyalarım çoktu. Ama olsun konumuz bu değil.
Elimdeki sığmayan törpü setime baktım. Evlat acısı bu olsa gerek. "Elveda kıymetlilerim." diyerek tören eşliğinde çöp poşetine attım. Bu sahne yeşilçamın hüzünlü sahnelerine taş çıkarabilirdi. Odanın kapısına biri tekme atarak içeri girdi.
"Noluyo lan?"
"Ulan 2 saattir kapıya vuruyorum gireyim mi diye ama aklın dünyada değil galiba."
"Cenk Allah belanı versin senin. Söyleyeceğin umarım önemli bişeydir. Çünkü en acıklı dram sahnesinde millet tam ağlayacakken araya giren reklam gibisin."
"Valla önemli mi bilemem ama Tuna abim şortlarını yakıyor bahçede."
"Neeeee?!?!"
"Yani önemli bişey değil demekki ben gidiyorum hadi bb cnm grşrz.s"
Koşarak bahçeye çıktım. Çığlığımdan camlar kırılmış olabilirdi. Ama asıl sorun benim güzel benim cicik benim tatlış şortlarımdı.
"Tunaaaaaa ağzına sıçtım senin göt heriff!!"
"Valla ben sana ne dedim? Şortlarını bulursam yakarım dedim. Dinlemedin bende buldum. Ve mışın kompleytıt."
Ateşten tek tek şortlarımı çekmeye çalışıyodum. Tavadan balıkları kurtarıp akvaryuma atma oyununu canlandırıyorduk adeta. Tunaya baktığımda ateşe diğer şortları da fırlatıyodu. Eline gelen bi şortu incelerken;
"Baksırım bile bundan daha uzun lan" dedi.
Ateş elimi yaktı.
"Gebereceğn gebereceğn" dedi.
Artık yananlara bişey yapamayacağımı anlayıp Tuna'nın atmadıklarına yöneldim. Kutuyu kaptığım gibi odama koştum.
Allahım nasıl bir vicdansızlıkdır bu. Kutuya baktığımda sadece 5 şortumun kaldığını gördüm. Cenaze töreni yapmalıydım. Ama intikamım acı olacaktı.
Toplanma işine mola vermiştik. Annem pizza getirtmişti. Sofrada Tuna'ya ölümcül bakışlar atıyordum.
Bana baktıkça kahkaha atıyodu.
Annem içecekleri çıkarmak için arkasını döndüğünde kaşığın arkasını yalayıp alnına şak diye attım.
"Ahğğghhaaağaah!" diye böğürünce Annem birden arkasını döndü.
"Ne oluyor burda?"
"Anne oğlun şortlarımı yaktığı için pişman oldu herhalde 'Tüh bende giyerdim' dedi de efkar bağlıyor şuan."
Tuna tek kaşını kaldırdı.
"Hööö salak."
"Özürlü."
İkimizde söylenmeye bırakıp pizza kutusuna elimizi attığımızda bomboş kutuyla karşılaştık.
"Nerde lan pizzalar?!"
İkimizde aynı anda Cenk'e döndük.
Şipşak salam reklamındaki kadının taklidini yaparak.
"Ayol sizi mi beklicektim şapşikk" deyip ardından da geğirdi.
"ANNNNNEEEEEEEEE!!"
Kendimi yere attım.
"Ay bana bişeyler oluyo. Açlıktan ölücem galiba. Hayatım buraya kadarmış. Ömrümde yediğim bütün pizzalar gözümün önünden film şeridi olarak geçiyor"
Tuna bıçağı aldı. Boynuna saplamaya çalışıyomuş da birileri onu tutuyomuş gibi
"Tutmayın lan beni tutmayın ölcem ben ya da dur ben niye ölüyom. Cenk gel lan buraya. Tutmayın diyorum lan size!"
Annemin gülmekten konuşacak hali kalmamıştı. Zorla "Durun durun." diyebildi.
"Daha pizza var merak etmeyin." dedi
Ben ve Tuna, Cenk sokağa donsuz çıkmış deseler bu kadar mutlu olamazdık. Ama bir düşündüm de Cenk sokağa donsuz çıksa bana bir ömür yetecek kahkaha anısı olurdu.
Annem yeni pizzaları getirince
pizzalara yumulduk. Ve işimize geri döndük. Babam geldi yardım etti. Son eşyaları da topladığımızda artık gitme vaktiydi.
♧♧♧♧♧♧
Yeni evimiz eski evimize göre daha küçüktü. Yan yana dört güzel villadan en soldakiydi. Dışı beyaz üstüne altın sarısı desenleri vardı. Tek sevmediğim olay benim odam Cenk'in ve Tuna'nın odalarına çok yakındı.
Kapıdan girer girmez herkes oda kapmaya koşmuştu. Çünkü sadece bir tane banyolu oda vardı. Bilin bakalım hangi tatlış kaptı orayı. Aa bildiniz tabiki ben salak mısınız. Şu muşmula suratlılara tatlış dersek kuran yırtan kadına döneriz.
Yazın bitmesine bir ay kalmıştı. Okullar açılacaktı cry. Ben ve Tuna bu sene sınava girecektik. Cenk Bey de lise 3 oldu bu sene. Aa dur yanlış oldu. Cenk Bey kendilerine Bay Uçan Tekme dememizi istedi.
Yeni odama yerleşirken sokaktan gürültü geldi. Daha çok korna sesleriydi. Pencereye çıktım. Yan villadakilerin düğünü vardı galiba. Kapı açıldı gelin ve damat çıktı. Arkasından da gelinin kardeşi olduğunu düşündüğüm kız ve ardında-
OHA OHAA OAHAĞAĞAĞAĞA O NEY LAN ÇÜŞ ÇÜŞ ALLAAAHIM
Damadın erkek kardeşi mi o lan. O ney lan. Göz göze geldiğimizde güldü. "Ay beni beğendi mi acaba?" diye düşünürken. Eliyle ağzının kenarını gösterdi. Ve dudaklarıyla "Sil" dedi.
"Neee?"
Elimi ağzıma götürdüm Allahım resmen salyam akmıştı. Ben nerelere gideyim. Nerelerde öleyim. Nasıl intihar edeyim.
Afffferrrin Irmak başlamadan bitti. Ohhh çok güzell. Şimdi nasıl bakacaksın yüzüne.
Yastığı yüzüme kapatıp çığlık atmaya başladım.
Salak Irmak
Aptal Irmak
Deli Irmak
Allahım nelerle sınanıyorum. Allahım neydi benim günahım. Ölsem de kurtulsam.
Çığlık atarken odaya Tuna girdi. Yüzüne yastık attım. Sinirimi geçirmem lazımdı.
"Kızım sen manyak mısın?!"
Yüzüne elime geçeni atıyodum.
"Lan ne attığına bi bak maşa atılır mı lan insafsız!"
"Cenk'i çağır bana!!" diye bağırdım.
"Cenk gel ulan buraya!"
Cenk odasıdan seslendi.
"Duyamadım???"
"Uçan tekme bozuntusu bacağını götüne monte etmemi istemiyorsan hemen yanıma gel."
Cenk koşarak odaya geldi.
"Hayırdır Irmak bacım?"
"Cenk seni dövebilir miyim?" diye yalvardım.
"Ne diyon amk?"
"Şimdi özet geçersek. Ben birine rezil oldum sinirimi atmam gerek. Bu Tuna dövdürmez kendini. Gözünün yağını yiyeyim iki döveyim seni"
Cenk Tuna'ya döndü.
"Abi bu onurlu görevi şerefimle yerine getireceğim. Eğer olurda geri dönemezsem mezar taşıma uçan tekme resmi çizin. Vasiyetim budur."
Bana döndü.
"Savaş mı istiyorsun. KAMMONNN"
