▪️GİRİŞ▪️

25 4 3
                                        

Para için yalana davet...

Karanlık sisli ve kasvetli odamda tam karşımda duran eli kolu bağlanmış adama baktım. Henüz adını bile bilmiyordum.

Adamlarım bana kumarda tam beş milyon dolar para kaybettiğini ve paranı hala ödeyemediğini söyleyince, iş yine bana düşmüştü.

Onunla ne yapacağıma henüz karar vermemiştim.

Başaşağı ve yorgun düşmüş bedeniyle tamamen tükenmiş gibi gözüküyordu.

Zamanım yoktu.
Adamın çenesini sıkıca kavrayarak onu uyandırdım. Adam afallanmış gözlerle bana bakıp durmadan inliyordu. Ağzına tıkanmış bezi çıkartarak konuşmasına izin verdim.

"Bırakın beni," diye bağırarak sandalyesinde çırpınmaya başladı,

"Şş...sessiz ol bir az" sesimimin en ince tonuyla söylemiştim bu kelimeleri aksi halde onu gebertmem an meselesiydi.

Karşındakinin kim olduğunu henüz bilmiyordu, ama ona en kısa zamanda anlatacaktım.

Benimle aynı yaşlarda olduğu her türlü anlaşıla biliyordu fakat bu kadar; Kumarda tam beş milyon para kaybedecek kadar aptal olması şart değildi.


Yakasınından tutup sandalyeyle birlikte kendime doğru çekerek.

"Bana bu kadar sesini yükseltmek için bir sebebin olmalı, aski halde benim seni gebertmek için iyi sebeblerim var" diye boğazını kavradım.

"Tamam...tamam" diye boğuk bir sesle "tamam paranı ödeyeceğim" tekrar kısık sesle.

"Şöyle anlaşalım" diye onu özgür bıraktım.

"Ama önce beni çözmen gerek"

Gözlerimi kısarak tam karşımda duran adama baktım.

"Sen beni kendin gibi aptal mı zannettin pislik herif?!"

"Ben çözmezsen paranı alamazsın!"

Daha fazla dayanamayarak
"Tamam sen bilirsin!" deyip silahımı alnına dayadım.

Aptal ve korkak insanlar için en sevdiğim kısımdı.

"N-ne yapıyorsun dur yapma lütfen"

"Benim kaybedecek bir şeyim yok aptal herif...Sen...sen kim oluyorsunda benim yanımda bana şart koşuyorsun"

"Tamam lütfen...yalvarırım yapma..."

"Paranı nereden bula bileceğimi söyle bana... Hemen!"

"Ama beni... beni çözm..."

"Kes sesini!!" Diye silahı ağzına dayadım.

"Tamam benim ailem zengin bir aile ben Kerem Karagül lütfen beni çöz sana paranı vereceğim"

Demek zengin aile ha?!

Pek umursamadan"Gidip zengin babandan alırım o zaman"

"Hayır babam benden nefret eder benim için sana beş kuruş bile vermez"

Ne biçim aile bu?!

"O zaman başka seçenekler düşün ya geberirsin ya da borcunu öder gidersin"

"Kardeşim... Yağmur Karagül o bana yardım ede bilir"

"Tamam adresini ver" dedim

"Bir şartla veririm"

Aptal hala bana şart koşuyor

"Ona benim kumar borcum olduğunu söyemeyeceksin fidye olarak kaçırıldığımı söyle, yada nebileyim uydur bir şeyler ama benim kumarda kaybettiğimi öğrenmesin yıkılır sonra onu öyle görmeye dayanamam"

Ammada dramatik bir durum ama  yapacaktım beş milyon para için yalan uyduracaktım. Bütün bunlar para için gercekten değer.

"Tamam artık ver şu adresi ver!"

Verdiği adresin tam önündeydim. Büyük bir evdi ama bir o kadar kimsesiz gibi gözüküyordu. Henüz eve gelip giden yoktu. Tam bir saattir buradaydım. Abisi bana kardeşinin bu saatlerde evden çıkıp resim kursuna gittiğini söyledi.

Fakat sanırım ona güvenmekte hata yaptığımı düşünüyüm derken evin önünde hareketlenme oldu.

Evet bir kızdı yüzünü tam göremiyordum çünkü başını aşağı eğmiş ve saçları yüzünü kaplamıştı ama şöyle uzaktan siyah saçlarının omzundan aşağı bırakmış koyu mavi bir elbise giymişti. Bir an gözümü kızın vücudundan alamadım. Elbise ince kıvrak vücudunu açığa çıkarmıştı.

Saçmalama Berk! şimdi çapkınlığın sırası değil hemde sana borcu olan aptalın kız kardeşini düşünerek.

Acaba kaç yaşındaydı. On dokuz mu, yirmi mi?

Sana ne be adam boş versene! sen sadece uyduruk bir yalan söyle paranı al hayatını yaşa gerisi canı ceheneme.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 30, 2016 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

OYUNBOZANStories to obsess over. Discover now