BöLüM 1

14 4 3
                                        

Multimedia: Umay Akınay
O an yaptığım tek şey ağlamaktı. Ağlamaktan başka hiç bişey yapamıyordum. Adeta kilitlenmiştim. Hareket edemiyodum, boğazım düğümlenmişti.
Herkez başıma toplanmış beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Ama ben öyle dönüp kalmıştım. O haberi aldıktan sonra içimde fırtınalar kopmuştu. Ellerim istemsizce titriyirdu,durduramıyordum.

Evet annem... annemi kaybetmiştim. Daha doğrusu kendi intihar etmişti.Babamla hep tartışıyorlardı, kavga ediyorlardı ama bu normal kavgalar degil gerçekten çok şiddetli kavgalardı ama hepsinde de annem haklıydı. Babam annemi hep aldatırdı ve annem de bunu öğrendiği zaman kavga ederlerdi. Sonunda bu kavgalar arttığında annem dayanamayıp intihar etmisti. O adamı hiç bi zaman sevmemistim. Zaten üvey babamdı. Ben iki yaşındayken babam vefat etmişti. Hiç görmemistim onu ama annemin bana anlattığına göre çok iyi bi babaydı.

Herkezi kaybettim. Kimsem kalmadı.
Birden ağlamam daha şiddetlendi. Ve başım daha çok ağrımaya başladı. Başım öyle bi dönüyordu ki , artık dayanamıyordum.En yakın arkadaşım Irmak hiç yanımdan ayrılmamıştı. Bende kalmıştı. Annesi de uyandığı an benim yanıma gelirdi. Annemle Canan Abla çok yakınlardı. Belki annem bana anlatmadıklarını ona anlatırdı.

Hiç bir şeyden haberim yoktu, anneme ilaç almak için çıkmıştım daha sonra eve geldiğimde evin önünde koca bi topluluk vardı ve Canan Abla ambulansı arayın diye bağırıyordu. Koşa koşa oraya gittiğimde annem kendini asmıştı onu almışlardı ama o çoktan ölmüştü ve sonrası buydu.

Yine o görüntü aklıma gelince başım daha çok döndü. Artık elimle başımı sımsıkı sıkıyordum. Ufak bir hareket ettiğimde bile sarsılıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Irmak' ın elini tuttum ve tüm gücümle sıktım. Elini sıktığımda hiçbir tepki vermiyordu ancak canının acıdığını biliyordum. Sanki elini sıkınca acılarım hafifleyecekmiş gibi sıkıyordum ve bu en çok istediğim şeydi. Annemin ölmemiş olması, bu acıyı bir ömür boyunca kalbimde taşımayacak olmak... Benim kadar Irmak ve Canan Abla da ağlıyordu. Irmak beni böyle gördükçe daha çok endişeleniyordu. Bir anda Irmak'ın elini sıkan elim gevşedi ve yere düştü. Bundan sonra her duyguya kilitlenen kalbimin siyahı gibi görüşüm de siyahlaştı. Duygularımın ve düşüncelerimin karışıklığını anımsatan bir bulanıklık oluştu. Ardından vücudum da beynim ve kalbimle aynı kararı alarak kendini dış dünyaya kapatarak bilincimi kararttı.

******

Gözlerimi açtığımda etrafıma baktım ve o nefret ettiğim kokuyu hissettim.
Hastanedeydim ve koluma serum bağlıydı. Zamanı geldiğinde annesi gibi intihar edecek fakat kendini asmak yerine jileti bileklerine bastırıp ölecek bu kızın damarlarından dışarı kan dökülecekken şimdi iyileşmesi için serum bağlıydı. Irmak ve Canan Abla hemen yanı başımda oturuyorlardı. Canan Abla'nın ağlamaktan gözleri şişmiş uyuya kalmıştı. Irmak'ın ise gözleri kıpkırmızıydı onunda aynı şekilde gözleri şismişti. Bu halsizliğine karşın ellerini başının arasına almış hala ağlıyordu. Seslenmek için uğraştım fakat fısıldamayı bırak ağzımı açamıyordum bile.

Irmak yavaş yavaş başını kaldırdı ve dolu gözlerle bana baktı. Önce benim yanıma gelip hemen bana sarıldı hafif tebessüm etmeye çalışsamda yapamadım. Sonra gidip annesini uyandırdı. Canan abla doktoru çağırdı ve böylece yarın taburcu olabileceğimi öğrendim.
İki gün boyunca baygın yatmışım.
Ama hala kendimi yorgun hissediyordum. Gözlerim istemsizce kapandı.

Uyandığımda geceydi. Kendimi fiziksel olarak gayet iyi hissediyordum. Ama diğer yönden... kötüydüm işte. Herşeyi tekrar düşündüm. Annem öleli sadece daha iki gün olmuştu. Onu çok özlüyordum. Onun o kokusunu çok özlüyordum. Onu herşeyden çok seviyordum, o benim herşeyimdi. Ama beni bırakıp gitmişti. Bunları düşündükçe ağlayacağımı biliyordum. Ama düşünmeden de edemiyordum.

Sabaha kadar uyumadım. Bütün gece bunları düşündüm. Bir ara gözlerim doldu, her ne kadar ağlamamak için dirensem de göz yaşları gözlerimden firar ederek yanaklarımdan süzüldü ve hak ettiği yeri buldu. Boşluğu... Sonra sustum ve yine düşündüm. Bi ara uyumak istesemde uyuyamadım. Her zaman benden yana olan ve acılarımın hafiflemesine yardımcı olan uyku bu sefer benden yana değildi. Gözüme uyku girmeden geceyi düşüncelerle boğuşarak geçirdim.

Uyandığımda sabah saat dokuzdu. O kadar gün hastanede kalmama rağmen hala yorgundum. Bu bitkinliğim yüzünden yataktan kalkmakta zorlanmıştım. Irmak'ın yardımıyla yataktan kalktıp üzerimi değiştirdiğimde çıkış işlemlerini halledip birkaç günlüğüne hapishanem olan hastaneden çıktık. Okula bir hafta boyunca gitmeyecektim. Kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Doktor ani baş ağrısı veya baş dönmesi olabileceğini söylemişti. Bu yüzden de Irmak her zamanki gibi yine bende kalacaktı. Eve vardığımızda gider gitmez kendimi yatağa attım. Yorganımı başıma kadar çekip yattım. Kalbimdeki sızı, beynimdeki bulanıklık ile beraber kendimi uykunun karanlık ve huzur verici boşluğuna bıraktım.

1 hafta sonra ....

Bir hafta boyunca yataktan çıkmamıştım ve bugünde Irmak beni zoraki okula götürüyordu. Kafamın azıcık da olsa dağılması için bugün okuldan sonra dışarda takılacaktık. Üstüme okulun beyaz tişörtünü ve altına da siyah kot pantolonumu giydikten sonra saçımı hiç taramadan bir topuz yaptım. Hazırlandıktan hemen sonra Irmak'la evden çıktık. Okula yürüyerek gittik zaten pek uzak değildi. Irmak yolda beni her ne kadar güldürmeye çalışsada malesef başarısız olmuştu. Artık dudaklarım bir daha gülmemek üzere mühürlenmişti.

Irmak'la lavoboya gittik. Gözlerimin altı şişmişti ayrıca kıpkırmızıydı, saçlarım kafamın içindeki düşünceleri yansıtırcasına dağınıktı, yüzüm kireç gibi beyazken dudaklarım çatlayıp kanamıştı. Ben yüzüme iki üç kere su vurduktan sonra sınıfa doğru ilerledik. Aslında derse hiç girmek istemiyordum. Muhtemelen herkes bir sürü soru soracaktı ve bu merak dolu gereksiz soruları cevaplamak istediğim en son şeydi. Sıkıntıyla ofladım.

"Irmak bu ilk iki derse girmesek nasıl olur?"

"Bak Umay seni anlıyorum ama bundan sonraki hayatında tek olacaksın. Ben varım ama bende sana bir yere kadar yardım edebilirim. Seneye üniversite sınavı var ve sen dersleri bu seneden boşlarsan hiç iyi olmaz."

"Haklısın, artık senden başka kimsem yok." Gözlerim dolmaya başlamıştı hemen Irmak'a sımsıkı sarıldım. Irmak'ta ellerini sırtıma yerleştirerek teselli verir gibi bir iki kere yavaşça vurdu. Kardeşimdi işte benim. Her zaman, ne olursa olsun yanımda olan kişi..

Kamu telah mencapai bab terakhir yang dipublikasikan.

⏰ Terakhir diperbarui: Jul 10, 2016 ⏰

Tambahkan cerita ini ke Perpustakaan untuk mendapatkan notifikasi saat ada bab baru!

Geçmişin İzleriCerita yang bikin terobses. Temukan sekarang