Deliriyorum..

49 2 0
                                        

Devam etmesini isteyen okuyucuya ithaf edelim o zaman bu tek bölümlük kitap şeysi onun *-* ferda10000

Soydan'ın Ağızından:

Buradaydım. Hala onu bekliyordum. Karanlık çökmüş, belki bir umut. Belki aydınlıkta utanır diye. Karanlıkta kimse görmezse, gelir diye. Karanlıkta gölgeler bile yalnız bırakırken bizi, o gelirdi elbet. Biliyordum. Aysar, tek bırakmazdı beni. Bizi. Sigarayı attım, kendimden uzak bir yere. Sevmezdi zaten. Güzelim kokumu sigara kokusu bastırıyormuş. Öyle derdi. Yaktım tekrar, bir başka dalı. Sırf bana kızmak için gelsin diye. Bekledim. Gözlerimi kapattım. Gözlerim kapalı bekledim. Gelmedi. Göz kapaklarımı açarken, başımı sağa çevirip gökyüzüne baktım. Görüyor muydu beni ?

" Burdayım "

Çeviriyorum kafamı önüme. Karşımda, bana eğilmiş, eli yanağımı okşamakta. Deliriyor muyum, yoksa bilmiyorum. Onsuzluk pek iyi gelmedi bana. Karşımdaki suratını asıyor.

" Gerçeğim ben "

Gülüyorum. Öylesine ruhsuz. Öylesine can çekişircesine. İçim acıyor. Parmak uçlarım, adeta o'na dokunmak için sızlıyorlar. Ama biliyorum, dokunamam. Dokunursam gider. Biraz daha kalsın istiyorum. Biraz daha görmek. Gözlerim sızlıyor bu defa. Akıtmak istiyor acıyı, ama akıtacak kıvama gelmemiş. Akıtamıyor. Acıyorlar. Ama yine de kırpmadan bakıyorum ona. Gözümü kapatırsam gider diye korkuyorum.

" Böyle korkak değildin sen "

Gülüyorum tekrar. Daha sonra sinirleniyorum. Tamamen istemsiz.

" Sen beni korkak yaptın ! Korkuyorum gözümü kapatmaya, korkuyorum yok olmana, korkuyorum seni unutmaya ! Korkuyorum anlıyor musun ? Anlamıyorsun. Anlasaydın, beni bırakmazdın. "

Bir yaş süzülürken yanaklarından, pişman oluyorum anında söylediklerimden. Keşke söylemeseydim.

" Ağlama "

Hayretle ona bakıyorum. Ağlayan o değil miydi ?

" Gel benimle "

Hızla bir yere gidiyor. Kaybetmemek için koşuyorum peşinden. Kaybetmekten de korkuyorum. Korktuklarım birer birer başıma geliyordu. Korkmaktan alıkoyamıyorum yine de kendimi. Daha önce hiç fark etmediğim bir tepeye getiriyor beni. Uçurumun ucuna yürüdükçe, damarlarımda akan kanın akış hızı artıyor. Hissediyorum. O adım attıkça ben ona gidiyorum. O çağırıyordu çünkü, nasıl gitmezdim ?

" Gel hadi "

Gülümsemesine bakıyorum. Eskisi gibi. Dudaklarıma hafif bir gülümseme yerleşiyor. Adım atıyorum ona doğru. O ise tekrar bir adım uçuruma atıyor. Önemli değil. Ben tutarım onu. İzin vermem bu defa benden gitmesine.

Bir anda telaşla bakıyor yüzüme. Kaşlarım çatık bakıyorum.

" Gitmem gerek çabuk gel Soydan, beraber gidelim "

Anlamıyorum dediklerini. Bir çok sorum var ama şuan için tek bir tanesini soruyorum.

" nereye "

Tedirgin bir gülüş atıyor.

" Benimle gelmek istemiyor musun ? "

Sanki daha da çatabilirmişim gibi, iyice çatıyorum kaşlarımı.

" İstiyorum "

Elini uzatıyor. Bende uzatıyorum.

" Gel öyleyse "

Elini tutmak için bir adım atacağım sırada bağırıyor biri.

" Soydan ! "

Kolumdan asılıyor. Beklemediğim bir anda geldiği için, ikimizde yere düşüyoruz. Kim olduğunu bilmediğim bir minik. Kokusu Aysar gibi. Gözlerimi açıyorum telaşla. Ellerimi yanaklarına koyup, gözlerine bakıyorum. Aysar gibi değil. Çünkü, Aysar değil.

Ölüme 1 AdımStories to obsess over. Discover now