1 . BÖLÜM (Kaçış)

74 12 19
                                        

Susuyordum. . . Başka bir şey yaptığım yoktu ki zaten. Gözlerim bir yere takılı kalmış öylece oraya bakıyordum. Dinliyor bir yandan da olanları anlamaya çalışıyordum Ne kadar çalışsamda acıması dinmeyen kalbim anlamama engel oluyordu. Oturduğum yerde o kadar rahatsızdımki sırtım çoktan iflas etmişti bile. Ama bunlara da katlanacaktım. Sadece bir ay daha sabredecektim tüm bu olanlara. Gidecektim zaten burakardan. Birdaha hiçbirinin yüzünü bile görmeyecektim. Onun için susuyordum. Karşımdaki sandalyeden gelen iğrenç sesle birden ürpererek gözlerimi oraya diktim. Sadece bakıyordum. Yüzümde hiçbir duygu barındırmadığımı görmeden hissedebiliyordum. Adam elindeki kağıda birkaç şey daha yazdıktan sonra bana bakmaya başladı. " Birdaha bu tür vakalar istemiyorum. Biliyorsun ki amcan seni bana emanet etti ve dediklerimi yapmak zorundasın küçük fare. Anlaşıldımı? " dedi ve soru sorarcasına gözlerime baktı. Bu adamdanda, amcamdanda, herkesten de nefret ediyordum. Ama sabretmeliydim. Bunu yapabilirdim. " Şimdi çıkarsanız bu tür vakaları yaşamayız Tankut Bey. " dedim ve zorla da olsa alaycı bir gülümseme takındım suratıma. Gülemiyordum bile. Gülmeyi unutmuştum. Gülmek şu yedi aydır en az yaptığım hatta belki hiç yapmadığım bir şeydi. Adamın o mide bulandırıcı sesiyle düşüncelerimden ayrıldım. " Ben sana ne anlatıyorum bunca zamandır. Bana karşı saygılı olacaksın küçük şey. Yoksa olacaklardan sen sorumlusun. " dedi. Adamın bu sözleri karşısında o kadar çok sinirlendimki kendimi tutamıyordum. Beni resmen tehdit ediyordu. O kimdi. O ne hakla bana bunları söyleyebilirdi. Dayanamayıp oturduğum dünyanın en rahatsız edici sandalyesi ödülüne birinci sıradan koltuk kazanmış olan sandalyeden doğruca ayağa fırladım. Elimi saçlarıma koyarak konuşmaya başladım. " Belki elinizde kozlarınız var. Belki benim hakkımda çok şey biliyorsunuz Tankut Bey ama sizin de hayatınızın mükemmel olduğu söylenemez. " dedim. Sabredecektim ama böyle olmazdı.
Ondan korkmuyordum ve bana bir ezikmişim gibi asla davranamazdı. Sadece o değil kimse bana öyle davranamazdı. Herkes haddini bilecekti . Ya o adamı mağlup edecektim; yada BU HAYATIN mağlubu olacaktım. . .


(^)

Acıdan vücudumun hiç bir yerini hissetmiyordum. Acıdan ağlayamıyordum. Beynim uyuşmuş, hiçbir şey düşünemiyordum. Adama sadece odamdan çık git pislik herif dediğimi ve adamında bana doğru sinirle yaklaştığını hatırlıyordum. Gerisi sadece karanlık bir acı... Vücudumun heryeri ağrıyordu. Kollarımda ve bacaklarımda morluklar vardı. Yüzümü göremiyordum bile. Amcam beni ona emanet etmişti. O bana nasıl böyle davranabilirdi. Beni nasıl öldüresiye dövebilirdi. Aslında amcam da benim iyiliğim için vermemişti beni bu lanet herife. Sadece üstünde bir sorumluluk vardı ve yükünü hafifletmek istedi. Babam ben çok küçük yaştayken ölmüştü. Babam bildiğim kadarıyla kötü madde ve mafya işlerine bulaşmıştı. Sonra işini düzgün yapmadığı içi öldülmüştü. Annem ben yedi yaşındayken başka birisiyle evlendi. Adam zengindi ve beni fazlalık olarak görüyordu. Beni yanında istemeyince annem de beni bırakmak zorunda kaldı. İsteseydi bırakmazdı. O kadar da zor durumda değildik ki biz. Sadece parayı ve kocayı düşünürdü annem. Gerisi umrunda bile değildi. Babam mafyalarla iş yaparken herkese ' ben yarına olamayabilirim ', ' ben ölebilirim ' gibi şeyler söylermiş. O da başının nasıl bir belada olduğunu, başına neler geleceğini biliyormuş ama bir şey yapamamış. Beni ölmeden önce amcama emanet etmiş. Annemin böyle yapacağını o da tahmin etmiş. Babam beni düşünmüş. Acaba yaşasaydı yanımda olur muydu? Bana bakar mıydı? Yoksa o da beni sahiplenmez bir kenara mı atardı? Belki o olsaydı şimdi herşey çok farklı olurdu. Zaten bu hayatta en çok sevdiğim kişi babamdı. Yüzünü bile hatırlamasam da hiçkimsenin yapmadığı şeyi yapmış. Beni düşünmüş... 12 yaşımdayken amcam beni yurttan almıştı. O zamana kadarda zaten yurtta kalmıştım. Okula gidiyordum. Çalışsam yapardım ama çalışacak zaman yoktu. Bir şekilde para kazanmalıydım. Bende okuldan çıkınca yurdun iki sokak altındaki kuaförde çalışıyordum. Yerdeki kesik saçları süpürüyordum. Çok ta para kazandığım söylenemezdi ama bir çikolata ve bir süt alabiliyordum iş çıkışında. Yolda gelirken gördüğüm aç ve üşümüş olan yavru kedilere sütlerini içiriyordum. Yatmadan hemen öncede sabaha aç olmayayım diye çikolatamı yiyiyordum. Ben hiçbir zaman diğerleri gibi olamadım. Onlar yurt müdürümüzü görünce 360 derece dönüyorlardı. Ama ben öyle yapamıyordum. Kendimi değiştiremiyordum. Yalan ldan nefret esiyordum ve bu yüzden hergün yurt müdüründen dayağı ben yiyiyordum. Zaten o da beni hiç sevmezdi.
Amcam zengin bir insandı. Çok katı acımasız ve kibirliydi. Hep kendi çıkarlarını düşünür ve kimseye iyi davranmazdı. Ben o evde nefes alamıyordum artık. Her hareketime karışılıyor ve ceza veriliyordu. Ben õzgürlüğüme düşkün biriydim. Kuralları sevmezdim. Eğer böyle giderse amacamın kalbini kırardım ki amcan kalbini kırmak isteyeceğim son kişiydi. Sonuçta beni yurttan almıştı. Bu yüzden de onu üzmek ve ona saygısızlık yapmak istemiyordum. Ama evin hapishaneden farkı yoktu. Amcam her hareketime kızıyor ve her seferinde aile terbiyesi almadığımı yüzüme vuruyordu. Bu benim suçum değildiki. Ailem olmadığı için haliyle terbiyesi de yoktu. Amcam beni aldıltan sonra biraz rahatlayacağımı düşünmüştüm ama hiç de sandığım gibi olmamıştı. Amcamın evi çok büyük ve gösterişli olmasına rağmen rahat değildim. Burada daha fazla yaşayamazdım. Gitmem gerekiyordu. En iyisi evden kaçmaktı. Hem amcam bulamazdı hemde ben özgürlüğüme kavuşmuş olurdum. Bu benim için iyi bir fikirdi. Hava biraz kararmaya başlamıştı. Ben de bu zamana kadar kaçma planları yapmıştım. Amcam çalışma odasına girmişti ve hizmetliler de ortalıkta gözükmüyordu. Bu fırsatı değerlendirmeliydim. Oturduğum koltuktan kalkarak parmak uçlarımda yürümeye başladım. İki saat önceden hazırlamış olduğum sırtçantamı alıp odaya bir göz attım. Sonra aklıma gelen şeyle elbise dolabıma doğru fırladım. En alt gözdeki giysilerimi kaldırarak altındaki bir kaç paket sigarayıda alıp çantamın bir gözüne attım. Sanırım herşey tamamdı. Sonunda esaret bitiyordu.



Arkadaşlar yeni kitabım hayırlı olsun. Lütfen oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin. Kitabımızı önerin. Benim için çok önemli. İnşallah beğenirsiniz. İlk bölüm olduğu için biraz kısa oldu kusura bakmayın. Yeni bölümler gelecek ❤ ❤ Yeni bölüm de görüşürüz

ÇARELER TÜKENDİHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora