Her şey babamın telefon konuşmasının bitmesiyle başladı.
Hadi kalkın Trabzona gidiyoruz.
İlk başta şaşırsakta bir cemiyet için gidiceğimizi anlamıştık.
Biletler alında kıyafetler hazır bavul tamamlandı gidiceğimiz günün gelmesini bekliyoruz merakla o gün geldi çattı uçağa bindik çok heyecanlıydım beni başka heyecanların beklediğini bilmem imkansızdı. Merakla etrafı izliyodum kiminin ilk uçuşu kiminin ise yüzüncü uçuşu. İlk bakışta belli oluyo aslında gözleri fal taşı gibi olan etrafı merakla inceleyen etraftakilere sorular soranlar bir ses yada sarsıntıda koltuğu sökücekmiş gibi tutanlar ilk uçuşu yapıcak olanlar. Ben ilk gruptayım annem ve babam daha önce uçakla seyahat ettikleri için onlar pek heyecanlı, benim kadar heyecanlı değillerdi.Kulağında kulaklık aman canım bir şey olmaz havalarında olanlar ise 10dan fazla uçanlar.
Dilimizde zikir gözümüzde endişe kulağımızda motorun sesi kemerimiz bağlı oturuyoruz yanımda ki Amca endişemi fark etmiş olucak ki bana "Rahat ol kızım rahatca otur gözlerini kapat ve derin bir nefes al" dedi dediklerini onunla birlikte uygulamıştım. Selahattin Amca İzmirde oturan kızından dolayı İzmir Trabzon arası sayısız uçuşlarından birini yapıyor. İzmir Trabzon uçağında Selahattin amcaya rastlamamak neredeyse imkansız. Uçak kalkıyor ve uçak kalktı ayaktayım ve bana doğru bir hostes yaklaşıyor efendim lütfen yerinize oturun ve kemerinizi bağlayınız demesiyle kendime geldim karşı koltuğa yapışmışım ve ölücez diye bağırıyorum herkes bana bakıyor meraklı endişeli ve gülen gözlerle. Selahattin Amca oturmamı ve rahatlamamı söyledi oturdum ve konuşmaya başladık bana sorular soruyordu 19yaşinda olduğumu İzmir de oturduğumu İmam-Hatip son sınıf olduğumu büyük bir aşkla eşarplarımı yaptığımı tessettürlü olmayı çok sevdiğimi anlattım beni büyük bir ilgiyle dinlemişti. İleride hangi mesleği seçeceğimi hangi bölüm okumak istediğimi evlenme planlarıma kadar konuşmuştuk. Selahattin Amca da bana kızından ölen eşinden ve torunundan bahsetmişti büyük bir ilgiyle dinledim onu ve sorular sordum iniş vakti gelmişti inişim kalkışım kadar korkulu geçmedi daha rahattım Selahattin Amcayla gözlerimizi kapatıp derin bir nefes aldık. 1saat 45 dakikanın sonuna ne kadarda çabuk gelmiştik sanki birbirimizi yıllar önesinden beri tanıyormuşuz gibi birbirimizi çok sevmiştik. Uçaktan indik Selahattin Amcayla bir daha görüşmek dileğiyle sarıldım bana elini kaldırıp Hoşça Kal dedi ve salladı ona bir adım yaklaşıp Aşkla Kal deyip el salladım ve bana insallah en kısa zamanda hayatının aşkını bulursun ve o kalbim aşkla kalmayı öğrenir demişti ve o an anladım eşi ölmüş olsada kalbi hala aşkla aşkında kalmıştı. Sanırım hayatımın aşkını bulmam için bana az önce dua etmişti.
