Geri Dönüş

297 10 6
                                        

Medya: Yağmur ve Yiğit



Koridorda bu okuldan nefret ediyorum diye bağırmaya başladım.Aynı sınıfta olduğumuz bir kız koridora çıktı, beni omuzlarımdan tutup hafifçe sarstı.İsmini bile bilmeye tenezzül etmediğim kızın ellerinin omuzlarımda ne işi olduğunu düşünürken ''Bak biliyorum burası iğrenç bir yer ama şimdi sakin ol , hocanın yanına git ve özür dile.'' Gözlerimden alev çıkmış gibi bakmaya başladım ve bi küfür savurup okuldan çıkmak için giriş kata ilerledim.Lobideki danışman beni durdurmak için ayağa kalktı ama aldırmadım.Koşarak okuldan çıktım ve bir sigara yaktım.Okulun tenha bir yerde olmasının tek işime gelen yanı buydu sanırım.İçimden herkese küfür ederken telefonum çaldı.Arayanın babam olduğunu görünce bi küfür daha savurdum ve telefonu açtım.''Ne var baba?'' ''Hayır geri gitmeyeceğim'' ''Hayır dedim baba,hayır''Telefonu suratıma kapatınca arayıp ''O küçük adamını keserim moruk!Benim suratıma telefon kapatamazsın!'' dememek için kendimi zor tuttum.Koskoca Yağmur Adar'ın planını kıytırık bi etütünle nasıl bozmaya çalışırsın?Bir de gelmiş bana ''Sen kız çocuğusun akşam dışarı çıkman çok tehlikeli'' diyo.Orta çağda mı yaşıyoruz biz?Ben kimseden izin almadan yaşarken gelip hayatıma müdahele edebileceğini ona kim söyledi.Özel okul değil rahibe okulu. Kalçamı uyuşturan o lanet kayadan kalkıp sakinleşmek için yürümeye karar verdim. Mad worl-Gary Jules dinlemenin sakinleştireceğini düşünerek kulaklığımı aradım. Lanet olsun kulaklığım nerde? Hassiktir. Sinirle çıkarken dolaptan kulaklığımı almayı unutmuştum. Nasıl yani o lanet okula geri mi gidecektim. Kulaklık orda kalsın istemez. Şimdi git bide müdürle uğraş eline çikolata tutuşturup sınıfa göndersin sanki ilkokul çocuğuyuz bide pişman olup döndüğümü falan sanacaklar hiç uğraşamam. Keyif de bırakmadılar ki gidip gezeyim. En iyisi eve gidip Yiğit'in kulaklığını çalmak ve koşuya çıkmak.Bu sinir anca koşarsam geçer. Sinsice sırıttım ve eve doğru yürümeye başladım. Eve gittiğimde beni karşılayan tek insan -tabi kapıyı açıp odaya çıkmak karşılamaksa- yine Yiğit'di. Annem kim bilir hangi AVM'de alışveriş yapıyordur. Umurunda değiliz tabii. Yukarı çıkıp Yiğit'in odasına daldım ve üstüne atladım. Zar zor nefes alırken ''Kapıyı tıklatma alışkanlığı kazan Yağmur Adar.'' diye tısladı. Saçlarını karıştırıp ''Kulaklığın bana lazım tatlım, koşuya çıkacağım'' dedim. Bu kadar küçük muamelesi yaptığıma bakmayın aynı yaştayız. Tabi kii ben 5 dakika daha büyüğüm. Sözümü dinlemek zorunda. ''Akşam çıkmıyor muydun sen bayan Adar?'' dedi sırıtarak. ''Sen nerden biliyorsun koca kafa?'' dedim. Tabi kii babam arayıp yetiştirmişti yine okulda olay çıkarttığımı. Resmen bana karşı birlik oluşturmak için Yiğit'i kullanıyor. Benim koca kafanın beni satmayacağını kestiremiyor diye düşünürken sırıtmaya başladım. ''Bence gülmeyi bırak ikiz babam sana çok sinirli ben yatıştırdım. ''Sus da kulaklığın yerini söyle'' dedim. ''Alt çekmecede sakın üstü açma'' Çekmeceden kulaklığı alırken üst çekmecede ne olduğunu merak etmeden edemedim. Heralde boxer koleksiyonu yapıyordur salak. Ondan ters şeyler beklenmez. Kulaklığı alıp Yiğit'in yanaklarını sıkıp odadan çıktım. O kadar bebeksi bi cildi vardı ki hafifçe yüzünü sıkınca bile yanakları kızarıyordu. Hassas cildine karşıt yapılı bir vücudu vardı. Hemen filmlerde ki gibi kaslı bişey düşünmeyin ama cılızda değil hani. İkizim olmasa tavlardım diye düşünmeden edemedim. Odama ilerlerken telefonum çaldı. Kesin babamdır diye telefona bakmadım. Israrla çalmaya devam edince telefonu elime aldım. Hayret babam değil. Numarada kayıtlı değil ki kim bu şimdi? Yine numaramı wp gruplarından alan bi salaktır kesin. ''Ne var?''

''Beni ne çabuk unuttun Yağmurcuğum, uzun zamandır konuşamıyoruz.'' Sesi duyduğum an mideme ağrıyla 3 kaburga kemiğimin kırılması eşdeğerdi sanki. Nerden çıktı bu sürtük? Numaramı tekrar nerden buldu? Yine ne istiyor?


SUSTUKLARIMIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin