2010,İstanbul
Kocaman bir kahvaltı sofrasında Gülizar Hanım çayını içip önündeki envai çeşit yiyecekten sadece bir kaç parça bir şey atıştırıyor, Naci Bey ise bir yandan yiyip içiyor bir yandan da pür dikkat elindeki gazetesini okuyordu. Evin ihtişamlı merdivenlerinden hızlı adımlarla inen Nihan tüm neşesini takınıp "Günaydın canlarıııım." dedi.
"Günaydın güzel kızım." diye cevap verdi babası. "Birazdan Emrah seni okula bırakır." diye ekledi.
"Babacığım ne var ben kullansam?"
"Nihan konuştuk bunları, son kazandan sonra araba falan kullanmayacaksın." diye araya girdi annesi.
"Ben bırakırım seni." diyen ses bir anda herkesin şaşırmasına yol açtı. Karşılarında Baran duruyordu.
"Oğlum senin burada ne işin var? Londra'da değil miydin?"
"Yapamıyorum orada baba. Burası gibi olmuyor. Bizim çocuklara söyledim her şeyi hallettiler. Kaydımı aldırdım temelli döndüm. Size de sürpriz yapmak istedim."
"Aman ne sürpriz! Ne güzel rahatım yerindeydi. Son sene niye döndün ki şimdi?" dedi Nihan alaycı bir tavırla
"Sus be Cadı, tepene çökeceğim gelir gelmez sen kaşındın." diyerek güldü.
Kahvaltının ardından Baran ve Nihan birlikte okula gittiler.
Nihan bir türlü açılamadığı Sinan'a yakın olabilmek için girdiği arkadaş çevresine çok alışmış hepsiyle ayrı bir bağ kurmuştu. Ama yine de en yakın arkadaşı Gözde'ydi.
Okulun kapısından giren Nihan ve Baran Gözde'nin Nihan'a seslenmesiyle duraksadı.
"Aaa Baran sen Londra'da değil miydin?" diye şaşkın gözlerle baktı Baran'a Gözde.
"Döndüm şimdilik buralardayım. Nihan ben gidiyorum bi ortalığa bakayım neler değişmiş bizimkiler nerede bir bakayım. Görüşürüz sonra."
"Baran gel seni arkadaşlarımla tanıştıracağım çok tatlı insanlar." deyip Baran'ı kolundan çekip arkadaşlarının oturduğu çardağa doğru götürdü.
"Arkadaşlar bu benim ağabeyim Baran. Londra'da okuyordu artık..." Ömer Nihan'ın sözünü kesti ve
"Ağabey'ini tanıyoruz Nihan." dedi
Nihan şaşkınlığını yüzüne yansıtmıştı
"Nihan arkadaş olduğun kişiler benimle yaşıt olduklarına göre beni tanımaları gayet normal değil mi? Bu okulda sen yokken ben vardım. Bilirsin bizi herkes tanır. Koskoca Köksalan Otomotiv'in sahibi Naci Köksalan'ın çocuklarıyız. Zengininden BURSLUsuna hepsi bizi tanır? Öyle değil mi arkadaşlar?"
Ömer'in öfkesi yüzüne yansımış yumruklarını sıkmış burnundan sert nefesler veriyordu. Hazan Ömer'in yumruğunu yavaşça tuttu. "Sakin ol ne dediğini bilmiyor, amacı da kavga çıkarmak istediğini verme ona, lütfen." diye fısıldadı.
Baran Nihan'ı kolundan çekerek "Sen kimin kızı olduğunun farkında mısın Nihan? takıldığın kişilere bak bi! Rezil etmişsin bizi insanlara! İlla yaşından büyüklerle takılacaksan benim arkadaşlarımla takılsaydın. Arya'lar ile arkadaş olsaydın, Kayra'lar falan var hepsi bize yakışan insanlar. Senin o takıldığın çocuklar varya O Ömer zibidisinin babası dönerci be! Oktay desen ne annesi ne babası var. Diğerleri desen aynı. Görmeyeceğim seni onların yanında!"
"İnsanların parasıyla arkadaş değilim ben! İtibarları da umrumda değil! Ben sadece..."
"Sus bana fakir edebiyatı yapmaya kalkma. Babam duysa seni mahveder. Dolaşmayacaksın yanlarında, o kadar!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AZAD
ActionÖmer ve arkadaşları nasıl girdiklerini bile anlamadıkları bir karanlık dünyada bulurlar kendilerini. Ömer artık Ömer değildir. Ömer artık Azad Karakan'dır. Otopark mafyalığından büyüyen işleri ile Türkiye'nin en zengin iş adamlarından Köksalan Otomo...
