GÖLGE VEZİR
Camın kenarında yoldan geçen sıradan insanları izlemekle geçiyor ömrüm. Onlarda benim gibi hayatlarından bıkmışa benziyorlar ama aramızda büyük bir fark var, onlar özgürlüklerini kapalı bir fanus içinde değil ellerine almışlar ki ben daha dışarı bile çıkmamı aileme danışarak karar veriliyordu. Düşüncelerime dalmışken aşağıdan annemin sesini duymamla yerimden sıçradım.
"Gölgeeee"
''Gölge kadar başınızan taş düşsün emi'' söylene söylene aşağı inerken Annemi süzdüm aslında anneme çok benziyordum. Uzun boylu,yeşil gözleriyle çok çekici bir kadındı. Erkek olsam hiç düşünmeden asılırdım yanii. Amma velakin babam turnayı gözünden vurmuştu.
Efendim annee
Yemeğe teşrif etmeyi düşünüyormusunuz Gölge Hanım.
Bense gözlerimi devirerek '' Patlama geliyorum.'' demek isterken uslu kız olup ''Tamam anne.'' cümlesi çıktı ağzımdan. Hayatım boyunca ailemin baskısıyla büyümüş bir kızdım. Annem ve Babam için değerliydim, bunu bana uyguladıkları baskıdanda anlamış olmalısınız. Tabiki bu görülen kaymak tabakaydı.Her zaman özgürlükçü bir ruha sahiptim, sıkıntıya,daraltıya gelen birisi değilim. Asi karakterim ailem için büyük bir sıkıntıydı. Zamanla düşündükçe ailemin bana olan düşkünlüğünü bir kardeşimin olmamasına bağladım. Yani onun cezasını bana çektiriyorlar. Onlar yaptılarda ben mi tutum. Heyyy Allahımm yaaa.
Masaya oturduğumuzda Babamın neşeli olduğu gözümden kaçmadı.Acaba kardeş planını 18 yıl sonra mı uygulamaya koyacaklardı.Bu düşüncelerimin arasında aklımda yeni bir düşünce daha meydana geldi. Fikrimi aileme nasıl söyliceğimi dünüyordum.Benim için hiçbir sorun teşkil etmeği gibi ailem açışından büyük bir sorun olarak görülüyor. Çünkü 18 yaş zırvalığı vardı. Ailem gelenek ve görenekleri sadık insanlardır, özgürlüğümün kısıtlanmasının sebebide bu ya benim yaşıtlarım barlada,cafelerde fink atsın bende evde KülKedisini oynıyayım. Artık sıkıldım ve bu konuyu gün yüzüne çıkarmaya karar verdim.
Sultanımmmmm. Önündeki yemeği daha doğrusu otlarını yemekle uğraşan annem benim ne istediğimi çok iyi biliyordu, çünkü gözleri kinayeli bakışlarını bana dikmişti. Annemin beni bukadar iyi tanıması benim hep zararıma ama yinede tatlı suratımı takınarak anneme baktım.
''Ne istiyeceksin Gölge''
''Ama Anne ben daha söyliyeceğim şeyi dile getirecekken sen benim şevkimi kırıyorsun.''diye duygu sömürüsü yapsam yermiydi acaba? Tabikide Annem yemez.
''Bu konuşmalarınla nereye varıcağını az çok tahmin edebiliyorum Kızım ve cevabım Hayır.''diyerek son noktayı koymuştu,yorgunlukla ofladım istediğim tek şey bir gece dışarı çıkmama izin vermeleriydi.Babam araya girerek
''Kızım biz Hayır demekten bıktık sen direnmekten bıkmadın.''demesiyle sinirlenmeye başlıyordum.
''Bıktıysanız daha fazla bıkmadan izin verin.''demem onların kızgın boğa misali sinirlenmelerine neden olmuştu ve ben kocaman bir
''HAYIR.''cevabıyla artık sinirlerim hat saffaya ulaştı.Önümdeki yemeği setçe ittirip kaşığıda masaya fırlatıp odama koştum. Artık onlardan bıkmıştım,hayatıma müdahale etmelerinden sıkıldım. Birşeyler yapmam gerekiyordu. Aynanın karşısına geçtiğimde kırmızı yanaklarımdan iki küçük damla aktı. Ağlama sebebim ailemin bana olan tutumundan değil,sinirimdendi. Bende sinirlenince ağlayan insanlar kervanındandım yani. Aynaya iyice baktığımda iki şey gördüm,'' özgürlüğünü gölgesi altında yaşıyan bir kız ve özgürlüğünü tutsak yaşayan kız.'' Yatağımdan gelen Balımın böğürme melodisiyle yerimden sıçradım.
''Bıktım senden Balım telefonumla oynamamanı kaç kere söylicem sana.'' diyerek bağırmaya başladım sanki beni duyuyorda. Deli gibi kendi kendimle konuşuyordum, Bu sıkıcı hayatımın en renkli, en eğlenceli karakterleri çocukluk arkadaşım Balım ve suratından muzurluk eksilmeyen bizim evin neşe kaynağı kuzenim Şanalp'di. Gözlerimi devirerek telefonuma yöneldim.
''Balım doğarken popona vuran ebene lanet ediyorum.''
''Popomu ye sen benim sanane benim popomdan aramıcam bidaha seni hıhhh.''
dıt dıt dıt dıt... sesiyle kendime geldim. O çatlak benim suratıma telefon kapatmayı iyice huy edinmişti.Şaşkınlığımı bir kenara atıp hemen geri aradım.
"Sen benim yüzüme kapatamazsın ben senin yüzüne kapatırım."
dıt dıt dıt dıt....İşte mutluluk budur. Balım'ın suratına telefonu kapatmak.
''Ahahaha şimdi sinirinden kuduruyordur'' dememle kapının birden açılmasıyla odamın o güzel halısına bir adet Balım ve bir adet Şanalp düştü. Hayır yani madem bizim evdesin neden telefonda meşgul ediyorsun beni.
''Ohaaaa.''diyerek ödüm koparken ikisi hiçbir şey olmamış gibi biri yatağıma uzanmıştı diğeri ise en sevdiğim renk olan mor koltuğuma oturmuş.
''Hayırdır nerden geliyor bu rahatlık.'' desemde tınlamamışlardı beni.
''Sen benim suratıma nasıl telefonu kapatırsınnn.'' demesiyle Şanalp'in yüzündeki ''eyvah yandın sen" ifadesine elime geçen yastığı fırlatmamla kestim ve yönümü Balım'a çevirdim.
''Sin binim siritimi nisil tilifini kipitirsinnn.'' diyerek onu yansıladım.''Pardon canısı bilerek oldu.'' dememle üstüme gelen Balım'ı Şanalp geri koltuğa oturtmuştu. Şanalp'in
''Kesin şu tatavayı.'' demesiyle ikimizde susmuştuk. Onlara düşüncelerimi anlatmak için yere oturdum.
''Size birşey anlatmam gerek.'' tam başlıyorken boş boğazlı Şanalp yine boş boğazlı çenesini konuşturmuştu.
''Gene ne yumurtlayacaksın Gölge.'' demesiyle Balım onu susturmuştu. Her nekadar atışsakda birbirimize desteklerdik Balımla.
''Ben bugün düşündüm ve taşındım bir karar verdim.''Balım hemen atlayıp sordu.
''Neymiş bu karar.''
''Bu gece bara gidiyoruz.'' dememle Şanalp
''Aha sıçtık! Şimdi bize bulaşacak.'' demesiyle çenesini konuşturunca
''Şanalppp'' diye bağırmamızdan dolayı sıçrayıp teslim oldum işaretiyle sesini kesti.
''Kılık değiştireceğim.'' dediğimde yüzlerindeki ifade görülmeye değerdi...''Ve sizde bana yardım ediceksiniz.'' dediğimde ise yüzlerindeki ifade gülmeye değerdi...
***
ARAT DAYMAZ
sabah baş ağrısıyla uyandım yine herzamanki gibi ve yanımda bir kızla. Etrafımı tararken kızın evinde olduğumuzu anladım. Yataktan kalkıp teker teker kıyafetlerimi toplayıp giymeye başladım. Kıyafetlerimi çıkarmak neysede giyinmek gerçekten çok zor abi yaa. Yanımdaki kız ağzında salyalarıyla uyurken kızlardan birkez daha tiksinmeme sebep oldu ve hiçbir zaman ciddi ilişki adamı olamayacaktım. Apar topar kendimi evden dışarı attım. Apartmandan çıktığımda arabam kapının önündeydi,binip dün akşam geldiğim yolu geri dönerek evimin yolunu tuttum. Eve vardığımda sevgili ailem kahvaltı yapmakla meşgüldüler. Alin'in o bitmek bilmeyen çenesini çekicek bir başım olmadığı için arka bahçeden odamın camına tırmandım ve odaya girip direk kendimi soğuk suya attım. Kısa bir duşun ardından kurulanıp hemen boxerımı giyip kendimi kuş tüyü yatağıma bıraktım.
Akşam üzeri Baler'in kulağımı s*kmesiyle uyandım. Bazen bu çocuğa telefon numaramı vermekle hata yaptığımı düşünüyorum şuanda düşündüğüm gibi.
''Ne var Baler. Ne zıkkım vardı da aradın.''Onun o borozan sesini duymam cinlerimi tepeme çıkardı.
''Abi bu gece bara gidiyoruz mu?''
''Biz ne zaman bardan çıkıyoruz ki zaten boş boş konuşma.''
''Tamam 1 saat sonra barda ol.''
''Tamam.''diyip hemen telefonu yüzüne kapattım. Ve P*Ç SMİLE. Odamın içinde kahkaha atarken eminim telefonu yüzüne kapatılmasıyla sinirlenmişti Baler.
hemen yataktan kalktığımda odamın siyah dekorasyonuyla huzur bulmuştum. Tek canlılık bordo koltuğum idi. Aynanın karşısına geçtiğimde lacivert kotum ve beyaz gömleğimle dikkat çekiciydim. Saçlarımı yapmama gerek bile yoktu dağınık duruşu kızları etkiliyordu. Aynaya dikkatlice baktığımda özgürlüğünü tam anlamıyla yaşayan bir Arat görüyordum.
''VE GECE BAŞLASIN.''
***
GÖLGE VEZİR
Aynadaki yansımama bakıp.
''OYUN BAŞLASIN.''
