Gözlerimi birkaç kez kırpıştırdım. Karanlıga alışmak bekledigimin aksine bana hep huzur verirdi içten gelirdi karanlık bana. Yataktan kalkmadan saate baktım 03:24 geçmesi normaldi benim için kabus görerek uyanmak artık normal geliyordu bana. Bu boktan hayatı kim yaşasa ona da normal gelirdi eminim buna. Yataktan kalkıp lavaboya girdim aynadki ben ne kadar uykuz oldugumu belli etmek için oraya konulmuş gibi geldi bian. Soguk suyu açıp üstümdekileri çıkarmaya başladım bu saatde soguk suyla ancak benim gibi aptallar duş alırdı biliyorum ama bende böyle rahatlıyorum. Buz gibi su tenime degdi ilk an bir titreme sardı bedenimi sonra o tanıdık uyuşukluk geldi. Hiç hareket etmeden bir 10 dakika öyle durdum. Kendime gelmem gerekiyordu , eger gelmezsem yine herkese zarar verebilirdim. Duştan çıktıktan sonra giyinme odama girip siyah bir şortla siyah bir askılı geçirdim üstüme , ugraşmayı hiç sevmezdim kendimle şu her dakika bakımlı kızlardan da nefret ederdim. Geri kendimi yataga attım ama uyku tutmicagını adım gibi biliyordum hep öyle olurdu. Bir saga bir sola döne döne dayanamayıp geri kalktım balkona dogru ilerleyip balkonda demirlerin üstüne oturup bir sigara yaktım. Bu dumanın icimden akıp gidişini hep çok sevmişimdir ama bir o kadar da kokudan nefret ederim. Bir süre öyle oturup sigaramı içtim bittikten sonra bir umut uyurum diye geri odama döndüm. Tam yatacakken aşagı kapının açılma sesini ve ardından gelen o cırtlak kahkaha sesini duydum "Ahahahah hayatım sana bayılıyorum " bilindik sancı kalbime battı o anda. Gelen babamdı ve bu kim bilir hangi sürtügüydü. Cesaretimi toplayıp odamın kapısını açtım ve biraz ilerleyip merdivenlerin başından aşagı bakmaya başladım. Dogru tahminim üzerine babam ve yanında daha önce görmedigim bir fahişe vardı koltukta babamın boynunu sömürmekle meşguldü. Sinirle merdivenin demirlerini sıktım ama yapabilecegim hiçbir şey yoktu. Allah kahretsin ki yoktu işte. Bu sahneyi 11 yaşımdan beri izliyordum ve kaçkere babama karşı gelmeye çalışmıştım ve hepsinin sonu ölümüne bir dayak ve sadece iç çamaşırlarımla soguk bir bodrum katına kitlenmekle son bulmuştu. Evet bana bunu yapan kişi kendi öz babamdı ama annemin ölümü üzerine ona mecbur kalmış aciz biriydim ben. Büyükbabam ve halamın da babamdan geri kalır yanı yokdu hiçbiri annemden hoşlanmazdı öyle melek bir insan bu kadar şeytan tarafından sevilmemesi dogaldı zaten. Ve ben hiçbir zaman umursanmamış sadece istediklerini yaptırdıkları biriydim. Benim ailem yokdu arkadaşlarım yokdu hiçbirşeyim yokdu. Hiçtim ben. Bunlar aklıma dolunca kendimi tutamicagımı bildigimden direk odama koşup kapıyı kitledim. Ve şimdi içim çıkana kadar aglama vaktiydi. Kaç saat öyle oturup agladım bilmiyorum alarmım çalmaya başladıgında yerimden kalktım ve saate baktım 07:30 . Kalkıp hazırlanmam ve okula gitmem gerekiyordu ve günün igrenç geçecegi şimdiden belli olmuştu. Siyah kırmızı olan okul formamı giyip saçlarımı hiç ugraşmadan dogal dalga halinda açık bıraktım ve aynada kendime baktım gerçekten berbat gözüküyordum. Morarmış ve torba dolu gözler ucu kırmızı bir burun ve kıpkırmızı ve şişmiş dudaklar. Hafif bir makyaj yapıp biraz da olsa kapatmaya çalıştım ve en son umursamayıp çantamı alarak aşagı indim. Önüme bakmadan indigim için merdivenin sonunda kafamı bir gögüse çarptım ve başımı tutarak kafamı kaldırdım kızgın gözlerle bana bakan büyükbabamı görmeyi beklemedigim kesindi. " Alin , seni küçük şeytan bugün benimle geliyorsun yeni okuluna gidiyoruz " Duydugum sözler aslında bende hicbir etki yaratmadı buna alışıktım benim icin nereyi uygun görürlerse bana sormadan oraya kayıt ettirirler ve duygularımı önemsemezlerdi. Agzımdan sadece " Peki " kelimesi döküldü. Memnuniyet ile gülümseyerek beni sertçe kolumden çekerek evden çıkardı büyük bahçemizden geçerken içimi bir korku saldı gerçekten bunu yapmak zorundalar mıydı canımı bu denli yakmak zorundalar mıydı ? Hem benden bu kadar nefret ediyorlarsa neden beni bir yurda falan vermiyorlardı sanki? Ailesine karşı ezik dışarıya ise güçlü bir kızdım ben ya da öyle oldugumu sanıyorum. Arabaya bindigimizde her zamanki gibi kulaklıgımı takıp en sevdigim parçayı açtım Narkoz-Antipatik Sevgilim. Büyükbabam telefonuna gömülmüş beni umursamıyor oldugunu bariz ortaya koyuyordu zaten. Eski okuluma nazaran daha büyük ve gösterişli bir kolejdi burası araba yanaşıp durdugunda ilk önce ben indim etrafıma bakmaya başladım forması gibi siyah ve kırmızı hakimdi okulun renginde banklar bile bu renklerdeydi. Demek sabah giydigim forma dogruymuş diyerek gülümsedim içimden. O kadar çok okul degiştirirdim ki sabah kalkıp başucumda farklı renk bir formayı hiç umursamadan giyer ve yeni okula gitmeye hazırlanırdım. Ben buydum işte herşeye çabuk adepte olan ve hemen alışan aciz alin. Büyükbabam " Gerisini sen halledersin git sınıfını falan bul ve buraya alış son iki seneni burda geçireceksin yani bu son lisen" diyerek beni gerçekten şoka soktu. Vay be sonunda bir okulda dabit kalabilecektim ha bu ilginç olucakdı dogrusu. Aynı şekilde "Peki" diye cevap verdim. Arkasına dönüp gitmesini ve arabanın uzaklaşmasını bekledim. Nihayet gittiginde okula ilerlemeye başladım. Aslında ısınmıştım bu okula dışı en sevdigim renk olan siyaha bürünmüş bir yeri nasıl sevmezdim ki? Ama sonuçta bir okuldu ve ben sevebilecegimi pek sanmıyordum. Okula girip danışmanın yanına girdim " Merhaba ben yeni nakil ögrenci Alin KANMAZ. Sınıfım neresi acaba?" diyerek kibar olmaya özen gösterdim. Kadın dosyaları karıştırıp beni baştan aşagı süzdükten sonra "Bölümün eşit agırlık degil mi?" dedi. Evet dercesine başımı salladım. Gözlüklerini düzeltip "Alin..alin..alin..hahh! Buldum işte. Sınıfın 11/B gidebilirsin ders başlamıştır birini yollarım seni gezdirip okulu tanıtması için" demesine karşı anice "Yo yo gerek yok ben gezerim tek"dedim. "Sen bilirsin canım iyi dersler"diyerek bana gülümsedi. İtici bir gülümseme ile cevap verip sonunda ordan çıktım. Yeni okulda okuldan daha çok nefret ettigim birşey varsa o da yeni kız oldugumu iyice gözlere sokmak. Zaten hiçbiriyle konuşmicam ne gerek boş yere tantanaya. Merdivenlerden bir üst kata çıkıp rastgele dolaşmaya başladım bikaç snıfı geçip kendi sınıfımı buldum ikinci kat soldan ilk kapı bunu akıma kazıdım. Biraz daha gezmek isteyip bir üst kata daha çıktım burası daha çok spor odası müzik odası falan gibi odaların oldugu katdı burayı şimdiden sevmiştim sanırım. Biraz daha ilerleyip bir hıçkırık duyunca oldugum yerde durdum nereye bakarsam bakim sesin tam olarak nerden geldigini bir türlü anlayamadım tek tek bütün odalara bakıp geri çıktım ama yokdu. Sonra durup düşünmeye başladım bananeydi bundan yani niye arıyordum ki sesin sahibini.Tam arkamı dönmüş gidecekken tavandan pat diye bir ses geldi korkuyla duvara sindim ve birazdan az önce benim ip sandıgım yer aşagı dogru merdiven açılarak biri inmeye başladı. Cidden mi? Bir okulda kim tavana gizli bir yer yapar ki tamam fazla eşyalar falan için bir depo olabilir ama kim buraya girer ki hemde ders saatinde. Sonunda inenin benim yaşlarımda bir erkek oldugunu anladım. Daha beni fark etmemişti ve ipi çekerek tavanı geri kapattı. Sonra arkasına döndü ve BAM!! Beni gördü. İlk önce umursamazca bakan gözleri şaşkınlıkla büyüyüp biranda anlayamadıgım bir öfkeyle bana dogru yaklaşmaya başladı. Kendimi biraz daha dik tutarak kararlılıkla ona baktım sonuçta benim suçum degildi ben geçerken ordan çıkması degil mi? "Sende kimsin?" dedi. Yarım agız gülerek "Seni ilgilendirmez." dedim. Bu sefer sinirle daha da yaklaşıp biranda kolumu kavradı o anda fark ettim gözlerinin etrafı kırmızıydı."Kimsen kimsin inan hiç umrumda degil biraz önceki gördüklerini birine bahsedersen gerçekten başına geleceklerden sorumlu olmam."dedi. Son dedikleri beni delirtmeye zaten yetmişti sinirle kolumu elinden kurtarıp gözlerine meydan okudum aynı sinirle"Bana bak piç kurusu agzını topla senin bildigin korkak kızlara benzemem ben asıl sen akıllı ol benle iyi geçin çünkü sen elimdesin ben degil."dedim ve gözlerindeki bariz şaşkınlıgı izledim. Benden böyle bir çıkışı beklemedigi kesindi ama cidden sinirlerimi zorlamıştı. "Sert kız ayakları sökmez bana şimdi burdan defol git ve gördüklerini unut"dedi. Bu çocuk gerçekten tam bir gerizekalıydı. Zaten gidicegim yerde sözleriyle beni kendine zorla meydan okutturan oydu. "Tüh yazık oldu kuvvetli bir hafızam vardır aslında"diyerek yapmacık bir gülüş attım. Sadece tamam diyip gidebilirdim ama nedense içimdeki kötü taraf bir kere ayaga kalkmıştı ve ben onu durduramazdım."Kızım bela mısın yoksa Dogaç Güçlüyü tanımıyor musun?"dedi. Sanki tanımam gereken biriymiş gibi bahsetmesi gıcıgıma gitmişti ama hayır hiç duymamıştım bu ismi."Kim olursa olsun beni tehdit etmeye kimsenin gücü yetemez"dedim. Alayla gülme sırası bu sefer ondaydı söylediklerimin neresi komik diye bir kere daha düşündüm ama karşımda böylr bir manyak varken geri vazgeçtim."Ah bir de aptal çıktı , merhaba tanıstıgıma memnun olmadıgım küçük fare ben dogaç"dedi. Sanki zorla beni sinir etmeye çalışır gibi bir hali vardı sinirle soluyup "Bana bak seni gerizekalı çocuk bidaha bana lakap takmaya çalışma sakın!! Kim oldugun benim zerre umrumda degil zaten baya bir vaktimi aldın şimdi cekil önümden senin gibi beynini evde unutan tiplerle işim olmaz benim." dedim. Tepkisi yine bekledigim gibi sinirlenmek olmadı bu sefer bir iki adım geri çekilip gülümsedi"Teşşekürler yeni kız sonunda ugraşacak bir eglencem oldu"dedi. Bu sözlerin altındaki manayı umursamadan ilerlemeye başladım dogaç mıdır nedir zaten kötü geçen günümü iyice mahfetmeye yetmişti.
YOU ARE READING
Siyahın İçinden
Teen FictionRuhum karanlıga yeni alışıyorken biranda ışık yanıverdi ama bu yanan ışık bekledigimin aksine beyaz degildi kırmızıydı.. İşte onun hayatıma girip bana umut olacagını sanarken aslında daha da mahfedecegini bilememem gibi. Hiçbir zaman kötü oldugumu...
