Emir, ''Hayır lan hayır, hiçbir zaman Mira'yı sevmedim diyorum lan anlamıyor musun!'' dediğinde gözlerim doldu.
Bu sözler onun, bu ses onun sesiydi. Benden bahsediyordu hiç sevmediği benden.
2 Saat önce-
Deli gibi Emir'in ne yaptığı merak ediyorum. Nerede olduğunu bilip gidememek bana öyle bir acı veriyor ki, onu görememek görsem bile artık sarılamayacak olmam, onun kokusunu içime çekemeyecek olmam. Hepsi intihar sebebi.
Dayanamıyorum, siyah kapşonlumla yüzümü saklayıp, sürekli takıldığı garip odacıklı olan yere gideceğim.Sonuçta daha önce gitmiştim, evet, 1 kerecik. Saat akşam 10.34 geçiyor,açıkçası babamı uyandırıp izin almak yerine izinsiz evden çıkmak daha cazip bir fikir gibi. Botlarımı giyip dışarı çıktım, hava çokta soğuk değil, ılık rüzgarda savrulan saçımdan rahatsız oldum, hemen saçımı bağlayıp kapşonumun içine soktum.
Taksi durağında beklerken doğru bir şey yapıp yapmadığımı düşünüyordum. Ah tabiki doğru değil. Taksiye binip adresi verdim. Tam olarak 27 dakika süren birazcık uzun bir yolculuğun ardından parayı verip taksiden indim.
Tam karşımda bütün ihtişamıyla duran gerçekten dış görünümü müthiş olan Frav'e girdim.Dışarıdaki görünümünden çok içeride kimse olmadığı halde sigara ve alkol kokusu bende mide bulandırıcı bir hisse neden oldu.
Kırmızı halının yön verdiği 24 adet oda ve üst kata çıkan merdivenler vardı. Emir beni ilk buraya getirdiğinde 3. kattaki 5 numaralı odaya girmiştik. İçeride 3 adet masa, sandalyeler, 1 yatak ve 1 tanede alkollü içeceklerin bulunduğu bir odaydı. Yatağı gördüğmde burayı otel sanmıştım fakat Emir bana daha başka bir amaçla orada yatağın olduğunu söyledi.
''Ah saf kendim.'' diyerek kendime kızdığımı hatırlıyorum. Eğer Emir aynı odada farklı bir kızlaysa yıkılırdım. Bu yüzden odaya gitmekle gitmemek arasındaki ince çizgide salak gibi kalmıştım. Gerçi biz odada sadece konuşmuştuk farklı bir şey yapmamıza imkan yoktu zaten , ben öyle biri değilim diye düşünürken yanıma doğru birinin geldiğini farkettim.
''Buyrun efendim.''
''Merhaba bir şey sormak istiyorum.''
''Tabi sorun?''
''Buraya gelen kullanıcılarınız hep aynı odalaramı giriyorlar.'' dedim cevabın evet olmasını dileyerek çünkü Emir farklı bir odadaysa, bulmam birazcık imkansız gibiydi sonuçta bu kadar odaya girmem çok uygun olmazdı birde odada farklı bir şey yapıyorlarsa hiç uygun olmazdı, sakinim.
''Evet, boş olan odalarada farklı kişileri alıyoruz, siz hangi odayı almak istiyorsunuz efendim?''
''Ee yok şey ben arkadaşımı ziyarete geldim.'' dediğimde adam güler gibi oldu, sinir olmuştum.
''Peki efendim, keyfinize bakın.'' keyifmiş sana buradan bir uçarım görürsün keyfi. Deme isteğimi içimde tuttum. Farklı şeyler ima ettiğini gülme şeklinden anlamıştım. Gıcık adam.
Kendimden emin bir şekilde merdivenlere doğru yürüdüm 3. kata çıktığımda yine ortada biten düz bir koridor ve odalara yön veren kırmızı halıyla karşılaştım. 1. ve 2. kattaki dekorların aynısıydı ve büyük ihtimal 4. ve 5. katlarda bu şekildeydi. Etrafıma baktım ve 5 numaralı odanın kapısına yaklaştım.
Bir kız sesi '' Mira'yı sevmediysen neden buraya getirdin o zaman he neden?'' diyen kız haykırıyordu. Noluyor ya beni nereden tanıyor ve niye Emir'in odasında diye aklıma kötü düşünceler gelirken,
Emir, ''Hayır lan hayır, hiçbir zaman Mira'yı sevmedim diyorum lan anlamıyor musun!'' dediğinde gözlerim doldu.
Bu sözler onun, bu ses onun sesiydi. Benden bahsediyordu hiç sevmediği benden.
-Dilara
YOU ARE READING
KÜÇÜK DÜNYAM
ChickLitSen hayatımdaki zorluksun. Hem yaşama sevincim, Hem ölme isteğim. -Belki seni unutamam belki seni hep özlerim belki hep seni severim ama seni asla affetmeyeceğim herkesi affedip sadece seni bırakacağım.
