Bir zamanlar,her şeyden sürekli şikayet eden;her gün,hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan mücadele etmekten yorulmuştu! Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına.
Genç kızın bu yakınmaları karşısına, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi. Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi su ile doldurdu ve ateşin üstüne koydu. Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye bir patates,diğerine bir yumurta,sonuncusuna da kahve çekirdekleri koydu. Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi merakla bekliyordu. Ama o kadar sabırsızdı ki,sızlamaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi. Bir süre sonra adam cezvelerin altındaki ateşi kapattı. Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu. İkincisinden yumurtayı çıkardı ve onu da bir tabağa koydu. Daha sonra da son cezvedeki kahveyi bir fincana boşalttı.
Kıza dönerek sordu:
"Ne görüyorsun?"
"Patates,yumurta ve kahve" diye alayli bir cevap verdi kızı.
"Daha yakından bak bir de " dedi baba "patatese dokun."
Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi.
"Aynı şekilde yumurtayı da incele."
Kız, kabuğunu soyduğu yumurtanın karşılaştığını gördü.
En sonunda kızın kahveden bir yudum alamasını söyledi. Söyleneni yapan kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı. Ama yine de bütün bunlardan bir şey alamamıştı:
"Bütün bunlar ne anlama geliyor baba."
Babası patatesin de yumurtanın da kahve cekirdeklerinin de aynı sıkıntıyı yaşadıklarını yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı. Ama her biri bu sıkıntıyı farklı farklı tepkiler vermişti.
Patates önce sert,güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüş.
Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğu içindeki sıvıyı koruyordu. Ama kaynar suda kalınca,yumurtanın içi sertleşmiş , karşılaşmıştı .
Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydi. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi,ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı.
"Sen hangisinin?" diye diye sordu kızına . "Bir sıkıntı kapının çaldığında nasıl tepki vereceksin ?
Patates gibi yumuşayıp ezilecek misin? Yumurta gibi kalbini mi katılaştıracaksin? Yoksa kahve çekirdekleri gibi, başına gelen her olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin?"
YOU ARE READING
HAYATTAN HİKAYELER
Short StoryFarklı hayatlara ait farklı ve ilginç hikayeler dinlemeye ne dersiniz?
