Yine o korkunç alarmın sesiyle uyandım. Sabah sabah okul için hazırlanmak gerçekten çok zor bir işti. Öğrenci olmanın en zor işide buydu sanırsam,erken kalkmak. Saatin hızlıca ilerlediğini farkederek hemen hazırlanmaya başladım. İlk işim yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçalamaktı. Daha sonra formamı giyip çantamı hazırladım. Servisimin saatinin gelmesini beklerken biyandanda bişeyler atıştırdım. Bu günümün nasıl geçeceğinden emin değildim. Çünkü sınıfın durumu pekte iyi değildi. Neyse botlarımı giyip servise bindim. Okula vardığımda karın yağdığını farkettim. Sevincimi en yakın dostlarımla eğlenerek bol bol fotoğraf çekilerek geçirdim. Kar Ege'de fazla yağmadığı için en ufak bi kar çilemesinde hemen sevince boğula biliyoruz. Neyse fazlada dışarda duramadık. Hava çok soğuktu ve ısınma gereği duyduk. Bunun için sınıfa gittim. Kızların hepsi fotoğraflar çekiliyordu,şarkılar derken ders zili çaldı. Dersimiz İngilizceydi ve en sevdiğim ögretmenimizdi. Çok güzel bir bayandı ve hamileydi. Her defasında cinsiyetini soruyorduk. Ve sonunda cinsiyeti belli oldu. O bir kızdı ve 4 aylıktı. İsminin şimdiden düşünüldüğünü düşünüyordum. Ama düşünülmediğini öğrendim. Ve kendi düşüncelerimi paylaştım. Böyle konuşurken zilin çaldığını duydum. Yine dışarı çıkıp kar topu oynamaya başladım. Ellerim soğuktan kızardı, ve ellerimi hissetmedim. İçeri girip ellerimi ısıttıktan sonra ders zilimizde çalmıştı. Derse girdik dersimiz matematikti. Bazıların korkulu rüyası olan matematik benim için çok iyi geçen bir dersti. En sevdiğim ders diye bilirim. Zaten bu konuda da sınıfın birincisiydim. Lisede de matematiğimin fazla iyi olmamasından korkuyordum. Ama neyse ki korktuğum başıma gelmedi. Matematiği gerçekten çok seviyorum. Derste her yeni bir soruyu bir dakikada çözüp hocaya gösteriyodum. Dersimiz böyle geçiyordu. Neyse ki öğle arası gelmişti ve koşarak yemekhaneye gittim. Sıraya geçerek yemeğimi aldım. Yemeğimi yedikten sonra tam masadan kalkıyodum ki arkadaşımın seslenmesiyle sarsıldım. İstersen tepsini ben götüreyim dedi ve bende sevinirim diyerek tepsimi ona verdim. O arkasını döndüğü gibi gitti. Ve bende masadan kalkıp gitçeğim sırada, ayağım masaya takılıp yüz üstü boylu boyunca yere düştüm. Neye uğradığımı şaşırdım bir an. Beni kaldırmak için yanıma bir kızın geldiğini fark ettim. İyi misin diyerek beni düştüğüm yerden kaldırdı. İyiyim diyerek teşekkür ettim ve ordan çıktım. Daha sonra sinirden ağlamaya başladım ve arkadaşlarımın konuşmasıyla sakinleştim. Hava soğuktu bi nescafe içerek içim ısındı ve biraz daha sakinleşmiştim. Daha sonra yine derslere girdim ve okul bitmişti. Yine servise binerek eve gidiyordum. Aklıma çok iyi bir tasarım gelmişti. Aynı zamanda moda işiyle de ilgileniyodum. Biliyorum yaşım küçüktü ama çiziyodum işte. Yetenek diyolar buna da. Aklımda ki tasarımı hemen not aldım. Eve gidince de ilk işim tasarımı kağıda aktarmaktı. Ve bir günümde böyle geçti işte..
