Merhaba arkadaşlar önce küçük bir açıklama yapayım! Bu benim ilk hikayem ve umarım okunur. Eğer okunursa bölümler hızlıca eklenir.Bu arada resimdeki kız da Kristina:)
Sabah alarmın sesiyle uyandım.
''Aman tanrım''
Dedim gözlerimi devirerek. Alarmı kapatmaya bile üşenirken okula gitmek öyle zor geliyordu ki anlatamam. Yine de yataktan sıyrılıp giyinmeye koyuldum. Siyah bir şort, siyah bir bluz,siyah bir deri ceket, siyah ayakkabı. Ah işte ben tam anlamıyla bu. Beni tanıyan herkes böyle bilirler.
Aşağıya indim. Evde kimse yoktu annem bir yere gitmiş olmalıydı. Mutfağa girdiğimde kahvaltı hazırdı ve üzerinde bir not vardı.
''Tatlım çarşıda az işim var sonra görüşürüz. Okulu asmak yok!''
''Aman ya''
Diye fısıldayıp sofraya kuruldum. O sırada telefonumun çalmasıyla irkildim. Arayan Micheal'dı. Hızlıca açtım ve;
-Alo Micheal?
-Merhaba Kristina bugün okulu asmaya ne dersin? Lunaparkta falan takılırız. Olmaz mı?
-Ah hiç o havamda değilim. Sadece yatmak istiyorum sonra belki olabilir.
Dedim çayımdan bir yudum almadan önce.
-Senin ne zaman havan var ki ?
Dedi sinirle ve telefonu yüzüme kapadı. Bu ne yapmaya çalışıyordu. Ergen şey.
Kahvaltımı tamamladıktan sonra metroya binip okula geçtim. Yeni okul yeni sınıf ve yeni arkadaşlar. Kahretsin ki arkadaş edinme ve kaynaşma konusunda berbatım.
Sınıfa girdikten sonra en arka sıradan birine oturdum. Kafamı da sıraya yasladım kulaklıklarımı taktım ve müziğe geçtim. Tam o sırada yani belki bir kaç dakika sonra omuzumdaki hisle başımı kaldırdım ve kulaklıklarımı çıkardım.
-Merhaba söylediğin şarkıyı çok beğendim adı ne?
Sanane be asalak der gibi bir bakış attım ve geri yattım. Karşımdaki çocuk bundan rahatsız olmuş olacak ki tekrar sordu.
-Adın ne ve cevap niye vermiyorsun?
Hiç tavizimden istifa etmeden
-Senden hoşlanmadım!
Diye hırladım. O ise hiç bozmadı ve önümdeki boş sıraya geçip,
-Tam tersine ben senden hoşlandım ama
Diyip cool olduğunu sanan bir bakış attı.
Aman ya bu bakışlar bana işlemez git başka kızlarla takıl canım sen demek istedim ama hiç oralı olmadım. Ki bu sırada hoca geldi. Herkes ayağa kalkmıştı o sırada hoca
-En arkadakiler!
Diye bir seslenişte bulundu. Etrafa bakındım ve bana dediğini anladım bir de önümdeki salağa.
-Efendim
Dedim
-Ayağa kalkma girişiminde bile bulunmadınız. Açıklayın neden?
-Başım ağrıyor.
Diye bir yalan uydurdum.
Hoca bakışlarını önümdeki çocuğa dikti ve;
-Ya sen ?
Diye sordu.
Asalak ise;
-O kalkmadı diye kalkmadım.
Dedi gayet rahat bir tonda. Gerçekten bu çocuk yüzde yüz salak. Ciddi manada salak.
Dersin ilerleyen saatlerindeydik ve zilin çalmasına 5 dk kadar kalmıştı. Ve önümdeki bana döndü. ''Tenefüste bir seyler yapar mıyız?''
''Hayır yatıcam''
''Bunun bir yalan olduğunu sanıyordum, hocaya karşı.''
''Mallesef sana karşı da işleyebilir diye düşünmüştüm''
''İşler gibi mi görünüyor?''
''Hayır''
Yine gözlerimi devirmiştim.
''Sinirlendiğinde gözlerini deviriyorsun''
''Nereden biliyorsun?''
Diye sordum gözlerimi kısıp.
''Çünkü anlaşılıyor. Bugün rahat on kere yapmıssındır.''
''Aferim sana ''
Umursamaz bir tavırla söylemiştim.
''Ne yani gelmiyor musun?''
Dedi hayretle gözlerini açıp
''Yoo''
''Nası yoo bak sana kahve de ısmarlarım az konuşuruz olmaz mı?''
''Ay bela mısın sen be gitsene işine ne takıldın bana ! ''
''Peki bak sonra ağlarsam senin yüzünden?''
''Yuh ama artık''
Çantamı aldım ve
''Hadi yürü''
''Vay be başardım. Var ya şu ana kadar başarmadığım hiç bir şey yoktur. ''
Dedi sevinçle bana bakıp. Ya harbiden sevinmişti geldiğim için. Benimle takılmayı kim sever ya. Yani şu ana kadar hiç seven çıkmamıştı da.
Kantine doğru ilerledik. Okulun lüx olduğunu kabul etmeliydim. Aşırı derece de iyiydi ve modern insanlarla doluydu. Bir masaya oturduk ve gelen garsonu iyice süzdüm.
'' Siyahın tanrıçası gelmiş ''
Dedi sessizce. Bana laf çaktırdığını anlamıştım. Bunu bir yerden tanıyordum ama neyse. Asalak yine karşımda bir şeyler zırvalıyordu. Aman be başım ağrıdı ben çekemem böyle şeyleri canım!
''Eee birazda sen hobilerinden bahset''
Ne yani hobilerini mi anlatmıştı. Oha hiç birini duymamıştım. Bunu ona söylersem beni vurabilirdi çünkü saatlerce boşa konuşmuştu. Umrumda mı? yoo''
''Benim mi ? hobim yok.''
''Nası yok? her insanın hobisi olur.''
''Benim yok işte''
''Çok değişik birisin ''
Ardından iç çekti ve etrafa bakındı. Sıkılmış olduğu anlaşılıyordu.
''Beni buraya sen getirdin biliyorsun ''
Dedim sinirle bakıp
Bana sorduğu şey de konudan tamamen alakasızdı.
''Hep mi kaşların çatık olur?''
''Genelde''
''Hiç mi mutlu olmazsın?''
''Hayır çünkü mutlu olmak için sebebim yok.''
''Saçma düşünüyorsun.''
Hızlıca toparlandı ve,
''Ben gidiyorum.''
Dedi. Aha asalak harbi. Sanki ben yalvardım gel otur diye gidersen git yani umrumda mı?
Bişey dememe fırsat kalmadan da yok olmuştu karşımdan. Değişik biriydi.
KAMU SEDANG MEMBACA
Yıldızlar Kadar Özel
Fiksi Remaja''aklımı karıştırıyorsunuz bayım ve bu hiç hoş değil'' Onun hakkında bunu düşünüyordum çünkü o sadece orada olmakla meşguldu fakat bundan şikayetçi olduğum pek de söylenemezdi. Beni hayata döndüren tek kişiydi o çünkü. Bu şekilde olduğumdan kendime...
