KAVGA

83 15 16
                                        

Hayat ona tozpembe yüzünü gösteriyor. İclal 13 yaşında kıvırcık lüle lüle saçları ve kahverengi ela karışımı gözleriyle tüm dikkati üstüne çeken hanım hanımcık bir kız. Derslerinde de başarılı. Çünkü onun bir hedefi var. Okuyup doktor olmak....
İclal dört kardeşler. Üç erkek kardeşin arasında tek kız... Annesinin de en kıymetlisi iclal. Babasından görmediği sevgiyi annesinden görüyor... Annesi bir gün hayatından göçüp gittiğinde ona o sevgiyi kim verecek ? Sürekli aklına takılan cevabını bulamadığı soru bu işte ...
Annesi ev hanımı, babası ise hamalcılık yapıyor. Abisi 15 yaşında kendinden 2 yaş küçük erkek kardeşleri var İclal'in.
Muhammed ,İclal ,İsa ve Mahmut... Dört afacan kardeşler.

- "Çocuklar hadi uyanın , okula geç kalacaksınız."
-"Tmm hocam bir daha ki sefere yapacam ödevlerimi.."
Yüzünü göremedim ama sesinden anladığım kadarıyla abimin sesiydi o. Yine rüya görüyordu anlaşılan. Kahkaha sesiyle uyandım. Küçük kardeşim yatağının içinde bir eliyle gözünü ovalarken bir yandan da kıkır kıkır gülüyordu.
İsa dan hiç bahsetmiyorum bile...Yorganı kafasına çekip tekrar uykuya dalması aynı saniye içinde gerçekleşti .Çok hızlı bu çocuk yahu...
Annemin okula gitmemiz için son 20 dakika kaldığını söyleyince yataktan nasıl fırladığımızı tahmin bile etmek istemezsiniz...Gerçi okulumuz yürüme mesafesindeydi ama okulun ilk günü geç kalmak 1 ay pizza yememeye bedeldi.
Hemencecik formamı üzerime giydim ve annemin hazırladığı tostları yemeye başladım. Abimin sayıklaması aklıma gelince : "Rüyamı görüyodun abi" dedim gülerek.
- Abim " Ne rüyası kızım KABUS "dedi üstüne basa basa... Annemde dahil hepimiz kahkahayla gülmeye başladık...Ta ki gözümün bi an saate ilişmesine kadar... Son 5 dakika kaldığını görünce ağzımdaki ekmek boğazıma düğümlendi.
Aniden sofradan kalkıp , dışarı fırladık.
Ayakkabımın bağcıklarını bile bağlamadan anneme sarılıp okula doğru koşmaya başladım. Şimdi abim arkamdan söyleniyodur.Allah'ım bu kız okul aşkıyla başımıza profesör olacak diye...
Abimle kardeşlerimin kafa rahat ya...Böyle söylene söylene okula yetiştim.Zilin çalmasına son saniyeler kala yetişmenin mutluluğu vardı içimde... Ama kardeşlerim gelmedi. Şimdi hangi kızdan dedikodu yaparak geliyorlardır okula...
Böyle söylenirken zil çalmış, arkadaşlarım sıraya bile girmişti . Ben hâlâ olduğum yerde dikilirken...
Zeynep'in işaret etmesiyle o tarafa doğru yürüdüm. Canım arkadaşım benim yha. 'Gunaydın ' diyerek boynuma sarıldı. Bende ona sımsıkı sarıldım.Sonuçta iki gün görüşmüyorduk, olsun o kadar degil mii?
Zeynep ;
"Nasılsın kanka "
"İyiyim knka sen nasılsın " diye hâl hatır sorarken en gıcık olduğum dersin eeen gıcık hocasının rahat , hazır ol komutuyla önüme döndüm.İstiklal marşını okuyup bitirdik benim kardeşlerim daha yeni teşvik ediyorlar okula ...
Zeynep beni bu düşünceden sıyırarak:
"Kanka senin bu kardeşlerinin rahatlığından bende istiyorum " dedi.
Sadece gülmekle sorusunu geçiştirdim. Çünkü düşündüğüm tek şey kardeşlerimdi..
Kardeşlerime baka baka içeri girdim.. İlk ders en bi sevdiğim türkçe idi.
"Herkes nefret ediyor, sen nasıl seviyorsun bu dersi diyen emineye döndüm ve
" BEN herkes değilim tatlım "diyerek laf soktum.
Ha size söylemeyi unuttum. BEN çok iyi laf sokarım da bilin istedim ...
Dersin bitmesiyle kantine gittik.Kantinde ekmek kuyruğu gibi sıra vardı. Bu sıraya girmektense nefret ettiğim derse girmek benim için daha iyii olurdu.Kuyruğun en arkasında beklerken kardeşlerim kantine teşvik etti.Yüzlerinde masumane bir gülüş vardı. Beni görünce hemen yanıma geldiler. Elimdeki parayı alıp sıraya girdi abim.Sormadı bile ne istiyorsun diye... Çünkü her zaman aynı şeyi yiyorum. Peynirli tost...
Canım abim yhaa.
Yemeğimizi yedikten sonra sınıfa çıktık.Keşke çıkmaz olaydık.
Küçük kardeşim koridorda iri yarı biriyle kavga ediyor. Sizin bildiğiniz laf dalaşı değil yumruklar adeta kardeşimin yüzünde uçuyor...O manzarayı görmemle kardeşimin yanına gitmem aynı saniye içinde gerçekleşti sanırım.Tuttuğum gibi çocuğu yere fırlattım ya da fırlatmaya çalıştım desem daha dogru olur. Ailen seni neyle besliyor oğlum yha. Yardıma abim ve isa koştu.. Çocuğu tuttuğu gibi yere yapıştırdı abim. Sonra isa da çocuğun suratını yumruk yağmuruna tuttu.Kavgaya dalıp giderken ağzı yüzü kan içinde kalan kardeşimi unuttum. BEN nasıl ablaydım böyle...
Hemen kardeşimi yerden kaldırıp kendine gelmesini sağladım .Ben kardeşimle uğraşırken hocalar yığınla koridora geldi. Pes ya şimdi mi teşvik ediyonuz öğretmen hazretleri...
Ali hoca abimle isa'nın elinden çocuğu kurtardı. Lan ne ara tanınmaz hâle getirdiniz çocuğu...
Ama haketmişti bizim kardeşimize bulaşmak nedir herkese ders oldu.
Müdürümüz ahmet hoca : 'Sizinle daha sonra konuşacam , kardeşinizi revire götürün 'dedi. Aman çok korktuk biz de...
Kardeşimi abim kucağına alarak revire gittik. Pansuman yaparak bizi eve gönderdi....
Şimdi bütün korku evde başlayacaktı.
Felaketin baş kahramanı eşittir babamız....

Devamı için bekleyin. En kısa zamanda inşaAllah  yazarım arkadaşlar.Bu arada beğenmeyi de unutmayın...Allah'a emanet olun..☺☺☺

Geçmişin YapraklarıStories to obsess over. Discover now