Hüzünlü Bir Sonbahar Gününden...

9 0 0
                                        

Yine bir bahane mevsimi daha gelmişti.

Bu gelen sonbahar değildi..zaten hiçbir zaman da gelmedi.

Bu gelen, görünen manzara tamamıyla bahaneydi.

Kırmızı, sarı, yeşil; anlamıştık zaten.

Ağaçlarda biz insanlara özeniyordu.

Önce mevsimi bahane ettiler sonra soğukluğu...

Tek tek döktü yapraklarını, can parçalarını.

İlk kendine inandırdı kışın bir yok oluş hikayesi olduğuna..

Sonra kendine yediremedi, yetmeyip attı parçalarını..

Yapraklar dayanamadı önce yavaşça sarardılar.

Belki tekrar yeşeririz diye, kaybetmediler umutlarını,

Belki yeniden başlar her şey diye..

Ama ağaç !

Ağaç oysaki zehir etti umutlarını,

Bir ayrıntı vardı anlamıyordu, umutlarını zehir ettiği kişiler aslında:

"Can şenliğiydi, mutluluğuydu."

Yapraklar ölmüştü. Anlaşılıyordu.

Kendini kırmızıya adamıştı.

Ağaca yetmedi ama..

Çünkü o hiçbir şeyle yetinmesini bilmezdi...

Son darbesini kendini kırmızıya adamış, ölen birine yaptı.

Yapraklar perişandı, önce olayı sindirmeye çalışıyordu.

Ama arada bazıları vardı ki!

Hep yeşil kaldı, asla izin vermedi kırmızıya, "hoş geldin" demedi hiçbir zaman .

Ve buna ağaç engel olamıyordu.

Kış ise kendini belli ederek; bağırarak, haykırarak gelmişti.

Karanlığını, soğukluğunu birden bastırırdı hep.

O karların, soğukluğun altında kurumuş yapraklar.. vardı.

Her çıtırdadığında canı biraz daha yanıyordu ama alışırdı..

Kışın kötülüğü bembeyazdı, siyahtı aslında sırf kendini masum göstermek içindi bu saf beyazlık!

Yapraklar ise artık ağlamak yerine seviniyordu.

Çünkü zamanla gördükleri onları olgunlaştırmıştı.

Canları yanmıyordu, görmüşlerdi ki;

Elbet bir gün devran dönecekti..

Karanlık sona ermişti.

Asıl bahar gelmişti,bahaneler kabul etmiyordu çünkü!

Ve o canı hiç yanmayan yeşil yapraklar da ölmüştü..

Öğrenmişlerdi ki: "her bir yaprak çıtırdadığında yeni bir hayat başlardı.

TIPKI "İNSANLARIN Kİ GİBİ.."!

Bahane MevsimiWhere stories live. Discover now