Harika, bir işimden daha kovuldum.Aman ne hoş, yine yeniden iş arayacağıma mı yanayım, Alhas ve Ratmir le uğraşacağıma mı yanayım kafam gerçekten çok karışık.
Ayaklarım beni olmam gereken yere götürürken gözüm karşı dükkanın penceresine yansıyan görüntüme takıldı. Omuzlarımın biraz altına kadar gelen kahve kızılı saçlarım dağılmış, aslında ela olan gözlerimin rengi koyulaşmış, yaşadıklarım sanki omuzlarımdan aşağı çekmiş ve saçma bir hale gelmişim. Allah ım ya bu benmiyim. Kafamı sağa sola sallayarak kendime geldim ve tabiki hedefime ulaştım. Bufeden hemen kahvemi aldım sigaramıda yakarak kendimi çimenlerin üzerine attım. Ağustos ayının nadir serin saatleri ve ben bunun tadını sonuna kadar çıkaracağım.
Burayı çok seviyorum, sanki şehri değil de kendi hayatımı dışarıdan izliyormuşum gibi hissediyorum.
19 yaşıma sığdırdığım şeylere bakınca hayatıma sadece dışarıdan bakmak yetiyor gibi.Tabiki bu fikir hayatıma Alhas ve Ratmir girmeden önceki dönem için geçerli. Ratmir, biricik kankam benim, bu adam kesinlikle bana yaşam enerjisi depolamak için dünya ya gelmiş.
Ve Alhas, sanırım o na olan duygularımı anlatmak imkansız. O na sevgilim diyemem, çünkü o benim herşeyi. Geçmişim geleceğim bugünüm.... ve o benim yalnızlığım her sabah gözlerimi açmak için hala savaşmak için sebebim.
"Nelit, Nelit, Nelit, Nelit "
"Hı"
"Balım neden yerde yatıyorsun hasta olacaksın"
Konuşurken çoktan yanıma gelip beni kucağına almıştı zaten, neden kalkmak için uğraştım ki. Beni kucağına aldıktan sonra yere serdigi ceketin üzerine oturdu ve kafamı göğsüne yaslayıp saclarıma minik bir öpücük kondurdu.
"Balım anlat hadi"
"Sevgilim, sadece sussak olmaz mı? "
Bu soruyu en masum halime sormuştum?, tabiki hayatımın adamı tepkisini yine hareketleriyle belli etti iki sigara yaktı birini dudaklarına götürürken diğerini de benim dudaklarımin arasına sıkıştırdı, elbette küçük bir öpücük çaldıktan sonra. Daha sıkı sarılıp sigaranın içmeye devam etti.
Zaman geçti ama biz ne konuştuk ne de hareket ettik. Sadece karşımızdaki manzarayı izledik ve sustuk. Artık soğuk iyice kendini belli etmeye başlayınca kaklmamız gerektiğine karar verdim. "Artık eve gidelim mi hayatım"
"Vallaha benim keyfim yerinde havada muhteşem"
Pispis sırıtıyor birde. Tabi o üşümüyor ya aklınca bana gıcıklık yapacak.
"Ama sevgilim bak sahlep yapacağım sana" dedim. Eh benim sevgilim sahlep e asla hayır demez. Alhas efendi acaba sen kimle dans ediyorsun. Ben daha pis sırıtmamı bitirmemişken Alhas ayakladi ve beni kucağından indirip elimi tuttu. Şaşkın şaşkın ona bakarken bana göz kırıp hızlı hızlı yürümeye başladı. "E balım kosalım o zaman, senin elimden sahlep içeceğim sonuçta. "
Bu adam acaba sahlep i benden çok mu seviyor. Yok be öyle olsa bende kahve yi çok seviyorum Alhas en azından sahlep i benim elimden seviyor bense kahveyi her türlü seviyorum ay yok bu olaydan ben zararlı çıkarım sanırım.Eve yürürken soğuk iyice iliklerime işlemişti bile. Üşüdükçe süperkahramanıma daha çok sokuldum. "Üşümesen sarılacağın yok sevgilim ya" tabi Alhas bu benim le uğraşmadan duramaz ki "Sana cevap vermek için bile yormayacagim kendimi hayatım " dedim bende. Ne yapayım yani soğuktan konuşma yetimi kaybetmek üzereyim burda.
Yürümeye devam ederken düşünceler yine beynimi istila etmeye başladı.
Alhas la çocukluğumuzdan beri tanışıyoruz, aslında önceden p3k samimi değildik ortak arkadaşlarımız vardı ve selamlaşmaktan öteye gitmemistik hiç. Nerden bilebilirdim ki bu adamın hayatımın en kötü zamanında hayatıma bir nefes olarak gireceğini.
2 yıl önce Alhas la yeniden karşılaştığımızda enkaz halindeydim ben. Baya enkazdım kaza girmiştim ve araba gibi bende pert olmuştum. Şans eseri kaçtığım ailem yerine Alhas a haber verilmiş ve o gelmiş yanıma ve 2 yıldır da hiç gitmedi.
Brn bunları düşünürken eve gelmiştik bile. Eh tabi ben hemen şöminenin yanına attım kendimi. Bir yabancı gibi gözgezdirdim eve. Sanırım hayatıma tam adapte olmadığım için eve her gelişimde evi inceliyordum. Aslında gayet normal iki katlı bir evimiz vardı ve üçümüz bu evde yaşıyorduk.
Alhas ın üst kata çıktığını gördüğümde bende mutfağa gidip 3 tane sahlep yaptım ve yukarı çıkmaya başladım. Ratmir le merdivende karşılaşınca konuşmak istemediğimi anlamış olacak ki sadece gülümsedi ve sahlebini alıp aşağı o di. Bende Odamıza girdim, elimdeki sahlebi Alhas a uzattım ve karışısına oturdum.
"Anlatamam geldiğini umuyorum." Dedi. Bana doğru gelip ellerimi tuttu. Sıkıntılı bir nefes verdi ve gozlerime bakarak devam etti. " Ben seni zorlamak istemiyorum sevgilim ama bu 2 yıl içinde sadece bir tek konuyu konuşmadık seninle ve ben üzerine gelmeme, seni üzmemek için seni zorlamadım. Birkaç gündür düşünceli olduğunu görüyorum, uymuyorsun, yemek yemiyorsun, yine kahve ve sigaraya dadandın. Ben bunların o olayı atlatamamanla ilgili olduğunu biliyorum. Belki sana ben çözüm bulamam ama sen zaten sesli anlatınca kendi kendine çözüm bulacaksın.
Sadece tebessüm ettim, beni yine gözünde büyütüyordu. Aslında bu konuşmayı yapmasına gerek yoktu ben zaten herşeyi ona anlatmaya karar vermiştim ki. Çantadan çıkardığım sigaraları yaktım, küllüğe koydum ve anlamaya başladım.
"Çok huzurlu bir hayatım yoktu az çok biliyorsun sende. Şirket ev okul arasında gidip gelirken sadece onların istediği kişi olmama izin vardı. Şirkete bile gitmemi istemiyorlardı ama ben onları takmayıp kendi şirketimi kurunca babam artık istediğimi vermek zorunda kaldı. Tamam o başarılı bir iş adamı ama bende aptal değilim yani. 16 yaşında resmi olarak bir sirket kuramayacağım için bende babamın bir danışmanını çaldım ve şirketi onun üzerine kurdum Aslında tamamen oyun oynadım ve babam yedi. Her neyse lise biteceğini zaman da benim için asıl planlar ortaya çıktı Esilq yani Kızkardeşim okul için ingiltereye gönderildi ama büyük ve asi olan ben de evlenecektim ve uygun adayları aramaya başladılar. Şirkette olmam işlerine yaradı ve beni iş yemeği adı altında görücüye çıkarmaya başladılar. Ben durumu farkedince de kavga ettik. Karnıma yediğim yumruk la kendimi evden dışarıya attım. Sonrası işte kaza falan filan gerisini sen daha iyi biliyorsun. "
Nefesimi seslice dışarı bıraktım ve bitmek üzere olan sigaradan bir nefes çektim.
Alhas ın gözlerinde hala zilyon tane soru vardı. O na anlamadığım şeyler olduğunun farkında ama hersey zamanla sanırım. O nu seviyorum ama herkesin ufakta olsa kendine ait bir sırrı olması gerektiğine inanıyorum ben. Alhas ellerimi bırakıp ensesini kaşıyarak sanırım soracağı soruya hazırlanıyordu.
"Peki bu bitmeyen paranın sırrı o kurduğun şirket mi?"
Ağır ağır kafamı salladım.
"Evet, para yurtdışında bir hesaba geçiyor ordan da bana, sirkete yabancı birinin ortak olduğunu sanıyorlar sirket zarar etmediği sürece de kimse o yabancı ortağın peşine düşmez. "
" ya zarar ederse? "
Tek kaşını kaldırmış alayla bana bakıyordu.
Sorusuna sadece tebessüm ettim. "Hadi ama hayatım ya o kadar da büyük bir sirket değil zaten e merkezi de babamın şirketinden uzakta ve holding mantığı ile kendi kendine yönetiliyor. Ayrıca her proje elimden geçiyor batması imkansız. "
Verdiğim cevap karşısında bozulmustu biliyorum ama mecbur olduğumun umarım farkına varır.
Mahçupça yüzüne baktım. "Bana çok mu kızdın. "
"Aslında kızmadım bitanem ama kırıldım. Bunları neden anlatmadın ki bana. "
"Bilmiyorum Alhas bu pek temiz bir iş değil ve ebediyen kaçamam, başını yakmak istemiyorum. En önemlisi de sürekli aklın bende kalsın istemiyorum. "
Alhas alnımdan öptü ve beni yatağa doğru çekti. Kalkıp ışığı söndürdü ve beni göğsüne yatırdı. Sanırım Alhas bu gecelik konuşmayı bitirmişti. Burası sanırım dünyanın en huzurlu yeri, sevdiğim adamın kalbinin sesi ile uyumak gerçekten bana güç veriyor. Günün yorgunluğuyla artık kendimi uykuya bıraktım.
YOU ARE READING
Bir Sade Kahve Lütfen!!!
Teen FictionHayat o nun için pek de kolay değildi. Daha kaç kere daha kaçacaktı ki herşeyden Daha kaç tane kendisi bırakacaktı arkasında. -"Ah Be Nelit yine kaç bakalım, bu defa ne kadar sürecek acaba!!!" Dedi kız o çok sevdiği manzarayı karşı son kez sigarası...
